Yeni Yeni'den


    Binbir Gece

    Paylaş
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Paz Mart 02, 2008 2:33 am

    "Deli Doktoru"na deli oluyorum

    PSİKOLOG ve arkeologların ülkemizdeki kara yazgısıdır. Birine "deli doktoru" derler, diğerine "mezar kazıcı". Oysa ruh bilimi ile uğraşanlar sadece akli dengesini yitirmiş insanların derdine çare bulmakla kalmaz, insanların ruh sağlıklarını korumalarına, günlük streslerinden uzaklaşıp, rahatlamalarına, bir türlü içinden çıkamadıkları psikolojik problemlerini çözmelerine de yardımcı olurlar. Oysa deli doktoru denilince aklımıza, deli gömleği giymiş hastaların koluna zorla iğne yapmaya çalışan beyaz önlüklü adamlar gelir. Sağ olsunlar, bizim bazı dizi senaristlerimiz de bu yanlış imajı pekiştirmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Örneğin; askerlik dönüşü psikolojisi bozulan Gazi'nin ağabeyi, onu bir psikiyatra götürmeyi teklif ettiğinde bizimki "Ben deli değilim" diye tepki koyuyor. Binbir Gece'de intihara kalkışan Onur'un annesi, ruhsal terapi teklifini "Bana deli muamelesi mi yapıyorsunuz?" diyerek geri çeviriyor. Oysa çağdaş toplumlarda profesyonel hekimlerden ruhsal konularda destek ve danışmanlık almak, neredeyse "koruyucu hekimliğin" alanına girmiştir. İnsanlar hiçbir problemleri olmamasına rağmen düzenli aralıklarla psikiyatrlara gider ve "ruhsal check-up" yaptırırlar. Hatta aile hekimleri gibi aile psikiyatrları vardır. Bu konuya en fazla duyarlılık gösteren dizi ise Yaprak Dökümü... Orada, kendisi de en az ona başvuranlar kadar psikolojik açıdan yardıma muhtaç bir kadın psikiyatr var. Evliliği çatırdayan kadın psikiyatr, kocasıyla gönül ilişkisi olan hastası ile eşi arasında sıkışıp kalmış durumda. Ancak hastalarından söz ederken özellikle "Danışanlarım" diyor. Onların tedaviye muhtaç "deliler" olarak değil, "fikir soran danışanlar" olarak algılanmasına özen gösteriyor. Senaristlerden ricam, psikolog ve psikiyatrların "deli doktoru" gibi algılanmalarına yol açacak özensizliklerden "özenle" kaçınmalarıdır.

    Sabah - Yüksel Aytug


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Paz Mart 02, 2008 2:40 am

    Türk seyircisi sizi anında satabilir

    Binbir Gece dizisinde iki kızkardeşi canlandıran Ceyda Düvenci ve Yeliz Akkaya dizilerin formülünü çözmüş: ‘Klişelerden uzaklaşırsanız Türk seyircisi bunu reddeder ve sizden anında uzaklaşır. Bizim sadık bir seyircimiz yok’

    Röportaj yapmak için buluştuğumuz İstanbul Etiler’de yeni açılan Coffe Talk’ta masalarında oturan müşteriler şaşkın şaşkın bize bakıyor. Bize bakıyor dediğime bakmayın, gözler fotoğraf için oradan oraya zıplayan ikilide... Herkes yanındakine bir şeyler fısıldıyor... Onların rahatlığı herkese geçmiş olacak ki bir 10 dakika sonra herkes görüntüye aşina oluyor. Ceyda Düvenci ve Yeliz Akkaya iki yıldır süren Binbir Gece dizisinin iki kahramanı... Dizide her durumda ağlayacak bir şey bulan Bennu karakterini canlandıran Düvenci ile kızkardeşi Melek’i canlandıran Akkaya ile reyting rekorları kıran diziyi ve hayatlarını konuştuk...



    Dizi nasıl gidiyor?

    Yeliz Akkaya: Benim açımdan çok keyifli geçiyor. Melek, Azize, Zalim, Asla Unutma ve Yabancı Damat’ta rol aldım. Bunlar benim yolumu açtı. Şu anda da çok iyi bir projedeyim. Daha öncesinde yapamam dediğim şeylerin bir üstüne bu dizi sayesinde çıktım.

    Dizideki konular çok uzatılmadı mı, kişisel olarak ben bir ara kabak tadı verdiğini bile düşündüm ben.

    Ceyda Daveci: Bence konu sürdürülmedi. Türk seyircisi çok eleştirel davranıyor. Biz bir Lost dizisi ile değerlendirilmemeliyiz.

    Ama bir izleyici olarak sürekli klişelerle karşılaşmaktan sıkılıyor insan bir süre sonra.

    Y.A.: Klişelerden uzaklaşıp küçük bir azınlığın takip ettiği yabancı diziler gibi yaparsanız Türk seyircisi bunu hemen reddediyor ve saniyesinde satıyor diziyi. Türk seyircisi sadık bir seyirci değil. Başka bir kanalda daha heyecanlı bir şey bulduğu an sizi satıyor. Çünkü öyle bir şey ki haftaya seyrettiğinde nasılsa kaldığı yerden devam edeceğini düşünüyor.

    ACILARI UNUTTURUYORUZ

    Binbir Gece’nin neyi çok satıyor?


    C.D.: Genel enerjisi yüksek olan diziler tutuyor. Yaprak Dökümü de bizimki gibi çok yüksek enerjili bir iş. Oyunculuklar çok yüksek ve inanarak yapıyorlar. Siz inandığınız için seyirci de inanıyor. Hikayeyi inanarak oynuyorsanız seyirci de size inanıyor.

    Yaprak Dökümü’nde, sizin dizinizde de insanlar kağıt mendilleri çok tüketiyor. Türk seyircisinin mazoşist bir yanı mı var, bu kadar çok acıyı seviyor?

    Y.A.: İnsanlar dizilere ağlıyor ama kendi hallerini görmüyor bu sayede. Kendi hayatlarına değil başka hayatlara üzülüp ağlamayı tercih ediyorlar. Bunu da diziler aracılığıyla yapıyorlar. Dizilerin reytinginin bu kadar yüksek oluşu belki bu yüzden, bilemiyorum.

    C.D.: Siz bunu yapmazsanız televizyon sektörü yok olur. Dizi sektörü yok olursa on binlerce çalışan aç kalır. Kendi acılarını unutmak için insanlar bizden bir şey istiyor. Bir anlamda afyon oluyor.

    Dizilerin kalitesiz olduğu söylenemez mi? Oyuncular bile kendi dizilerini çok seyretmediklerini söylüyor.


    C.D.: Aşçıların yüzde 70’i erkektir ama evine geldiğinde evde yemek yapmaz. İnsanlar evine geldiğinde işinden uzak kalmak istiyor. Ben hep DVD seyrediyorum. Televizyon dahi açılmıyor evde. Annem bana geldiğinde ‘Ay senin dizinin saati geldi’ deyince ‘Anne hadi o zaman evine git’ diyorum. ‘Ben izleyemeyeceğim’ diyorum. İşimi iş yerinde bırakmak istiyorum. Kalitesiz bulduğum için değil yani. Ben Türk dizilerini kalitesiz bulmuyorum.

    Diziler ya güldürecek ya ağlatacak. Siz dizide çok ağlıyorsunuz. Nasıl beceriyorsunuz bunu?

    C.D.: Teknik kullanmamaya özen gösteriyorum. Genel planda gözümüzden yaş aktı, yakın planda da akması lazım, benim öyle bir yeteneğim yok. Ama inşallah olur. Onu da taktım kafaya. Canlandırdığım karaktere, Bennu’ya çok inanıyor ve onu seviyorum. Yaşadığı her şey benim için sete girdiğimde benim yaşanmışlığım gibi geliyor. O kadar içselleştirdim Bennu’yu.

    HERKESİN ALTERNATİFİ VAR

    ‘Değiş tonton’ gibi bir şey mi bu?


    C.D.: Benim mesleğim bu. Bunun için oyunculuk yüksek lisansı alıyorum şu an. Hala haftanın üç günü gece saat bire kadar ders görüyorum. Bunun nedeni işte bunları öğrenebilmek. Düşünün her yıl ayrı bir karaktere bölünüyorsunuz. Evden geldin ciddi bir şey yaşamışsın ve sinirlisin ama orada doğum yapmış mutlu birini oynuyorsun. Ya da tam tersi çok mutlusun ama alkolden dolayı mutsuz bir insan oluyorsun. Ben alkol kullanmam ama alkolik birini oynadım. Bunu oynayabilmek için içselleştirmezsem ona inanmazsam insanları nasıl inandıracağım? Bunun tekniklerini öğrenmezsen 50’sinden sonra tedavi görebilirsin.

    Binbir Gece’nin setinin çok neşeli olduğunu söylediniz. Nesi neşeli?

    C.D.: Alternatifi bol olan bir meslek oldu. Sevmiyorsan yapmayacaksın. Yapımcı kimseyi babasının kızı olduğu için oynatmıyor. Öyle bir şey ki sette olan bir hapşırık bile yapımcıya gidiyor. Milyon dolarların döndüğü bu sektörde hiçbir yapımcı kendini bilmeyen ve işini düzgün yapmayan bir adamı tutmaz. Dolayısıyla sen işinden keyif almıyorsan ertesi gün kapının öbür tarafındasın. Hepimizin alternatifi var. Binbir Gece’nin şöyle bir farkı var: İki yıl boyunca dip dibe yaşarken bile hiçbir şey dejenere olmadı. Nedeni şuydu: Garip bir şekilde oyuncular iş dışında görüşmüyorlar. Şimdi bu ilk bakışta çok itici geliyor. Ama o kadar doğru bir şey ki. Herkes özel hayatlarında birbirinden ayrı, kimse birbirine gecenin ikisinde ‘Ne haber?’ diye telefon etmiyor. Biz iş yapıyoruz ama özel hayatlarımız farklı. Başımız sıkıştığında ben yine Halit’i, Yeliz’i ararım. Sadece yüz göz değiliz. O kadar güzel bir sinerji yaratıyor ki bu durum...

    Sizin bir mankenlik geçmişiniz varmış galiba...

    Yeliz Akkaya: Öyle bir şey yok! Oyunculuk eğitimi aldığım sırada para kazanmak için başka işler yapmam gerekiyordu. Anketörlük, tezgahtarlık yaptım. Gaye Sökmen Ajansı’na da yazıldım. Paraya ihtiyacım olduğu için mankenlik girişiminde bulundum. Mankenlik geçmişim yoktu. Cemil İpekçi’nin bir defilesi vardı. Ayağım 41 numara, bana 36 numara bir ayakkabı geldi. Ben tökezleyince Cemil Bey de bunun bir ekip işi olduğunu, hep beraber bu işin yapıldığını söyledi. Yani bir kişinin tökezlemesi tüm işi berbat edebilirdi. Bir dahaki sefere dikkatli olmamı söyledi. Başka bir projede de yer almadım zaten.

    Melek karakteri bir ara ablasının erkek arkadaşını ayartmaya çalışıyordu. İnsanlar size tepki gösterdi mi?


    Y.A.: Melek karakteri çelişkileri olan bir kız. Çocukluğu kötü geçmiş, hayatla ilgili problemleri olan bir kızı oynuyorum. Daha önceki dizilerde özellikle Yabancı Damat’ta da kötü bir karakteri canlandırdım. Bu diziyi seyredip beni yolda görenler ‘Sakın Kerem’e asılma’ uyarıları yapıyorlardı. Yabancı Damat dizisinde bir çocuk kaçırma hikayesi vardı. Çantanın içinde çocuk yoktu, öyle bir sahne. Bunu nasıl yaparsın diye yolda bana taş attılar. 10 gün ayağım şiş şekilde dolaştım. Yapımcımız beni tebrik edip ‘İyi yoldasın’ demişti.

    Büyük paralar kazanmak istemiyorum

    Magazin sayfalarında adınızı çok duyduk. Paparazilerden, gazetelerdeki yazılardan çok incinmişsiniz ki bir sitem yazısı yazmışsınız.


    Ceyda Düvenci: Magazin olması gereken bir sektör tabii ki. Ama kazandığının üzerine birinden para alıp onun hakkında üç satır yazıp diğerlerine iki satır yazmanın, özel hayatında görüştüğünü pohpohlayıp diğerlerini pohpohlamamanın magazinle ilgisi olamaz. Evet magazin haberlerinden ağzım çok yandı. Çok net bir insanım. Hatta beş yıl önce bir hayli net bir insandım. Ama yalan haberlerden çok çektim.

    Sizinle ilgili haberleri okuyunca neler yaşıyorsunuz?

    C.D.: Ağlıyorsunuz... Ağlatmak ne kelime annem kalp krizi geçiriyordu hakkımda çıkan yalan yanlış haberlerden dolayı. Yeliz’in bile ben üç saat boyunca ağladığını biliyorum.

    13 yıldır oyunculuk yapıyorsunuz ama siz büyük bir patlama yapamamışsınız gibi...

    C.D.: Tercih etmedim. İnsanlar ‘Yahu sen bir patlayamadın, coşamadın’ falan diyor. Yavaş ve emin adımlarla gideyim, 60’ında bile bu işi yapayım. Büyük paralar kazanıp da yıpranmak istemiyorum. Beni şımartmadan eğitimime, aileme yetsin yeter.

    Kaynak: Stargazete.com


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Ptsi Mart 03, 2008 5:41 pm









    Alinti


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Çarş. Mart 05, 2008 2:41 pm

    Keşke her oyuncu Çağan'la çalışsa!

    'Binbir Gece'nin 'Mert'i Merih Ermakastar; dublaj, radyo programcılığı ve müzisyenlik gibi işler de yapıyor. Genç yetenek, ruhunu bir anda birçok işle ilgilenerek tatmin ettiğini söylüyor..

    'Binbir Gece' adlı dizide Tardu Flordun'un canlandırdığı 'Kerem' karakterinin yakın arkadaşı 'Mert'i canlandıran Merih Ermakastar 10 parmağında 10 marifet olan biri... 8 yaşında oyunculukla tanışan, konservatuvarda trompet eğitimi alan, radyo programları ve dublaj yapan Ermakastar, yerinde duramayan bir insan. Serdar Ortaç'ın orkestrasında trompet çalan ve yaptığı şovlarla dikkat çeken genç sanatçı, hiçbir sıfatından vazgeçmeyi düşünmüyor...


    * Size mesleğiniz sorulduğunda ne diyorsunuz? Oyuncu ve müzisyenim...

    * Sizin için bunlardan biri, daha ön planda değil mi?

    8 yaşında kamera karşısına geçer, 9 yaşında da piyanoyla tanışırsanız, sizce hangisi ön plana çıkabilir? Her ikisi de benim mesleğim. İlk filmim Orhan Gencebay ile Gülşen Bubikoğlu'nun başrolü paylaştığı 'Leyla ile Mecnun'du. Sonra birçok film geldi. Bu arada trompet eğitimi de aldım.

    CENK EREN'LE ÇALIŞTIM

    * Müzik okumak yerine neden konservatuvarın oyunculuk bölümüne girdiniz?
    Bir kere tadını almıştım. Mimar Sinan'ın tiyatro bölümünü kazandım. Aynı zamanda bazı dizilerde rol aldım. Bu arada 'The Night Train' adlı bir gruptan, trompet çalmam için teklif geldi. Bir yıl birlikte çalıştık. Grup dağıldıktan sonra da 2.5 yıl Cenk Eren'e vokalistlik yaptım.

    BÖYLE ŞARJ OLUYORUM

    * Rock ve Blues yapan bir müzisyenken, birden eller havaya tarzı eğlence müziğine geçmeniz biraz tuhaf değil mi?
    Ben böyle biriyim işte. Belki de bu şekilde şarj oluyorum. Bir keresinde bir abim bana, "Artık bir işte karar kıl" demişti. Çünkü o dönemde hem sahneye çıkıyor, hem oyunculuk, hem dublaj, hem de radyoda program yapıyordum. Aslında hala da böyle devam ediyor. Bu, benim hoşuma gidiyor. Hayatın tadını böyle çıkarıyorum.

    * Bu durumun nedeni maymun iştahlılık mı, yoksa daha çok para kaynağına sahip olmak mı?
    Bu ruh tatmini. Haz almasam, mutlu olmasam bu işlerin hiçbirini yapamam zaten. Dublajdan ne kadar keyif alıyorsam, oyunculuktan da o kadar keyif alıyorum. Oyunculuktan ne kadar keyif alıyorsam müzisyenlikten de o kadar keyif alıyorum. Bu işlerin hiçbiri için, 'yapmasam da olur' demem söz konusu değil!

    Serdar Ortaç acayip bir adam!

    * Serdar Ortaç'ın orkestrasında çalışmak nasıl bir duygu?

    Serdar Ortaç acayip bir adam ya! Onunla çalışmak çok keyifli.

    * Kendisinin sahnede biraz agresif olduğu söylenir...
    (Gülüyor) Herhalde eskidenmiş o, şu anda agresifliği sıfır. Serdar çok güzel işler yapan bir insan. Kim ne derse desin, bence o Türkiye'deki en önemli isimlerden biri. Korkunç bir yaratıcılığı ve lezzetli yaratımlar partisi gibi çalışan bir beyni var. Beynindeki tıkırtılardan müzik yapıyor. Sahneye de bunu yansıtıyor. Yakında acayip bir albümle çıkacak karşınıza. Çok farklı bir Serdar Ortaç geliyor.

    Keşke her oyuncu Çağan'la çalışsa!

    * 'Binbir Gece'ye bölüm oyuncusu olarak girdiniz ama zamanla kalıcı oyunculardan biri haline geldiniz...

    Evet aslında bölüm oyuncusu olarak girmiştim ama sonra sağ olsunlar bar açtılar bana. (Gülüyor) Şaka bir yana o dizide Kudret (Sabancı) Hoca ve usta oyuncularla çalışmak çok keyifli. Bir de ben 'Çemberimde Gül Oya' adlı dizide Çağan Irmak'la çalışmıştım. Dilerim Allah her oyuncuya onunla çalışmayı nasip eder!

    Kaynak: Sabah.com.tr


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Çarş. Mart 05, 2008 2:43 pm

    Doğurmakla anne olunmaz

    "Binbir Gece" dizisinin Seval'i Aytaç Öztuna, Kelebek'e konuştu.

    "Binbir Gece" dizisinin Kerem'i Tardu Flordun ile birkaç bölüm önce onun annesi değil de teyzesi olduğu ortaya çıkan Seval'i oynayan Aytaç Öztuna, Kelebek'e konuştu.
    İki oyuncu, dizide gelişen olaylarla ilgili "Kerem, Seval'in oğlu ve ömür boyu öyle kalacak. Çünkü annelik sırf doğurmak demek değildir. Önemli olan çocuğa verilen emektir" dedi. Kanal D’nin ilgiyle izlenen dizisi "Binbir Gece"nin Kerem’i Tardu Flordun ve dizide hayatı boyunca ona bakan ancak üvey olduğu ortaya çıkan annesi Seval karakterini canlandıran Aytaç Öztuna Kelebek’e konuştu. Öztuna ve Flordun dizideki durumla ilgili görüşlerini sorduğumuzda, "Annelik sırf doğurmak demek değildir. Önemli olan çocuğa verilen emektir" diyor.



    Aytaç Hanım oyunculuğa kaç yıl ara verdiniz?

    - Aytaç Öztuna: İlk başta 14 yıl ara verdim, sonra tekrar döndüm, 5 yılın ardından yine bıraktım. Ben çok üzüntüler yaşadım. Biraz küstüm diyebiliriz oyunculuğa! İnzivaya çekildim. "Binbir Gece" dizisi beni hayata döndürdü. Böyle gitmesinden memnunum.

    Eskiden tiyatroculara daha çok saygı gösterilirdi, şimdiki jenerasyonda bu saygıyı görebiliyor musunuz?- Tardu Flordun: Maalesef! Ben orta yaş jenerasyona giriyorum ama 20-25 yaş oyunculara baktığınız zaman, onlara oyuncu diyemezsiniz. Ben yeni nesilde o saygıyı göremiyorum.

    - A.Ö: Aslında bu hepimiz için önemli. Deneyimli ya da deneyimsiz. Ben şuna inanıyorum, her oyuncu karşılıklı birbirinden genç ya da yaşlı bir şeyler öğreniyor.

    Tiyatro oyuncuları da artık dizilerde yer almaya başladılar...

    - A.Ö: Tiyatrocuların yeni farkına vardılar.

    Diziye gelirsek, Seval’in Kerem’in gerçek annesi olmadığı ortaya çıktı...

    - A.Ö: Bu durum ortaya çıkıncaya kadar Seval, Kerem’in kardeşinin oğlu olduğunu unutmuştu. Bebek bir haftalıkken kucağına almış. Kerem onun oğlu ve ömür boyu böyle düşünecek.

    Kerem işin içinden nasıl çıkacak peki?

    - T.F: Kerem’in aklı gerçekten karışık. Sonrasında ne olacak ben de bilmiyorum. Annesinin gerçek annesi olmadığını öğreniyor ve bu Kerem için çok kötü bir durum. İlk başlarda kabullenemiyor ama şimdi yavaş yavaş o bunalımdan çıkıyor.

    Kerem’in iyi olması biraz da yanındaki insana bağlı... - T.F: Tabii ki... O durumdaki bir insanı yalnız bırakırsanız doğru kararlar veremez. Yalnız bırakıldığı an intihar bile edebilir. Kerem’i kötü durumundan çıkartan Bennu oluyor.

    TÜRK FİLMLERİNİN ÇOĞU HAYALKIRIKLIĞI

    Peki sizce, doğuran mı yoksa bakan mı..?

    - T.F: 35 yıldır teyzesi bakmış ona. Üstelik bir falso ve açık vermeden. Annelik niye kutsaldır, çok büyük emek olduğu için kutsaldır. Dolayısıyla biyolojik anne olmak o kadar önemli değil. Önemli olan sonrası...

    Gerçek hayatta böyle bir durumla karşılaşsanız ne yapardınız?

    - T.F: Ben o sahneyi çekmeden önce çok düşündüm. Bu durumda nasıl tepki verilir diye. Oyuncu öncelikle olarak kendi hayatından bir şeyler alıp onu kameraya ya da sahneye taşır. Ben gerçek hayatta böyle bir şey yaşamadım. Ne olabilir diye düşünüp öyle oynadım. Gerçekten çok büyük bir şok... Ne yaparım bilmiyorum. Hayata
    küserim belki de intihar bile edebilirsin. Her şeyi yapabilirsin...

    Dizide baba oluyorsunuz normal hayatta çocuklarla aranız nasıl?

    - T.F: Çocuklarla aram çok iyi ama çocukları yedi yaşına kadar severim. Yedi yaşına kadar daha şuursuz oluyorlar. O hallerine bayılıyorum.

    Bu diziyle beraber kadın hayranlarınız da arttı, öyle değil mi?

    - T.F: Bu çok güzel bir şey. Gün geçtikçe daha çok atıyor. Herhalde onlar da beni hissettiler. Hissedenleri kucaklıyorum, zekalarını öpüyorum!

    Aytaç Hanım, siz "Peri Tozu" adlı sinema filminde yer almışsınız ne zaman vizyona giriyor?

    - A.Ö: "Peri Tozu"nu geçen yaz çektik ama ne zaman vizyona giriyor bilmiyorum. Ben de merakla bekliyorum. Sinemayı çok seviyorum.

    Birkaç yıldır çekilen Türk sinema filmlerinde çok büyük artış oldu, bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?


    - A.Ö: Bir sanayi oluşturulmaya çalışılıyor. Tabii ki de içlerinde iyi yapılmış işler var.

    - T.F: Filmlere baktığınız zaman içlerinin dolu olmadığını görüyorsunuz. Orada oyunculuğu izlemek istiyorsunuz ama harala gürele laga lugaya gelen şeyler izliyosunuz. "Biz böyle yapıyoruz" deniliyor, yapılıyor ve bir şekilde izleniyor. Keşke daha önemli işler yapabilsek.

    Tardu Bey, sizce, "O Kadın" filmi iyi bir seyirciye ulaştı mı?

    - T.F: Tanıtımı hiç olmadı. Benim birçok arkadaşım başka şehirlerde. Ankara ve Eskişehir gibi birçok yerden arkadaşlarım "Bu film nerede gösteriliyor" diye sordular. Bu anlamda birden fazla kopya çıkması lazımdı. Şu an, 160 bin seyircide kaldı. 20 kopya yerine 80 kopya çıksaydı daha iyi olurdu. Ama ben bu filmde oynadığım için mutluyum.

    Şöhret ateşten gömlek gibidir


    Yeni jenerasyondan oyuncularla çalışıyorsunuz, onları nasıl buluyorsunuz?

    - A.Ö: Bizim dönemimizde oyuncular parmakla sayılabilecek kadardı. Ama şimdi öyle değil. Şimdi teknik donanım var, bizim dönemimizde bu kadar teknik donanım yoktu. Kanallar çoğaldıkça oyuncular da artıyor.

    - T.F: Ucundan da olsa popüler bir iş yaptığınız için aslında buna biraz da ticari gözle bakmak lazım. Şöhret nedir: "Ateşten Bir Gömlek"tir. Kendimi hiçbir zaman çok yukarda görmedim. Yeni jenerasyon oyuncularının bu dengeyi çok iyi korumaları lazım.

    kaynak:hurrüyet.com.tr/kelebek


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Çarş. Mart 05, 2008 2:44 pm

    DNA testi şart!

    Son zamanlarda izlediğim yerli dizilerde müthiş bir soy ağacı karışıklığı yaşanıyor. Binbir Gece'de Kerem, anne olarak bildiği kadının gerçek annesi olmadığını, gerçek babasının ise bir alkolik olduğunu öğrenince yıkıldı. Şehzade Murat'ın aslında "şehzade" olmadığı Bıçak Sırtı'nda ise Reşat Bey'in üçüncü bir oğlu olduğu ortaya çıktı. Genco dizisinde de kız kardeş, Genco'nun öz ağabeyi olduğunu bilmiyor. Anlayacağınız, şu eski Türk filmlerinde sıkça rastlayıp, dalga geçtiğimiz "Size baba diyebilir miyim?" repliği, yıllar sonra yerli dizi senaryolarına egemen oldu. Acaba diyorum, senaryodaki karakterler ekrana taşınmadan önce bir DNA testi yapılsa nasıl olur?

    Kaynak: Sabah - YÜKSEL AYTUĞ


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Çarş. Mart 05, 2008 2:45 pm

    TELE - BAROMETRE
    HEDEF KİTLE : A/B
    4 MART 2008 SALI
    NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
    1 SEVILLA-FENERBAHCE [NET] STAR 23,30 56,10
    2 BINBIR GECE [NET] KAND 19,10 43,20
    3 BINBIR GECE (OZEL) [NET] KAND 10,10 27,50

    4 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 8,00 25,00
    5 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 7,50 23,00
    6 SPOR GUNDEMI KAND 7,10 20,30
    7 VAR MISIN YOK MUSUN-PT [NET] SHOW 6,80 15,00
    8 AVRUPA YAKASI (TKR) [NET] ATV 4,70 10,90
    9 MACIN ARDINDAN. [NET] STAR 4,60 30,50
    10 SESSIZ FIRTINA [NET] KAND 4,50 10,80

    TOTAL
    4 MART 2008 SALI
    NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
    1 SEVILLA-FENERBAHCE [NET] STAR 20,30 51,00
    2 BINBIR GECE [NET] KAND 14,50 31,30
    3 VAR MISIN YOK MUSUN-PT [NET] SHOW 8,80 19,10
    4 BINBIR GECE (OZEL) [NET] KAND 8,00 19,40
    5 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 7,70 21,30
    6 ARKA SOKAKLAR (TKR) [NET] KAND 7,20 28,80
    7 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 6,80 18,50
    8 YESEREN DUSLER [NET] STV 5,50 12,60
    9 SPOR GUNDEMI KAND 4,70 11,90
    10 VAR MISIN YOK MUSUN (OZET)-PT [NET] SHOW 4,20 9,50
    11 MACIN ARDINDAN. [NET] STAR 3,90 32,10
    12 KANAL 7 HABER SAATI [NET] KAN7 3,80 11,60
    13 SESSIZ FIRTINA [NET] KAND 3,60 8,90

    Kaynak: Uçankuş


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Çarş. Mart 05, 2008 8:08 pm

    53. Bölüm Fragmani



    Alinti


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Çarş. Mart 05, 2008 8:09 pm

    54. Bölüm Fragmani



    Alinti


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir C.tesi Mart 08, 2008 1:42 am

    54. Bölüm Özeti

    Onur ve Şehrazat hayatlarını birleştiriyor!

    Her bölümü hayranlıkla izlenen rekortmen dizi Binbir Gece, aşk, heyecan ve sürprizlerle dolu yeni bölümüyle bu gece ekranlarda...
    Onur Şehrazat'a birlikte yaşayacakları dünyanın kapısını açar. Kerem hiç beklemediği bir anda öz babası Semih'i karşısında bulur. Sezen hayatına hızla girip bir anda kaybolan abisi Kerem'e karşı çok kırgındır. Burak hayatında ilk kez çalışmaya başlar. Onur'un önayak olduğu sosyal bir kampanya Şehrazat'ı derinden etkiler. Ahu ile evlenmek zorunda kalan Ali Kemal bunalım içindedir. Ahu'nun oyununa gelen Burhan ve Nadide çok sıkıntılı günler yaşamaktadır. Umut bebeği geri veren ve Cansel'i unutamayan Yaman çareyi herkesten ve her şeyden uzaklaşmakta bulur. Ali Kemal herkesi şaşırtacak bir adım atar. Şehrazat Onur'un iş yemeğinde çok sevdiği bir arkadaşıyla karşılaşır…
    Onur'un Şehrazat'a yaptığı âni sürpriz ne? Kerem öz babası Semih'i affedecek mi? Bennu ve Sezen niye bir araya gelecek? Şehrazat'ı kahreden olay ne?
    Yapımcılığını TMC-Erol Avcı'nın yaptığı, başrollerini Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci'nin paylaştığı, senaryo ekibinde Yıldız Tunç, Mehmet Bilal Dede, Murat Lütfü ve Ethem Yekta'nın yer aldığı "Binbir Gece"yi Kudret Sabancı yönetiyor. Dizinin müziği ise Kıraç'a ait.


    kaynak:binbirgecetmc.com


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Cuma Mart 14, 2008 9:13 am

    Deniz kabukları da solar

    Binbir Gece bu sütunlardan en sert eleştirileri alan dizilerden biri. Özellikle de "reyting damarı" olarak gördüğü kanser hastalığını ve çocukları sürekli "kazdığı" için... Malum; dizi, Kaan'ın ilik nakli hikayesiyle başlamıştı. Şimdilerde minik Işın aynı hastalığın pençesinde. Önce Burçin bebeğe üzülmüştük, şimdi ise Umut bebeğin kaderi tartışma konusu. Ali Kemal'in kızları ise neredeyse her ay kendilerine bir "kardeş" gelmesini anlamaya çalışırken, sağa sola savrulup duruyorlar. Görüntüyü "çocuk istismarı" olarak adlandırmak insafsızlık olur ama belli ki senaristler toplumun yumuşak karnı olan çocuk zaafına ve duygusallığına kayıtsız değiller. Peki bunca görüntü içinde hiç mi pozitif olanı, doğru mesaj vereni, övgüye değer olanı yok? Olmaz mı? Bilirsiniz, Yakından Kumanda'nın terazisi hassastır. Kötüyü tartar ama içindeki iyiyi de ayıklamasını bilir. Bu hafta kızı lösemi yüzünden hastaneye yatmak zorunda olan baba, son gezilerini gözyaşları eşliğinde Şehrazat'a şöyle anlattı: "Deniz kıyısına gittik. Işın bir sürü deniz kabuğu topladı. İşte bak, buradalar. Ama eve gelince mecburen çamaşır suyuna koyduğumuz için deniz minarelerinin renkleri soldu..." Bilirsiniz, lösemi hastası çocuklar maske ile dolaşır. Son derece steril bir yaşam sürmek zorundadırlar. Zira bağışıklık sistemleri, mikroplarla savaşacak güçten yoksundur. Bu köşede hep yakınırım ya, "Kanseri dizilerde grip gibi gösteriyorlar. Bu, o acıları yaşayan insanlara ve ailelerine haksızlık. Sanki alay ediyorlar" diye... Bu kez Binbir Gece bir lösemi hastası çocuğun dramını abartmadan, ekran başındaki hastaları umutsuzluğa sevk etmeden, dramın gözünü çıkartmadan, sadece "sembollerle" anlatmasını bildi. Onların yaşamında deniz kabuklarının "bile" nasıl rengini kaybetmek zorunda kaldığını usul usul anlattı. Ve Binbir Gece, bu kez "fırsatı" kaçırmayıp, en önemli mesajı vermesini de bildi. Şehrazat, Onur'a sitem etti: "Demek, sen ilik bağışı için henüz kan vermedin. Sen bile bunu yaparsan... İnsanlar, kanserli hastalara sadece üzülüyor ama hiçbir şey yapmıyorlar..." Umarım bu önemli mesaj, gitmesi gereken yerlere salimen ulaşmıştır!.

    Yüksel Aytuğ/Sabah


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Cuma Mart 14, 2008 9:15 am

    "Binbir Gece" ekibi, ilik nakli yapılmayı bekleyen hastalar için İstanbul Tıp Fakültesi İlik Bankası'na kan bağışladı.

    "Binbir Gece" ekibi, dizide işledikleri konuyu gerçek yaşamda da hayata geçirdi. Ekipten yaklaşık 100 kişi, bu akşam izleyeceğiniz bölümün çekildiği gün kan verdi. Kanların tahlil masrafını, dizinin yapımcısı TMC karşıladı. Kanlar gerekli testler yapıldıktan sonra İstanbul Tıp Fakültesi İlik Bankası'nda donör olarak verilere işlenecek.Bergüzar Korel, "Buradan herkese sesleniyorum. Yapmanız gereken tek şey İstanbul Tıp Fakültesi Kemik İliği Bankası'na kan vermek" dedi. Halit Ergenç, "Sizlere, bizlere, ekran başındaki seyircimize ve tabii ki herkese görev düşüyor" diye konuştu.



    büşra bozok


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Cuma Mart 14, 2008 9:15 am

    Dizilerde intihar salgını

    Son dönem dizilerinde bir intihar salgını başladı ki, sonu nereye varır, bilinmez. Binbir Gece'de Onur'un annesi Peride Hanım ilaç içerek intihara kalkıştı. Aynı dizide aşkına karşılık bulamayan Yasemin, intihar ederek yaşamına son verdi. Dudaktan Kalbe'deki Veysel gibi. Hatırla Sevgili'nin Ayla'sı da intihara teşebbüs etmişti. Genco ve Vazgeç Gönlüm'de gençler ailelerin zorlamasıyla hiç istemedikleri kişilerle sözlendiler. Sonra kızlarla konuşup, evlenmek istemediklerini medeni bir şekilde ortaya koydular. Ancak her iki dizide de kızlar intihara kalkışınca, bizim gençler geri adım atmak zorunda kaldılar. Menekşe ile Halil dizisinin son bölümünde ise tecavüze uğrayan Menekşe, Mustafa'ya "Ne olur öldür beni" diye yalvardı. Muhtemelen Menekşe de intihara kalkışacaktır. Görüldüğü gibi durum bir hayli vahim. Televizyonun bu konularda ne kadar yönlendirici olduğu daha önce istatistik verilerle belgelenmişti. Boğaz Köprüsü'ndeki intihar eylemlerinin televizyondan yayınının yasaklanmasından sonra intihar girişimleri yüzde 75 oranında azalmıştı. Eğitim düzeyi düşük toplumlar, televizyonun olumsuz etkilerine daima açıktır. Dizi senaristleri ellerindeki tuttukları kalemin, sorumsuzca kullanıldığında nasıl keskin bir silaha dönüşebileceğini asla akıllarından çıkarmamalılar.

    Kaynak : Sabah Gazetesi - Yüksel Aytuğ


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Cuma Mart 14, 2008 9:17 am

    "Binbir Gece" dizisinin bu akşamki bölümünde Onur’un başlatacağı kan bağışı kampanyası gerçeğe dönüştü.

    Oyuncular ve set çalışanlarından oluşan yaklaşık 100 kişilik "Binbir Gece" ekibi, ilik nakli yapılmayı bekleyen hastalar için İstanbul Tıp Fakültesi İlik Bankası’na kan bağışladı.

    başrollerini Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci’nin paylaştığı, yönetmenliğini Kudret Sabancı’nın üstlendiği "Binbir Gece" dizisinin bu akşamki bölümünde Onur’un Bin Yapı Holding’te başlatacağı kan bağışı kampanyasıyla ilik nakli konusunda yaşanan sorunlara değinilecek. "Binbir Gece" ekibi, sadece dizide işledikleri konuyla değil bizzat sorumluluk alarak da ilik nakli konusunda yaşanan sorunlara parmak bastı. 100 kişilik ekip, bu akşam izleyeceğiniz bölümün çekildiği gün kan verdi. Kanların tahlil masrafını TMC şirketi karşıladı. Kanlar gerekli bütün testler yapıldıktan sonra İstanbul Tıp Fakültesi İlik Bankası’nda dönör olarak verilere işlenecek. Bu anlamlı projeyle ilgili olarak oyuncular ve ... Prof. Dr. Ömer Devecioğlu önemli açıklamalarda bulundu.

    Organlarını da bağışlayacaklar

    Halit Ergenç: "Dizinin başından beri lösemiye ve ilik nakli konusuna değiniyorduk. Lösemi hastaları, genelde iliği birinci derecede yakın akrabalarından alabiliyor. Eğer akrabalarda bulunmazsa hastaların yaşama şansı çok düşüyor. Sizlere, bizlere, ekran başındaki seyircimize ve tabii ki herkese görev düşüyor. Yapılması gereken çok büyük bir şey değil. Kan verilmesi yeterli. Kandan alınan örnekle sizin doku şifreniz belirleniyor. Günün birinde birinin size ihtiyacı olursa gidip kan veriyorsunuz ve bir hayat kurtarıyorsunuz. Ben organlarımı bağışlamayı da düşünüyorum."

    Bergüzar Korel: "Binbir Gece" geçen seneden beri hep adından söz ettirdi ve bu başarıdaki en büyük etken işlediğimiz konulardı. İlik nakli konusunu ilk bölümden beri işliyorduk. Ekipçe bu olaya gerçek hayatta da destek olmak istedik. Sadece kan vermedik. TMC tahlil masraflarını da karşıladı. Ben böyle bir şeyin içinde olmaktan çok mutluyum. Buradan herkese sesleniyorum. Yapmanız gereken tek şey İstanbul Tıp Fakültesi Kemik İliği Bankası’na kan vermek. Ben de Halit gibi organlarımı bağışlamayı düşünüyorum. Sonuçta öldükten sonra toprağın altına giriyorsun. Organlarınızla bir hayat kurtarabilirsiniz..."

    İlik bulma şansı sadece yüzde 25

    Prof. Dr. Ömer Devecioğlu: Televizyon dünyasının en sevilen dizisi "Binbir Gece", çok anlamlı bir projeye imza attı. Ölümcül hastalıklar özellikle de lösemi, bazen tedaviye cevap vermiyor ve tedaviye cevap vermeyen hastalarda ilik nakli yapmak gerekiyor. Ancak hastaların uygun iliği bulma şansları sadece yüzde 25. Genç insanların duyarlı olmaya davet ediyoruz. Gelsinler bankamıza kan versinler.

    Hayat kurtarmak gibisi var mı

    Ceyda Düvenci: "İki senedir "Binbir Gece" sevenleriyle devam ediyor. Çok seyredilen bir dizi. İzleyicilerin kan bağışında da bizi yalnız bırakmayacaklarına inanıyorum. Aklınızda tutacağınız tek bir adres var: İstanbul Tıp Fakültesi Kemik İliği Bankası. Yapmaları gereken ise gidip buraya kan vermek. Bir insanın hayatını kurtarmaktan daha önemli ne olabilir ki..."

    Yeliz Akkaya: "Sadece üç tüp kan veriyorsunuz canınız bile acımıyor. Herkesi duyarlı olamaya çağırıyorum. Kan vererek bir hayat kurtarabilirsiniz."

    Hazal Çamlıdere: "Sağlıklı her insanın kan vermesi gerektiğini düşünüyorum. Ben de daha önce çok fazla bağış yaptım. Fırsatım olduğu zaman yapıyorum. Benim çekimlerim yoktu özellikle kan vermek için geldim.
    alıntı


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Cuma Mart 14, 2008 9:17 am

    Türkiye'nin ilk özel kemik iliği bankası yolda

    Önce Haziran Gecesi ve Binbir Gece dizileriyle gündeme taşındı. Sonra Var mısın Yok musun yarışmacısı Ömer Boran ile kampanyaya dönüştü. Evet, "ilik bağışından" söz ediyorum. Bendeniz de naçizane bu konuyu çeşitli vesilelerle bu sütunlarda Yakından Kumanda okurlarının bilgi ve görüşlerine sunmaya çalıştım. İlik bağışı neredeyse "yıldırıcı" bir prosedür içeriyordu. Bağış için başvuranlara günler sonrası için randevu veriliyordu. Ayrıca bağışta bulunmak için "para ödemek" de gerekiyordu. Çünkü tetkik ücretleri bağışçı tarafından ödenmek zorundaydı. Bugüne kadar bu konuda çok ciddi şikayetler hatta isyanlar seslendirildi. İstatistikler ise "utanç verici" bir tabloyu önümüze seriyor. 70 milyon nüfuslu ülkemizde sadece 5 bin kişilik sağlıklı veri bulunuyor. Bunun AB standardında 1 milyon kişiye çıkarılması için 10 yıl gerekiyor. Üstelik organ nakillerindeki gelişmelerle her yıl yaklaşık 2 bin kişi kemik iliği nakli olmak için müracaatta bulunuyor. Bu durumda akraba dışı kemik iliği bankası oluşturulması bir zorunluluk haline geliyor. Bu konuda "müjdeyi" veren köşenin sahibi olarak nasıl kıvanç duyuyorum, anlatamam. Evet, çok yakında tüm Türkiye'yi kapsayacak, vakıf şemsiyesi altında "Parasız Kemik İliği Bankası" açılacak. Hem de gönüllü vericilerin tetkik ücretlerinin söz konusu vakıfça karşılanacağı bir klinik. Türkiye geçmiş yıllarda bu konuda son derece başarısız bir kampanya süreci yaşamıştı. 50 bin kişiden kan toplanmış ancak bunlar üzerinde çalışılmamıştı. Kanların büyük kısmı ise Almanya'ya gönderilmişti. LÖSEV, üniversitelerle işbirliği yaparak çok yakında bir kampanya oluşturacak. Doğan her çocuğun kimlik cüzdanı gibi kan gruplarının yanı sıra doku grupları da ücretsiz bakılarak bir bankada toplanacak. Dünyadaki merkezlerle işbirliği yapılarak, 10 milyonluk bir kemik iliği havuzuna kavuşulacak. Önceki gece Binbir Gece'de konu yine gündeme taşındı. Lösemi tedavisi gören minik Işın gerekli kemik iliği bulunamayınca yaşamını yitirdi. Bu arada geçen hafta sevgilisi Şehrazat tarafından "konuya duyarsızlıkla" suçlanan Onur ise Binyapı Holding önderliğinde üniversitelerle işbirliği yaparak bir kemik iliği kampanyası başlattı. Konu; yerli dizilerle çerçevelenemeyecek kadar önemli. Unutmayın. Binbir Gece'nin Kaan'ı, Işın'ı sadece birer dizi karakterinden ibaret değil. Ve yarın hangimize ne olacağını sadece Allah biliyor!

    Yüksel Aytuğ
    Sabah Gazetesi


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Cuma Mart 14, 2008 9:19 am

    binbir gecenin füsununa bebek sevinci

    Binbir Gece dizisinde canlandırdığı “Füsun” karakteriyle beğeni kazanan oyuncu Cevher Yenel, Pazartesi günü ilk bebeğini dünyaya getirdi…

    istanbulda özel bir hastanede gerçekleşen doğum hayli başarılı geçerken minik bebeğe Ali Deniz adı verildi…
    alıntı


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Cuma Mart 14, 2008 9:19 am

    Cadı kazanı

    'Binbir Gece'yi izlerken davul gibi gerildim. Onur'un kıskançlık sahneleri ben de resmen alerji yaptı. Üstüne üstlük bir de Şehrazat'ın süs köpeği gibi yemeği erken terk etmesi, kadının toplumdaki yerini bir kere daha ortaya koydu. Böylece hepimiz bunun eğitimli ya da iş güç sahibi olmakla alakalı olmadığı gördük. Umarım ilerleyen bölümlerde Şehrazat karizmayı toplar.

    Nilgün K. Tahmaz / Takvim


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Cuma Mart 14, 2008 9:21 am

    TELE - BAROMETRE
    HEDEF KİTLE : A/B
    11 MART 2008 SALI
    NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
    1 BINBIR GECE [NET] KAND 19,10 40,50
    2 VAR MISIN YOK MUSUN-PT [NET] SHOW 16,60 36,60
    3 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 8,60 23,60
    4 BINBIR GECE (OZEL) [NET] KAND 8,10 19,20
    5 SHOW TV ANA HABER BULTENI SHOW 7,00 20,00
    6 SPOR GUNDEMI KAND 5,60 13,80
    7 ENGELLERI KALDIRALIM [NET] SHOW 5,50 29,40
    8 SESSIZ FIRTINA [NET] KAND 4,80 12,20
    9 ARKA SOKAKLAR (TKR) [NET] KAND 4,60 20,90
    10 INTER-LIVERPOOL [NET] STAR 4,50 9,90
    11 VAR MISIN YOK MUSUN (BASLIYOR) [NET] SHOW 3,80 12,80
    12 KARA YILAN [NET] ATV 3,80 10,70

    TOTAL
    11 MART 2008 SALI
    NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
    1 VAR MISIN YOK MUSUN-PT [NET] SHOW 18,80 42,50
    2 BINBIR GECE [NET] KAND 13,10 28,00
    3 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 8,40 22,70
    4 SHOW TV ANA HABER BULTENI SHOW 8,10 22,20
    5 ARKA SOKAKLAR (TKR) [NET] KAND 6,40 26,30
    6 VAR MISIN YOK MUSUN (BASLIYOR) [NET] SHOW 6,10 17,80
    7 ENGELLERI KALDIRALIM [NET] SHOW 5,60 33,20
    8 BINBIR GECE (OZEL) [NET] KAND 5,30 12,50
    9 YESEREN DUSLER [NET] STV 4,60 10,50
    10 INTER-LIVERPOOL [NET] STAR 4,20 9,70
    11 KANAL 7 HABER SAATI [NET] KAN7 4,10 12,40
    12 SESSIZ FIRTINA [NET] KAND 4,00 10,90
    13 SPOR GUNDEMI KAND 3,90 9,80
    14 STAR ANA HABER BULTENI [NET] STAR 3,00 8,30
    15 FOX ANA HABER BULTENI [NET] FOX 2,90 8,10
    16 CARKIFELEK [NET] K1 2,80 6,50
    17 GULEN GOZLER (T.S) [NET] FOX 2,80 6,40
    18 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 2,70 7,20
    19 TEK TURKIYE (TKR) [NET] STV 2,70 5,90
    20 KARA YILAN [NET] ATV 2,60 7,90

    Kaynak: Uçankuş


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Cuma Mart 14, 2008 9:22 am

    55.bölüm özeti

    Onur ve Şehrazat'ın hayatında yeni bir sayfa açılıyor…
    Her kesimden seyircinin tutkuyla bağlandığı rekortmen dizi Binbir Gece, beklenmedik gelişmelerle dolu yeni bölümüyle bu gece ekranlarda...
    Ali Kemal'in nikahtan kaçması evde büyük bir kargaşaya neden olur. Burhan ve Nadide evdeki misafirlere hesap vermekte zorlanır. Onur, Şehrazat'ın eski arkadaşı olduğunu öğrendiği Taner ile iş ilişkisini bitirmek niyetindedir. Onur'un bu kararı Kerem'i ve Bennu'yu da rahatsız eder. Kerem'in öz babası Semih ve kız kardeşi Sezen'i, ameliyat sonrasında büyük sıkıntılar beklemektedir. Kerem'in Semih ve Sezen'le görüştüğünü öğrenen Seval hayal kırıklığı içindedir. Onur Şehrazat'ın iş hayatına fazla zaman ayırmasından rahatsızlık duymaktadır. Ali Kemal'in evlenmek istememesi üzerine Ahu, yeni bir plan yapar. Buket ve Burcu, Ahu'yla görüşmeyi reddetmektedirler. Onur'u özel hayatıyla ilgili yeni bir şok beklemektedir…
    Şehrazat Onur'un kıskançlığı karşısında ne tepki verecek? Kerem babasına ve kız kardeşine yardım elini uzatacak mı? Ali Kemal Ahu'yla evlenmeyi kabul edecek mi? Onur'u sarsacak olay ne?
    Yapımcılığını TMC-Erol Avcı'nın yaptığı, başrollerini Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci'nin paylaştığı, senaryo ekibinde Yıldız Tunç, Mehmet Bilal Dede, Murat Lütfü ve Ethem Yekta'nın yer aldığı "Binbir Gece"yi Kudret Sabancı yönetiyor. Dizinin müziği ise Kıraç'a ait.

    kaynak:binbirgece.com


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Ptsi Mart 17, 2008 10:01 am

    Gaf Kürsüsü

    Binbir Gece'de Bennu, Kerem'in babası Semih Özşener'i hastanede ziyaret ediyor. İlk kez gördüğü Kerem'in kardeşi Sezen'e "Beni istediğin zaman arayabilirsin" deyip, gidiyor. İyi de, Sezen'e Bennu'nun adresi ve telefonu vahiyle mi gelecek?

    Yüksel Aytuğ/Sabah


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Ptsi Mart 17, 2008 10:02 am

    BİNBİR GECE AKSİYON DÜŞMANI
    Tamam, kimse “Benim Adım Kırmızı” beklemiyor televizyonun “soap opera”larından. Ama en azından, bir diziyi izlenmeye değer kılacak az da olsa bir farklılık arıyor insan...Çiğdem Bayraktar yazdı.

    Mesela, tuhaf başlayan bir aşk; mesela merakı körükleyen bilinmezlik; mesela daha önce rastlanmamış özel karakterler; ya da mükemmel bir oyunculuğun sahneye çeken pırıltısı... Binbir gece bunlardan ilki ile dikkat çekti. Normalde çok da ilginç olmayan bir yolla para bulan bir kadının “siyah gecesiyle”. Ama yeter! Bu kadar! Balon gibi şişmesini sadece bir slogana borçlu bu yapım, şimdi her hafta artık “mecburen ?!” kendisini izleyen kitlelere sadece tere satıyor. Tamam, kimse “sabun köpüğü gibi birbirinin içine girerek çoğalan ve sonunda mutlaka kaybolan” dizilerin yaratıcılarından yüksek bir deha beklemiyor. Ancak; sadece bir nedenle ekrana bağlayıp sonra ağzında yemekle oyuncusunun beş yaşındaki aleladeliği dakikalarca anlatmasını da hiç mi hiç beklemiyor.

    Evdeki kadının kocasıyla sessizce yatağa girmesi bir eylemdir. Sinema da Görsel Sanatlar da laftan çok “act”, hareket işidir, sanatıdır. “Ben küçükken hiç oyuncağım olmamıştı” tarzında “aman canım, sadece senin mi yoktu!” dedirtecek denli sıradan; karakteri değil tipi anlatabilecek diyaloglar olmamalı iyi diye adlandırılan bir yapımda. Bu kadar ucuz yollu yapılmamalı hiçbir iş! Bu kadar izleyici “kuzu” yerine konmamalı! Efendim, mutfaktan salona geçiyorlar 5 dakika geçiyor. Bir anılarını anlatacaklar, 10 dakika daha geçiveriyor. Hayır, süreyi doldurmak için bu kadar boşluk yaratılır mı! Füsun’un erkek çocuğuna bu kadar takılması bile normların içinden, doğallıkla anlatılamamış. Sadece psikolojisi bozuk, sürekli lohusa bir kadın çiziyordu Yonca Cevher.

    Dahası; Onur ile Kerem’in yakın çekimde biraraya gelip, birbirlerinin yüzüne aynı lafın çeşitli versiyonlarını söylemeleri sıkıcılıktan hızla “bayalığa” çekiyor diziyi. Özellikle de Şehrazat’ın O hiç dinmeyen hüznü. En fantastik Hollywood yapımlarında dahi, arayan biraz uygun düşecek insani bir yan bulabilir günlük öyküde. Ama; “Binbir Gece” monoton kalmaya and içmiş gibi, mimiklere düşman oyuncularının tüm çabasına rağmen daha da soğuk olmayı başarıyor. Aynı diyaloglar bir yana, ailece oturulan sofrada yemek yeme aksiyonu beni bitiriyor! Nasıl yiyorlar efendim o yemeği öyle! Yakında tarif verirlerse de şaşmayın! Hani nasıl özetlemiş bunu bir atamız: “Şehrazat!” İşte o kadar!

    Şehrazat da ne kadın yahu! Süper eş, anne, arkadaş ve ... yanına siz ekleyin birşeyler!

    TELEVİZYON GAZETESİ-ÇİĞDEM BAYRAKTAR


    _________________
    avatar
    sevgi_arsızı
    Moderator
    Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1941
    Yaş : 29
    Nerden : yukardaki tebessümün içinde tutsak......
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 27/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından sevgi_arsızı Bir Çarş. Mart 19, 2008 7:42 pm

    TELE - BAROMETRE
    HEDEF KİTLE : A/B
    18 MART 2008 SALI
    NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
    1 BINBIR GECE [NET] KAND 21,50 48,70
    2 BINBIR GECE (OZEL) [NET] KAND 12,20 30,50
    3 VAR MISIN YOK MUSUN-PT [NET] SHOW 9,20 21,30
    4 UGUR DUNDAR''LA STAR HABER [NET] STAR 7,20 19,80
    5 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 6,70 18,60
    6 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 6,60 18,40
    7 SPOR GUNDEMI KAND 5,60 14,80
    8 SESSIZ FIRTINA [NET] KAND 5,00 14,80
    9 ARKA SOKAKLAR (TKR) [NET] KAND 4,30 20,50
    10 EZO GELIN [NET] SHOW 3,90 15,60
    11 KARA YILAN [NET] ATV 3,70 12,60
    12 SAKIN KONUSMA (Y.S) [NET] STAR 3,60 10,00
    13 SPOR SAYFASI SHOW 3,60 9,60

    TOTAL
    18 MART 2008 SALI
    NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
    1 BINBIR GECE [NET] KAND 16,00 36,30
    2 VAR MISIN YOK MUSUN-PT [NET] SHOW 11,10 26,10
    3 BINBIR GECE (OZEL) [NET] KAND 9,20 22,50
    4 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 6,80 18,60
    5 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 5,80 16,00
    6 UGUR DUNDAR''LA STAR HABER [NET] STAR 5,80 15,80
    7 YESEREN DUSLER [NET] STV 5,30 12,60
    8 EZO GELIN [NET] SHOW 4,90 21,70
    9 ARKA SOKAKLAR (TKR) [NET] KAND 4,80 19,10
    10 KANAL 7 HABER SAATI [NET] KAN7 4,50 14,10
    11 SPOR GUNDEMI KAND 4,20 10,90
    12 IKBAL''LE HAYATI PAYLASMAK [NET] KAN7 4,10 17,30
    13 SESSIZ FIRTINA [NET] KAND 3,80 12,10
    14 FOX ANA HABER BULTENI [NET] FOX 3,20 9,40
    15 SPOR SAYFASI SHOW 3,20 8,10
    16 CARKIFELEK [NET] K1 3,20 7,40
    17 VAR MISIN YOK MUSUN (OZET)-PT [NET] SHOW 3,10 7,50
    18 TEK TURKIYE (TKR) [NET] STV 3,00 7,30
    19 ESRA EROL''LA IZDIVAC [NET] STAR 2,90 11,20
    20 KARA YILAN [NET] ATV 2,90 10,90


    Kaynak: Uçankuş


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir C.tesi Mart 22, 2008 10:00 pm

    56. BÖLÜM
    Onur büyük şokta!
    Çarpıcı senaryosu, başarılı oyunculukları ve usta yönetimiyle izleyicide tiryakilik yaratan, rekortmen dizi Binbir Gece, sürprizlerle dolu yeni bölümüyle bu gece ekranlarda...
    Eski nişanlısı Nil'den bir kız çocuğunun olduğu iddiası Onur'u çıldırtır. Büyük panik yaşayan Onur, gerçeği öğrenene kadar durumu Şehrazat'tan saklamak niyetindedir. Ali Kemal ve Ahu nikah masasına oturur. Buket ve Burcu Ahu'nun varlığına tahammül edememektedirler. Kerem ve Bennu'yu doğacak bebeklerinin heyecanı sarmıştır. Mihriban'a sürpriz bir misafir gelir. Nilüfer'in kendi çocuğu olduğuna inanamayan Onur kritik bir yolculuğa çıkar. Onur'un gizemli yolculuğu Kerem'i şüpheye düşürür. Şehrazat Onur'un yokluğunda Peride'ye destek olur. Melek ve Burak'ı yeni bir tehlike beklemektedir. Onur eski nişanlısı Nil ve kızı Nilüfer'le ilgili gerçeğin peşine düşer…
    Yıllar sonra ortaya çıkan Nilüfer'in gerçek babası Onur mu? Şehrazat'ın bu durumdan haberi olacak mı? Mihriban'ın misafiri kim? Seval ve Kerem barışacaklar mı?
    Yapımcılığını TMC-Erol Avcı'nın yaptığı, başrollerini Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci'nin paylaştığı, senaryo ekibinde Yıldız Tunç, Mehmet Bilal Dede, Murat Lütfü ve Ethem Yekta'nın yer aldığı "Binbir Gece"yi Kudret Sabancı yönetiyor. Dizinin müziği ise Kıraç'a ait.

    kaynak:binbirgece.com


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir C.tesi Mart 22, 2008 10:02 pm

    Nasıl bir cümle?

    "Binbir Gece"de Kerem malum asıl babasını buldu ya... Şöyle bir diyalog oldu; "Annemin katili, ama babam"...
    Hani avam bir dizi senaryosu olsa tamam diyeceğim. Yeri geliyor Ahmed Arif havalarında oluyorlar. Büyük laflar ettiriyorlar kahramanlara, belli bir standardı var avamlığın da. Ama yani bu laf bu diziye yakışmadı.
    Tamam dizilerden fazla zeki şeyler beklememek lazım. Ya da olabildiğince beylik temaları işlerken, dibine vurmayı da kabulleniyorum. Ama dedim ya bu gerçekten fazla abartılı olmuş. Kavramlar bu kadar yerle bir edilmemeli. Anne katili ama sonuçta baba. Bu mesaj verilmemeli.
    Ha, tamam bizim seyirci böyle mazoşist durumları sever. Aile önemlidir. Baba her türlü haltı yer ama yine babadır filan...
    O ayrı...

    Sinan Koloğlu / Milliyet


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: Binbir Gece

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir C.tesi Mart 22, 2008 10:04 pm

    ŞEHRAZAT BOYNUZLATACAK!

    Binbir Gecce dizisi başlayınca zevkle izlemeye başlamıştım.

    Dizi ilerledikçe zevkimin dozajı da artıyordu.

    Derken...

    Birdenbire senaryo tıkanıverdi. Senaristin pili bitti.

    Olacağı buydu.

    Bir diziyi Arabın yalellisi gibi uuzatırsan, daha doğrusu, tüm senaryoyu bitirip, diziyi çekmeye başlamazsan böyle olur işte.

    Bu adet, herhalde sadece bizdedir.

    Dizi başlıyor, gidişata göre senaryo yazılıyor. Yani bırakın oyuncuları, senarist bile dizinin ilerleyen bölümlerinde ne olacağını bilmiyor.

    Belki de Şehrazat ölecek ya da Onur. Gerçekten de tak diye ölürlerse, sakın şaşırmayın.

    Mesela, Ali Kemal'iN karısı Füsun'un daha önce rahmini aldıran senarist, gerçek hayatında hamile olan Füsun'u, kötü kadın yaptı ve Kayseri'ye köyüne gönderildi.

    Burhan Bey de, bu aralar eve kuma getirirse şaşmayın.

    Evet, Onur'dan Şehrazat'a, "Bir gecceliğine 150 bin dolar" polemiğiyle başlayan Binbir Gecce dizisi, bugüne kadar, "Bu gazla" idare etti. Ama bundan sonra, bu "idare lambası"nı değil gaz, uçak yakıtı bile tutuşturmaz artık diyordum, dün akşamki bölümü izleyene kadar.

    Eşim diziyi izlemeye devam ediyor. Ben de arada sırada bakıp, eleştirilerimi yapıyorum. Dün akşam senaristin kış uykusundan uyandığını farkettim (!)... Kesinlikle bir zamanların arkası bir türlü gelmez dizisi Yalan Rüzgarı'nın senaryosunu okumuş olmalı.

    Ha, bu arada Onur ile Şehrazat evlenmişler, onu da yeni öğrendim!

    Artık Binbir Gecce dizisini değil, Yalan Rüzgarı'nı izleyeceğiz.

    Birdenbire Onur'un kızı ortaya çıkmaz mı?

    Zavalı yavrucak henüz 7-8 yaşlarında. Yaşını söylemediler de ben boyuna posuna bakıp, bu yaş tahmininde bulunuyorum.

    Şimdi bu çocuğun ortaya çıkış hikayesine gelelim.

    Onur önceden nişanlıymış. Nişanlısı Nil ile evlenmeden gerdeğe girmiş. Nil de hamile kalmış ve doğurmuş. Ama çocuğunu Onur'dan 8 yıl saklamış. Bu arada Nil, Onur'a aldatmış, Onur'da nişanı atmış ve kızı sepetlemiş.

    İlginçtir, Nil sağ mı, ölü mü o da belli değil.

    Adamın biri kızı elinden tuttuğu gibi Onur'un karşısına getirdi:

    - Bu senin kızın!

    Aman yarabbim. Öyle korktum ki, kızın, "Size baba diyebilir miyim amca" diyeceğinden!

    Bu dizi uzadıkça, Erkin Koray imzalı, Funda Arar "update"li "Arapsaçı" şarkısı gibi oldu.

    Bildiğiniz gibi, pardon izlediğiniz gibi, Burhan bey ile Nadide hanımın gelini Füsun, diziye çalçene, huysuz, huzursuz, kocası kendisini aldattığı için bunalıma giren bir kadın olarak başladı. Oysa Kayseri kökenli köylü bir gelindi o, Ali Kemal ile evlenmeden önce... Sen kalk köyden gel büyük şehire, tabii ki başın döner, kimbilir belki de köyünde yaşadığı "dam" gibi evden geldi saray gibi eve... Bu köylü kızın nasıl bir anda sosyetenin ünlü kadınları gibi bir hale dönüştüğü de meçhul...

    Haspa, Kezban'dan yetenekli çıktı vallahi.

    Binbir Gecce'de Füsun'u 7 ay süreyle hamile hamile oynayan Yonca Cevher Yenel, bol elbiseler giyerek saklamaya çalışmıştı hamileliğini... Ama artık gizleyecek hali kalmayınca ayrılması gerekiyordu diziden. Ama nasıl. Daha önce Füsun'u rahim kanseri yapıp, rahmini aldıran senaristi aldı mı bir düşünce. Ne yapacak da Füsun'u ortadan bir süre kaldıracak? Sonunda buldu. Füsun kötü kadın olacak. Gitti mi bizim köylü kızı Füsun! Yattı mı elin adamıyla. Kocasını boynuzladı mı. Kaynanası Nadide hanım da gelip ona cürmumeşhut yaptı mı.

    Allah, Allah... Senaryoya bak.

    Füsun'u gönderdiler köyüne... Şimdi dönecek mi acaba? Bence bunca rezaletten sonra nasıl dönecek çok merak ediyorum. Nadide hanım onu nasıl affedecek, biliyorsunuz o da Kayserili...

    Füsun bir şekilde bu diziye döner ve rahmi olmadığı halde bu defa rol icabı hamile kalırsa yine şaşırmam vallahi.

    Benim asıl şaşırmayacağım olay neydi biliyor musunuz?

    Şehrazat'ın hamile kalması.

    Kaldı da.

    Şimdi dizide bir kadının hamile psikolojisi üzerine yazılmış senaryolar da izleyeceğiz.

    İster misiniz bu hamilelik, Şehrazat'ın huyunu suyunu değiştirsin de, kocası Onur'u boynuzlasın!

    Olur mu olur!

    Şehrazat'ın bir şekilde, kendisine bir gecceliğine 150 bin dolar teklif eden Onur'dan intikamını alması gerekmiyor mu?

    Yalan Rüzgarı'nın senaristi olsa bunu yaptırırdı Şehrazat'a, yani taktırırdı Onur'a...

    Gecce.com


    _________________

      Forum Saati Salı Ara. 12, 2017 9:52 pm