Yeni Yeni'den


    basında çıkan haberler

    Paylaş
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir C.tesi Mart 22, 2008 10:47 pm

    Zirveyi bırakmıyor

    atv'nin gönüllerde taht kuran dizisi Elveda Rumeli, yine reytingleri alt üst ederek pazartesi gecesini zirvede bitirmeyi başardı... AB'de izlenme oranıyla ilk sıraya yerleşen sevilen dizide Sütçü Ramiz ve ailesinin yaşadığı sevinç ve hüzünler, izleyiciyi ekrana başına kilitledi. Tüm rakiplerini geride bırakarak pazartesi gecelerine ambargo koyan Elveda Rumeli, sürükleyici macerası ve güçlü kadrosuyla yalnızca reyting ölçümlerinde değil, gönüllerde de bir numara...
    kaynak:takcim.com.tr


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir C.tesi Mart 22, 2008 10:51 pm

    Rumeli'de yine bir şeyler oluyor
    atv'nin büyük bir ilgiyle izlenen dizisi Elveda Rumeli bugüne kadar trajikomedya unsurlarını kullanıyordu. Sütçü Ramiz ve ailesinin etrafında gelişen olaylar, pek çok kez "kahkahalar" eşliğinde izleniyordu. Ancak bundan böyle artık trajikomedyanın sadece "trajedi" bölümü ağırlık kazanacak. Yalnızca inanışları ve etnik kökenleri nedeniyle yargılanan, birbirinden ayrı düşürülen gençlerin bölünmüş sevdalarına "hayatta kalma mücadelesi" de eklenecek. Yerinden yurdundan sürgün edilen, birbirine karşı yürekleri etnik hınç ve öfke ile doldurulan halklar o coğrafyayı cehenneme çevirecek. Elveda Rumeli'de fon müziği olarak kullanılan "Aman Bre Deryalar" ve "Ramizem" türkülerinin sözlerinde de aslında bir dram gizlidir. Büyük göç sırasında nehirleri, denizleri derme çatma sallarla aşmaya çalışan soydaşlarımızın pek çoğu o sularda boğularak yaşamını yitirmişlerdi. Türkünün içinde adı geçen "Ramize" de işte bu kurbanlardan biridir. Ramiz'ler, Ramize'ler hem bildiğimiz anlamdaki deryaların, hem de kan deryalarının içinde soluksuz kalmışlardır. Elveda Rumeli'nin yeni bölümleri işte bu göç dramını gözler önüne serecek. Elveda Rumeli'nin ilgiyle izlendiği günlerde Rumeli yine karışık. Dizinin yayınlandığı gün, Kosova'nın bağımsızlığına karşı çıkan Sırplar, BM askerlerine ve polislere saldırdılar, karakolları ateşe verdiler, Kosovalıların yüreğine yine dehşet saldılar. Bu gece ise Star ekranlarında Saraybosna'daki müthiş dramı anlatan "Ölüm Çiçekleri" adlı dizi başlayacak. Sadece toplu mezarların üzerinde yetişen çiçeklere konan kelebeklerin izi sürülerek ortaya çıkartılan insanlık ayıpları gözler önüne serilecek. Bilindiği üzere, Birinci Dünya Savaşı bu bölgedeki etnik ayrımcılık ateşinin üzerine benzin dökülmesi sonucu başlamıştı. Balkan Savaşı'nın ardından Avusturya-Macaristan İmparatorluğu veliahtının bir Sırp tarafından öldürülmesi üzerine başlayan savaş, yüz binlerce insanın hayatına ve barındığı topraklardan sürülmesine neden olmuştu. Ben Elveda Rumeli'yi izlerken, aklımın bir köşesinde hep bu gerçeği tutuyorum. Dizi, bu yönüyle bana bir "tarih laboratuvarı" hissi veriyor. Ama gelin görün ki, kimse bu laboratuarın test sonuçlarından ders çıkarmamış gibi. Ne acıdır ki, insanlık, hâlâ sonu gelmez bir "tekerrür" girdabında dönüp, duruyor...


    Kaynak : Sabah Gazetesi - Yüksel Aytuğ


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir C.tesi Mart 22, 2008 10:52 pm

    Medya Takip Merkezi’nin (MTM), her hafta düzenli olarak yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre, haftanın en fazla reklam alan dizisi, uzun süredir listenin üst sıralarından uzak kalan Kurtlar Vadisi Pusu oldu. Geçtiğimiz haftalarda ilk ona bile giremeyen dizi, bir önceki haftaya göre reklam süresinde % 52’lik artış yakalayarak eski yerine kavuştu. Kurtlar Vadisi pusu, 68 markanın reklamını 45 dakikaya yakın süreyle izleyicileriyle buluşturdu. Dizi içinde en çok, Doğadan Bitkisel Çaylar, Alarko ve Turkcell reklamları yayımlandı.

    ATV ekranlarının özellikle çocuklar tarafından beğenilen fantastik dizisi Selena, bu hafta en fazla reklam alan ikinci yerli dizi oldu. Listenin üst sıralarında görmeye pek alışkın olmadığımız dizi, 36 dakikayı aşkın süre reklamlara yer verdi. Selena dizisinde yayımlanan 48 markanın reklamından en uzun süre ekranlarda kalanlar, Turkcell, Calgon ve Kinder markaları oldu.

    MTM’nin aynı araştırmasına göre üçüncülüğü, geçtiğimiz hafta listenin ilk sırasında yer alan Parmaklıklar Ardında adlı dizi aldı. 63 markanın reklamını, 36 dakikaya yakın tüketicinin ilgisine sunan diziyi, en çok tercih eden markalar, sırasıyla Turkcell, Coca Cola ve Sabah Gazetesi oldular.

    En çok reklam alan diğer diziler ise sırasıyla Avrupa Yakası, Hatırla Sevgili, ELVEDA RUMELİ ve Asi dizileriydi.


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Ptsi Mart 24, 2008 12:58 am

    Gönlünde yönetmenlik yatıyor

    22 yaşındaki konservatuar öğrencisi Caner Özyurtlu, yer aldığı projelerde dikkat çeken, öne çıkan bir isim. Son dönemde ‘Elveda Rumeli’de

    canlandırdığı saf âşık Namık, nam-ı diğer Mahmut ve Ispanak, karakteriyle izlediğimiz Özyurtlu ile konuştuk.


    Caner Özyurtlu, ‘Elveda Rumeli’nin Deli Namık’ı... Ama senaryo icabı işler karışınca, Mahmut olarak anılmaya başlanıyor, diğerleriyse onunla Ispanak diye dalga geçiyor. Bu karakter öyle çok sevildi ki, internet sitelerinde ‘en çok güldüren’, ‘en çok sevilen oyuncu’ oylamalarında en önlerdeki yerini aldı. Caner Özyurtlu, bugüne kadar yer aldığı bütün projelerde adından söz ettiren genç bir oyuncu. Özellikle ‘Sınav’ filmindeki başarısı çok konuşuldu, reklamlarda da onu çokça görmeye başladık. Yavaş ama emin adımlarla yükselen popülerliğini takip ettiğimiz Özyurtlu, İstanbul Devlet Konservatuarı Tiyatro bölümünde eğitimine devam ediyor. Özenle biriktirdiği, sakladığı bir DVD arşivi olan ve en büyük keyfi ev ortamında sinema yolculuğuna çıkmak olan Caner Özyurtlu ile Rumeli’ye selamlarımızı ileterek, keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.



    ‘Elveda Rumeli’ dizisine nasıl başladınız?

    İlk başlardan beri iyi giden bir diziydi, ben 11. bölümde dahil oldum. Namık’ın çıkması bile problemken Deli bir Namık gördü seyirci! Seviyorum böyle rolleri. Rol, öncelikle iki-üç bölümdü; “nasıl gideceğine bakarız” dedik. Dizinin çekimlerine 4-5 gün kala belli oldu benim oynayacağım. Daha önce hiç yerel bir şive oynamamıştım. Şebnem Sönmez çok yardımcı oldu bu konuda. Çok gergindim; dili bilmiyordum çünkü, zordu şiveyle oynamak. İlk birkaç bölümü izlediğimde zorlandığımı gördüm ama zamanla oturdu ve daha da iyi olacak herhalde.

    GÖÇ HİKAYESİ


    Nasıl bir karakter Deli Namık ve önemi nedir senin için?


    Rol çok eğlenceli. Gariptir mesela “bu dizide neden köyün bir delisi yok” diye soranlar var, internette ilk bölümlerden sonra Hakikaten her köyün bir delisi vardır derler. Aslında çok da deli çıkartmadık bu rolü. Şebnem Sönmez ve Serdar Akar’la oturup konuştuk ne yapabiliriz diye. Çok da deli değil Namık aslında; patavatsız. Saflığı öne çıkan, duygulu bir karakter. Zarife’ye âşık oldu ve gelişmeler sürecek. Namık’ın hem iyi niyetini korumaya hem de deliliğini aktarmaya çalışıyorum. Olduğumdan farklı bir karakter yaratmak benim için heyecan vericiydi. Bıyık taktık, saçları yapıştırdık, ses tonumdan mimiklerime kadar değiştirmeye çalıştım kendimi.


    Dizi ilgiyle izleniyor; insanlar sıcak, samimi böyle bir dönem hikayesini özlemiş olmalılar. Sen ne düşünüyorsun?

    Öncelikle ilk defa böyle bir göçmen hikayesi anlatılıyor. Kurtuluş Savaşı ya da başka bir dönem anlatıldı ama burada öne çıkan göçmenlik ve Makedonya da ilk defa anlatılıyor. Büyük bir hikaye adı üstünde ‘Elveda Rumeli’ ve bir gün elveda diyeceğiz gerçekten.


    Bu diziye başlamadan önce o dönem hakkında bilgin var mıydı, tarihle ilgilenir misin?

    Tarihle ilgileniyorum ama o dönem hakkında çok da bilgim yoktu. Orada yaşayanlar hakkında bu dizi sayesinde daha çok fikir sahibi oldum. Özellikle de Türkiye’de bu kadar fazla göçmen olduğunu diziyle birlikte öğrendim. Gittiğim her yerde taksicisinden bakkalına kadar, “ben de oralıyım” diyorlar. Arkadaş çevrem bile “biz de göçmeniz” diye anlatmaya başladılar hikayelerini.

    MOJITO İÇMEYİ ÖZLÜYORUM


    Belki bu diziyle birlikte kökenimize daha fazla merak etmeye başladık?


    Bir sempati yarattı dizi. Fark edemiyorsun kim Makedon kim Türk; çok benziyoruz birbirimize. Çoğu kelime Türkçe onlarda da... 550 yıl Osmanlı olarak yaşamışlar ve çok şey kalmış o dönemden.


    Neleri özlüyorsun?

    Ağabeyimle yaşıyorum; onu çok özlüyorum. Bir de çok komik ama Mojito içmeyi özlüyorum! En sevdiğim yemek mantı da özlediklerim arasında. Makedonya’da mantı dedikleri bir yemek var ama bizimkinden farklı. Çok fazla et tüketiyorlar. Sebze yemeklerini Allah’tan Şebnem abla (Sönmez) ara sıra yapıyor da yiyebiliyoruz.


    Reklam filmlerinde çok görüyoruz seni, yeni bir reklam filmi var mı?

    Taylan Biraderler’in çektiği Turkcell reklamında oynadım, yakında yayınlanmaya başlayacak. Yine bir Celocan hikayesi; bana benzer birini bulmuşlar. 4 yaşında deli bir çocuk, çok komik; benden büyük oynuyor! Taylanlarla ‘Okul’ filminden sonra tekrar çalışmak çok eğlenceliydi.


    Yakında her yerde seni göreceğiz; dizi, reklam filmi ve bir de tiyatro var...

    Aslında bu yoruma evet demekten başka bir şey gelmiyor elimden! İstanbul Kraliyet Tiyatrosu’na başlangıçta ışıkçı olarak katıldım. Tiyatronun oyuncularından Ahmet Saraçoğlu ve Serdar Orçin benim için çok özel oyuncular. Oyunculardan birinin ayrılmasıyla sahnede buldum kendimi. Tiyatromuz çok iyi gidiyor; yakında Balans’ta sahneye çıkmaya başlıyoruz.


    Hayaller ve bundan sonraki planlar neler?

    Plan yapmayı çok sevmem. Akışına bırakmak gerekiyor hayatı. Kendiliğinden geliyor bazı şeyler. Lisedeydim, kısa filmler çektiğim bir dönemde, ‘Okul’ filmini duydum. Taylan Biraderler’i biliyordum ve kendileriyle tanışmayı çok istiyordum. Görüşmeye çağrıldım. Önemli olan o filmde, bir şekilde yer almaktı, çünkü hayallerimden biriydi korku filmi çekmek. Üstelik de Taylan Biraderler çekiyordu! Oyuncu olarak seçilince inanamadım! Ardından konservatuvar sınavına girdim ve kazandım. ‘Sınav’ da benim için çok önemli bir filmdir ve Ömer Faruk Sorak da benim hayatımda değer verdiğim en özel insanlardandır. Bana çok şey kattı onunla çalışmak. Ama oturup tek başıma hayal kurduğum zaman yönetmenlik daha ağır basıyor diyebilirim.



    --------------------------------------------------------------------------------



    Ağabeyimle birbirimizi tamamlıyoruz

    AĞabeyİm Alper Özyurtlu grafik tasarımcı. Birlikte bir klip çektik. Mavi Sakal ekibinden Murat, Batur ve prodüktörleri Tanju Eren’in yanlarına Evren Uysal’ı da alıp kurdukları yeni bir grup var; Foma. Grubun ‘İnsafsız’ adlı parçalarına çektik klibi. Yönetmenliği çok seviyorum; kamera arkasında olmak da çok hoşuma gidiyor. Ağabeyimle sürekli fikir paylaşımında bulunuyoruz, birbirimizi iyi tamamlıyoruz. Çocukken ne yaparsa onu taklit ederdim. Ben 11 yaşındayken o tiyatro yapıyordu Onların ekibe katılıp daha o yaşlarda bir şeyler yapmaya başladım. Sonra resim çizmeye başladı “ben de çizerim” dedim. Zaten liseyi de İzmit’te Güzel Sanatlar’da okudum.

    Kaynak: Akşam gazetesi - MUTLU HESAPÇI


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Cuma Mart 28, 2008 1:17 pm

    Elveda Rumeli'ciler önümüzdeki yıl da atv ekranında olacak

    MUSTAFA KIZIL - MAGAZİN

    Elveda Rumeli'nin iki yapımcısı; Serdar Akar ve Tarkan Karlıdağ, dizinin önümüzdeki sezon da sürprizlerle devam edeceğini söyledi..


    Elveda Rumeli'nin iki yapımcısı; Serdar Akar ve Tarkan Karlıdağ dizinin önünüzdeki yıl da devam edeceğini, ayrıca yeni bir projelerinin daha olduğunu açıkladılar. Kıbrıs çıkarması üzerine bir dizi yapacaklarını söyleyen ikili ile 'Elveda Rumeli, yeni dizileri ve kurdukları şirket üzerine konuştuk.

    * Elveda Rumeli nasıl ortaya çıktı?
    Tarkan Karlıdağ: Biz Adam Film'i kurduktan sonra atv ile görüşmeye gittik. Bizden yaz için Osmanlı döneminde geçen bir sit-com istediler. Proje geliştikçe gelişti ve Elveda Rumeli ortaya çıktı.

    Peki neden dizinin çekimleri için Makedonya'yı seçtiniz?
    Serdar Akar: En kolay çalışılabilecek yer orasıydı... Bir de hikayemiz Makedonya'da geçince onu gidip yerinde çekmenin daha doğru olacağına inandık. Zaten doku çok müsait. Makedonya'daki Türk oyuncular çok başarılılar.

    Yurtdışında proje çekmenin zorlukları neler?
    T.K.: En büyük zorluk sevdiklerinizden ve ailenizden uzakta olmanız. Bir de bürokratik zorluklar çıkıyor karşımıza... Kendi ailenize ve vatanınıza, İstanbul'da boğazın kenarında oturmak gibi özlemleriniz tabi ki oluyor.

    * Diziye gelen tepkiler nasıl?
    T.K.: Türkiye'deki birçok göçmen dernekleri bizimle birlikte olmak istediklerini belirtiyor. Çok yoğun bir ilgi var. Oraya gelmeye çalışan çok insan var. Diziyi siyasetçilerin de izlediğini ögrendik. SA: Geçenlerde Rumeli Türkleri Derneği'nden plaket aldık. Bu sıralarda Rumeli İşadamlar Derneği'de böyle bir teşşekkür plaketi vermeyi düşünüyorlar. Onların 'tamam' demiş olmaları güzel...

    * Kosova'nın bağımsızlığından sonra Balkanlar biraz karıştı.
    Bu size yansıdı mı? TK: Bulunduğumuz coğrafya, yaşanan olayların olduğu coğrafya ya uzak. Makedonya'da 1996'dan 2001'e ondan sonra münferit olaylar dışında Balkanlar'ın en sakin mekanı. Amerikalılar'ın burada yaptığı uzun metrajlı filmler var. Güvenli olmasa gelmezler. O yüzden herhangi bir karışıklık yok. Bizim setimizde Sırp, Alman, Bulgarlar var. Birlikte eğleniyoruz.

    HANDE İLE UZLAŞAMADIK
    * Dizinin başında Hande Subaşı ile yollarınızı neden ayırdınız?

    S.A.: Genel performansından çok mutluyduk. Ama onun sözleşmeye bakış açısı bize uymadı. Yapımcı olarak biz de sözleşmesiz bir oyuncunun uzun soluklu bir işte yer almasını doğru bulmadım. Kendisine sözleşmeyi imzalamadığı taktirde görevinin devam etmeyeceğini söyledik. 'Prensiplerim buna çok uygun değil' dedi olmadı. Biz de Berrak Hanım'la görüştük.

    * Bölgenin turizm açısından tanıtılmasına da katkınız oldu. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
    T.K.: Diziyi çektiğimiz yer doksan bin nüfuslu bir yer. Geldiğimizde ciddi bir ekonomik hareketlilik sağladık. Düşündüğümüz zaman neredeyse yüz elliye yakın Makedon ailesi bu işten geçimini sağlamaya başladı.
    S.A: Balkanlar'a hizmet eden bazı tur şirketleri ilanlar vererek Elveda Rumeli turları düzenlemeye başlamışlar. Ama setimize gelmek isteyenler bizimle irtibata geçerse çok daha doğru olur.

    * Elveda Rumeli ne kadar daha sürecek?
    T.K.: Dizimiz önümüzdeki sezon da muhakkak devam edecek. Şu anda Makedonya'dan geri dönmeyi düşünmüyoruz.

    Kıbrıs'ta dizi çekeceğiz

    * Yeni bir proje üzerinde çalıştığınızı duyduk...

    T.K.: Kürşat Başar ile Kıbrıs üzerine bir proje tasarlıyoruz. 1963 ile 1974 yılları arasında ikinci harekatın sonuna kadar sürecek otuz dokuz bölümlük bir proje. Bir de sinema filmi tasarlıyoruz. Orada büyük acılar yaşanmış. Sürekli Kıbrıs'a gidiyoruz.
    S.A.: Bu konuyu araştırmaya başladıktan sonra Kıbrıs ile ilgili ne kadar az şey bildiğimizi öğrendik. Sanki bir şekilde üzeri kapatılmış gibi. İnşallah onların hepsini gün yüzüne çıkarmaya çalışacağız.

    İkimiz de Türk vatandaşıyız

    * Makedonya vatandaşlığına geçeceğiniz konuşuluyor. Doğru mu?

    T.K.: Serdar ile ben o coğrafyayı çok sevdik ve en başarılı dönemimizi orada geçirdik diyebiliriz. Ev sahibi olalım mı derken 'Sizi Makedon vatandaşı yapalım mı?' diye bir teklif geldi. Ama şimdilik öyle bir şey yok. İkimiz deTürk vatandaşıyız.

    * Sinema filmi var mı?
    S.A.: Adam Film'in değil ama yazın benim bir sinema filmim var. Henüz ismi belli değil. Kadroyu da oluşturmadık.


    Kaynak : Sabah Gazetesi


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Cuma Mart 28, 2008 1:24 pm

    Elveda Rumeli’ye yürek dayanmadı

    Elveda Rumeli, dün akşamki bölümde yürekleri dağlayan sahnelerle ekran başındakileri hayli zorladı. Hem Zarife’yle Aleks’in içinde bulunduğu durum hem de Yunanlılar’ın Müslüman halkı katlettiği sahnelere yürek dayanmadı.





    Ramiz Baba, ayakta alkışlanası bir adam. Kızının bir Hristiyana aşık olmasını önce kendine yediremeyen Sütçü Ramiz, yaptığının hata olduğunu gördükten sonra bütün yüreğiyle kızına sahip çıktı. Bütün köylü kendisine sırt dönse de o büyük bir yüreklilikle ailesini alıp kasabanın ortasındaki kahveye oturdu. Sütçü Ramiz, bu tavrıyla kızının utanılacak bir şey yapmadığının ve onun arkasında olduğunun mesajını vermekteydi. Kasabadaki hem Hristiyan hem Müslüman ahali ise bu aşka öylesine sert bir tutum sergiliyorlardı ki iki aşığa en kötü cezanın verilmesi gerektiğini savunuyorlardı.

    Bu arada Baytar Efendi’nin yaşanan acı olaylara dayanamayıp hastalandığını, zavallı adamcağıza inme indiğini öğrenen Sütçü Ramiz, tüm ailesini alıp ziyarete gitmeyi de ihmal etmedi.

    Mahkeme günü ise Sütçü Ramiz ve ailesi başları dik, alınları açık kızlarının arkasında salondaki yerlerini aldılar.

    Sütçü Ramiz ve ailesi, yaşadıkları zor günleri bu şekilde atlatmaya çalışırken, Makedonya’nın üzerine kara bulutlar çökmekteydi. Yunanlı askerler çeteci kılığında Teselya’daki katliamlarına devam etmekteydiler. Yunanlılar, köyleri basıp evleri ateşe verdi, can havliyle dışarı kaçan insanları da kurşuna dizdiler. Bu sahneler ekran başındakilere duygulu anlar yaşattı. Üzerinden bir asır geçmesine rağmen Balkan’lardaki bu katliam yürekleri sızlattı.

    Zarife ve Aleks’i korumayı reddedip linçle ölmelerini isteyen Kaymakam Abdül, bu konuda başarılı olamayınca hırsını almak için Dimitri ile anlaşmayı bile göze alacak kadar kendini kaybetti. Ekran başındakileri en zorlayan sahneler de Dimitri ve 3 arkadaşının Zarife ile Aleks aleyhine ’zina yaptıklarını gördük’ yalanıyla mahkemede Abdül tarafından tanık gösterilmeleri oldu. Abdül’ün hırsı ve içindeki düşmanca tutumu Vahide’yi elde edememesinden kaynaklanmaktaydı. Bu hırsı Abdül’ü öyle bir hale getirdi ki kızların kaldığı nezarethaneye gidip Vahide’yle pazarlık yapmaya bile kalkıştı.

    Kadı Efendi, mahkemede herşeye rağmen Dimitri ve adamlarının tanıklığını kabul edince Zarife ve Aleks falakayla cezalandırıldı; aynı zamanda Aleks’in sürgün edilmesine karar verildi. Kaymakamlığın önünde hazırlanan falakaya Zarife ve Aleks getirildiğinde, Sütçü Ramiz ve ailesinin sessiz çığlıkları herkesin yüreğini dağladı. Abdül ise Zarife ve Aleks’in falaka cezasını kendisi uygulamak istedi. Ekran başındakilerin sabır sınırlarını zorlayan son karede Abdül, içindeki zehiri suçsuz iki insanın bedenine kusan bir canavar gibi elindeki falaka aletini var gücüyle savurmaktaydı.

    Bu arada Osmanlı da gittikçe artan Yunan tacizleri ve Müslümanlara karşı başlatılan katliamlar üzerine nihayet duruma müdahale etmek gerektiğini farkederek savaş kararı aldı.

    TELEVİZYONGAZETESİ-ZELİHA KUZUCANLI


    En son dilan-cagri tarafından Cuma Mart 28, 2008 1:26 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Cuma Mart 28, 2008 1:25 pm

    Dilek ağacı yanmadı

    Elveda Rumeli izleyicileri iki haftadır isyanda. Dizinin geçen haftaki bölümünde Alex ile Zarife'nin sevda çaputu bağladıkları dilek ağacının bu ilişkiye karşı çıkanlar tarafından yakıldığı sahne, çevre duyarlılığı taşıyan herkesin yüreğine kor gibi düşmüştü. İzleyiciler "Dizi için güzelim ağaç yakılır mı?" diye isyan ettiler. Durumu öğrenmek için yapımcı Tarkan Karlıdağ'ı aradım. "Olur mu hiç öyle şey? Ağaç yakar mıyız? İzleyenlerin dikkatinden kaçmış. Son bölümde jenerik akarken, dilek ağacına hiçbir zarar verilmediğini yazıyla belirtmiştik. Bizim son derece yetenekli bir animasyon ve dijital efekt grubumuz var. Onlar çeşitli dijital teknikler kullanarak ağacı yanıyormuş gibi göstermeyi başardılar. Bu arada dizide yer alan hayvanlar için de kimse endişe etmesin. Hepsinin birer bakıcısı ve eğiticisi var" deyince derin bir "oh" çektim. Bu arada Rumeli'de Yunan askerlerinin sivil kıyafetlerle Müslümanlar'ın evlerini yaktıkları, çoluk çocuk herkese kurşun yağdırdıkları sahneyi Almanya'da her an kundaklanma korkusu yaşayan gurbetçilerimiz kim bilir hangi duygularla izlemişlerdir. Kimbilir nasıl yürekleri yanmıştır... Aradan 110 yıl geçti. Ama bunca yıl bile çağdışı haçlı zihniyetini değiştiremedi.

    Sabah Gazetesi-Yüksel Aytuğ


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Cuma Mart 28, 2008 1:29 pm

    Atv'nin sevilen dizisi Elveda Rumeli'nin son bölümünü izlediniz mi?

    Hani, Yunan genci Alex ile Türk kızı Zarife'nin yakalandıktan sonra mahkemeye çıkartıldıkları sahneleri.
    Sadece 3 gün ceza alacaklarken, Kaymakam Abdül'ün komplosu sonucu zina suçlaması ile karşı karşıya kaldılar.
    Köy basmaktan tutuklu bulunan Yunan eşkıyanın şahitliğine dayanarak üstelik.
    Kadı önündeki manzaraya bakıyor ve 100 falaka cezası veriyor.
    Ceza bu değil aslında ama senariste de kızmamak lazım, günün şartları bu kadarına elveriyor.
    Neyse, konumuz bu değil.
    Konu şu, kadının verdiği karar şeklen doğru.
    Yani günün moda deyimiyle hukuken hiçbir yanlış yok.
    Ama adalet denilen o en kutsal olgu?
    İşte hukuken uygun olmasına rağmen adalete uygun değil.
    Karar adil ve gerçek değil.
    Kadı bunu bilmesine rağmen geçerli hukuka göre şekil uygun olduğu için kararı vermek zorunda kalıyor.
    İşte, günümüzdeki en önemli sorunumuz bu.
    Hukuk kutsal bir mit gibi algılanıyor ama aslında kutsal olan adalet.
    Hukuk sadece usulü, şekli belirleyen teknik bir yöntem.
    Adalet toplum için var, hukuk adalet için.
    Eğer adaleti sağlamada hukuksal bir problem varsa hukuk yolu düzeltilmeli.
    Elveda Rumeli bir dizi ama haksızlık nerede olursa olsun vicdanımızı sızlatıyor.
    "Günümüz Türkiye'sine bir de böyle bakalım" derim...


    Kaynak: Takvim Gazetesi - şükrü kanber


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Cuma Mart 28, 2008 1:30 pm

    Yurtsever diziler izlenmiyor

    İlan edildiklerinde 'tamam bu tutar' diyorum, ama olmuyor, Türk dizi izleyicisi, yurtseverliğin/kahramanlığın ağır bastığı dizilere ilgi göstermiyor, üstelik hepsi de iyi çekilmiş diziler oldukları halde... Bunların içinde en eğlencelisi Elvada Rumeli, ama o bile hak ettiği yeri bulamadı, Karayılan deseniz gerilerde, Dur Yolcu ses getirmedi, Kınalı Kuzular da öyle.. Geçen hafta Bosna'daki Müslman katliamını anlatan Ölüm Çiçekleri yayınlandı, o da izlenmedi. Üzücü hem de çok ...

    Tercuman


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Perş. Nis. 03, 2008 5:02 pm



    Bazı usta oyuncular burnundan kıl aldırmıyor

    Elveda Rumeli dizisinin Hatice’si Gülçin Santırcıoğlu, dizide beraber rol aldığı Şebnem Sönmez ve Erdal Özyağcılar’ı yere göğe sığdıramıyor. Genç oyuncu ‘Ne zaman istesem hemen yardımcı oluyorlar. Ama herkes Şebnem ve Erdal ağabey gibi olamıyor. Bazı usta oyuncular var ki burnundan kıl aldırmıyor’ diyor

    Herkes onu Elveda Rumeli dizisindeki Sütçü Ramiz’in büyük kızı Hatice olarak tanıdı ama bu Gülçin Santırcıoğlu’nun ilk deneyimi değildi. Opera Şan Bölümü mezunu olan genç oyuncu daha önce de Altın Portakal kazanan Türev ve Yumurta adlı filmlerde oynadı. Elveda Rumeli’de ailenin ağırbaşlı ve iyi huylu bir kızını canlandıran Santırcıoğlu son zamanlarda tüm hayatının havaalanları ve otellerde geçtiğini söylüyor. Ama bundan çok da rahatsız olmadığını belirten genç oyuncu ‘Bu kadar güzel bir iş olmasaydı sanıyorum bir dakika bile durmazdım’ diye konuşuyor.

    Gülçin Santırcıoğlu kimdir?

    1977 doğumlu, 9 Eylül Üniversitesi Konservatuarı Sahne Sanatları Opera Şan Bölümü mezunuyum. İzmirliyim okul bittikten sonra İstanbul’a yerleşen çok mutlu bir çocukluk geçiren biriyim.

    İstanbul’a oyuncu olmak için mi geldiniz?

    Hayır, öyle bir amacım yoktu. Yani ünlü olmak için gelmedim. Sadece İzmir’de yapabileceklerimi tamamladığım için İstanbul’a gelmek zorunda kaldım. Yoksa bir ömür boyu İzmir’de yaşardım. Önceleri hep kamera arkasında görev aldım. Sonra da kamera önüne geçtim.

    İKİ FİLMİM DE ÖDÜL ALDI

    Kamera önüne geçmeniz de sanırım Türev filmi ile oldu...

    Aslında önceden çok iyi yönetmenlerle çektiğim kısa filmler vardı ama legalleşmesi anlamında ilk filmim Türev’di. Film bizim amatörlükten profesyonelliğe geçtiğimiz bir işti. Buna yönetmenimiz de dahil. Film çekilmeden önce müzisyen dostlarımızla bir arkadaşımızın evinde yemek yerken yönetmen Ulaş İnanç elinde bir projenin olduğunu ve Süreyya rolünü benim oynamamı istediğini söyledi. Senaryoyu okuduktan sonra ben de beğendim ve filmin çekimlerine başladık.

    Türev’in ardından Yumurta geldi...

    Ben masabaşında oturup plan yapan biri değilim. Yani şu filmde oynarsam şöyle popüler olurum, şunu yaparsam film tutar ya da sansasyon yaratırım gibi şeyler düşünmüyorum. Ama Türev gibi Yumurta da çok ses getirdi. İki filmde oynadım ve her ikisi de Altın Portakal aldı. Bu da benim şansım oldu.

    BU İŞ BÜYÜK BİR FIRSAT

    Yine başarılı bir proje olan Elveda Rumeli dizisinde de oynuyorsunuz.


    Yapımcıları Tarkan Karlıdağ ve Serdar Akar bir gün beni çağırdılar ve projeden bahsettiler. Bunun öncesinde tanışmıyorduk. Rolümü beğendikten sonra teklifi kabul ettim.

    Erdal Özyağcılar ve Şebnem Sönmez ilk başlarda yardımcı oldu mu size?

    Daha önceki işlerimde, bu işe yıllarını vermiş insanlarla konservatuardan itibaren hep bir aradaydım. Bence bu biri için büyük bir fırsat. En azından ben bu durumun benim için öyle dolduğunu düşünüyorum. Çünkü o kişiler ne tecrübelerini, ne enerjilerini, ne de tekniklerini sizden sakınıyorlar. Şebnem de Erdal ağabey de böyle. Ne zaman yardım istesem hemen yardımcı oluyorlar. Ama herkes Erdal ağabey ve Şebnem gibi olamıyor maalesef. Bazıları var ki deyim yerindeyse burnundan kıl aldırmıyor. En ufak bir bilgi veririm diye korkuyor.

    Dizide Rumeli Türkçesi ile konuşuyorlar. Şiveyi nasıl öğrendiniz?

    Opera bölümünde okuduğum için derslerimin yarısı şan yarısı tiyatro derslerinde geçiyordu. O yüzden de şiveyi öğrenirken çok zorluk çekmedim. Tabii insanda yetenek de olması gerekiyor. Öbür türlü armut piş ağzıma düş olmuyor. Makedonya’da oradaki insanları inceledim. Nasıl konuştuklarına baktım. Onlarla konuşarak pratik yaptım. Yani sanki yeni bir dil öğreniyormuş gibi hala konuşulan dile çalışıyorum.


    Dizi güzel olmasaydı bir dakika bile durmazdım

    Zamanınızın çoğu Makedonya’da geçiyor olmalı.


    Evet, neredeyse sürekli oradayız. Hatta ilk başlarda bir ay Türkiye’ye dönememiştik. Şimdi ise şanslıysak on günde bir, bir iki günlüğüne de olsa gelebiliyoruz.

    O zaman özel hayat diye bir şey kalmadı...

    Açıkçası şu an otomatik pilota bağlamış durumdayım. Nankörlük etmek istemesem ama bazen ‘Ne yapıyorum ben’ dediğim anlar oluyor. Çünkü son zamanlarda tüm hayatım havaalanlarında ve otellerde geçiyor. Ancak bu kadar güzel bir iş olmasaydı sanıyorum bir dakika bile durmazdım.

    Makedonya’da yaşamakta zorluk çekiyor musunuz?

    Sonuçta uzak ve bilmediğimiz bir yer. Yabancı bir ülkedeyiz. Dilini bilmiyoruz, yemeklerini bilmiyoruz. Tabii ki zorlanıyoruz zaman zaman ama gün geçtikçe de alışıyoruz. Kaldı ki hiçbir iş kolay değil. İyi bir iş yapıyorsanız da zorluklarına katlanmak zorundasınız.

    Halkın tepkisi nasıl size?

    Çok güzel ve çok sıcak insanlar. Her çekimde mutlaka etrafımızı sarıyorlar. İzliyorlar bizi. Set aralarında fotoğraf çektiriyorlar. Hatta fanatiklerimiz bile oluştu.


    Badem grubuyla şarkı söyledi

    Oyunculuğun dışında profesyonel olarak müzikle de ilgileniyorsunuz. Biraz bahseder misiniz?


    Öncelikle şunu söyleyeyim. Ne oyunculukta ne de müzikte hiçbir zaman biran önce kendimi ortalara atayım da bir şeyler olayım modunda olmadım. Hatta albüm yapma aşamasından döndüm. Çünkü her zaman daha iyi bir fırsat ve kendi şartlarımı koyabileceğim bir ortam olmasını istedim. Fakat yapımcı para kazansın diye çizgimden vazgeçip albüm yapmak istemiyorum. Sonuçta albümüm olmasa da şarkı söylüyorum.

    SAHNEYE DE ÇIKTI

    Nerede söylüyorsunuz?


    Fransız Sokağı’nda ve Kız Kulesi’nde uzun süreler boyunca şarkı söyledim. Hatta dizi müziklerini de ben söyledim. Tabii dizi olunca ara verdim. Son olarak Badem grubuyla bir düet yaptım. Çok özel ve güzel bir çalışma oldu her iki taraf içinde. Ama biliyorum ki Türkiye’de olsam kesin bir grup kurmuştum şimdiye kadar. Makedonya’da olduğumuz için şimdilik bunu rafa kaldırıyorum.

    Filmlerde dizilerde oynuyorsunuz, şarkı söylüyorsunuz. Peki, tiyatroda oynamayı düşünüyor musunuz?

    Tiyatro yapmış olmak için yapmak istemiyorum. Çünkü tiyatro çok değerli bir sanat dalı. Ne zaman kendimi hazır hissettim, oyunu beğendim işte ancak o zaman tiyatroda oynarım. Yoksa ‘Onu da yapıyorum, bunu da yapıyorum, ben en iyiyim, bak her dalda iş yapıyorum’ demek istemiyorum.


    HALE CEYLAN BARLAS Star Gazetesi


    30.03.2008


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Perş. Nis. 03, 2008 5:04 pm

    Atatürk'ü oynayınca bakış açım genişledi

    BUGE CANKAT - GÜNAYDIN






    Elveda Rumeli'de bu akşam Mustafa Kemal Atatürk'ün gençlik yıllarını konservatuar öğrencisi Saffet Durmuş canlandıracak. Genç oyuncu Durmuş "Atatürk karakterini üstünüze giydiğinizde bakış açınız genişliyor, tüm engeller ortadan kalkıyor" diyor..



    Saffet Durmuş 1986 Bulgaristan doğumlu.

    Elveda Rumeli'nin bugünkü bölümünde Mustaf Kemal Atatürk'ün askeri okulda öğrenci olduğu ilk gençlik yıllarını konservatuar öğrencisi Saffet Durmuş canlandırıyor. Atatürk'ü oynamanın her oyuncu için müthiş bir onur olduğunu söyleyen oyuncu, 'Atatürk karakterini üstünüze giydiğinizde tüm engeller kalkıyor. Bakış açınız genişliyor, hiçbir şey 'imkansız' gözükmüyor. Önünüzde sadece bir hedef vardır ve o hedefin peşinden gidersiniz' diyor.

    * Kendinizi tanıtır mısınız?
    1986 Bulgaristan doğumluyum. 11 yıl orada yaşadıktan sonra Türkiye'ye göç ettik ve Bursa'ya yerleştik. Bursa Şehir Tiyatrosu'nda 3 yıl kursiyerlik yaptım. 2006 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro bölümünü kazandım. Şu an ikinci sınıf öğrencisiyim.

    HALUK BİLGİNER'İ ÇOK BEĞENDİM
    * Elveda Rumeli'den nasıl teklif geldi size?

    Gece evde film izlerken telefonum çaldı ve bir arkadaşım 'Elveda Rumeli' dizisinde Atatürk rolü olduğunu, istersem başvurabileceğimi söyledi. Önce çekingen davrandım ama bir oyuncu için Atatürk'ü oynamak müthiş bir onurdur. Ve denemeye karar verdim. Serdar Akar ve Tarkan Karlıdağ ile görüştük. Ardından kabul edildim.

    * Dizide Atatürk'ün gençlik yıllarını oynuyorsunuz. Ne hissediyorsunuz?

    Atatürk karakterini üstünüze giydiğinizde birden bütün engeller ortadan kalkıyor. Bakış açınız genişliyor. Olaylara, durumlara, düşüncelere 'imkansız' damgasını vurmuyorsunuz. Önünüzde bir hedef vardır ve siz bunu aşacaksınız. Ama nasıl? İşte bu sorunun peşinden gidersiniz.

    * Daha önce Rutkay Aziz'den Haluk Bilginer'e kadar gibi pek çok usta isim de Atatürk'ü canlandırmıştı ...

    Onlar Türk tiyatrosunun ve sinemasının usta isimleri... Bense bu işin daha başındayım. Daha çok uzun bir yolum var.

    * Sizce en başarılı Atatürk uyarlaması hangisiydi?
    Benim en beğendiğim uyarlaması Haluk Bilginer'in ve Ali Can Yücesoy'un ortaya koymuş olduklarıdır. GÖÇMEN RUHU TAŞIYORUM!

    * Dizide kaç bölüm oynayacaksınız?

    Şu an dizide bir bölüm oynadım. Diziye katılıp katılmayacağım hakkında bir bilgim yok. Bundan sonra sadece bir iki bölüm olabilir.

    * Role nasıl hazırlandınız? Atatürk hakkında farklı bir çalışma yaptınız mı?
    Farklı bir çalışmadan çok onu anlamaya çalıştım. Kitaplardan, belgesellerden, resimlerinden nasıl düşündüğünü, neler hissettiğini kavramayı denedim.

    * Peki 'Ya bu rolü başaramazsam' gibi bir çekinceniz oldu mu?
    Tabiki. Benim yaşımda biri için çok zor bir rol. Böyle bir karakteri canlandırmak ve ayakta tutmak belli bir deneyim ister. Ben sadece elimden geldiği kadar ona yaklaşmaya çalıştım.

    * Atatürk'ü dizide hangi yönleriyle izleyeceğiz? Okul yaşantısından veya günlük yaşantısından izler taşıyacak mı?
    Atatürk'ün 16 yaşındaki halini izleyeceğiz. İdadi öğrenimi sırasında patlak veren Yunan- Osmanlı harbine katılma isteğini göreceğiz.

    * Göçmen olmanızın o ortamın ruhunu hissetmenizde etkisi oldu mu?
    Kesinlikle. Oraya gittiğimde evime geri dönmüş gibiydim. Bütün o insanları daha önce gördüm. Bu yüzden göçmen olmam o ruhu hissetmemde büyük rol oynadı

    Okulumu asla ihmal etmem
    * Elveda Rumeli neden bu kadar sevildi?

    Samimi ve sıcak olduğu için.

    * Çekim ortamı hakkında ne düşünüyorsunuz?
    Gerçekten müthiş bir ekip. Herkes kendi işini profesyonelce yapıyor. Uzun süredir orada olduklarından bir aile gibi olmuşlar... Belki de tek sıkıntıları çok ender olarak Türkiye'ye dönebilmeleri.

    * Elveda Rumeli gibi bir diziye bu kadar genç yaşta dahil olduğunuz için kendinizi şanslı görüyor musunuz?
    Şu anda aslında tamamen dahil olma gibi bir durum yok. Zaten devamlı olmasını da istemem. Çünkü bu okulumu ertelemem anlamına gelir. Ama o oyuncularla aynı sahneyi paylaşmak çok güzeldi. Onların arasında olmaktan mutluluk duydum.

    Şu an bir tiyatro öğrencisisiniz. Nasıl bir kariyer planı var kafanızda?
    İlk hedefim okulumu bitirmek. Daha sonra İngiltere'ye gidip İngiliz tiyatrosunu tanımak isterim. Genel olarak daha çok tiyatroyla ilgilenmek istiyorum ama sinemayı da asla bir kenara atamam. Aslında tek amacım iyi bir oyuncu olmak. Bunun içinde nereye gitmem, ne yapmam gerekiyorsa yapacağım.

    * Dizi oyunculuğu ile tiyatro oyunculuk sizin için aynı şey mi?
    Açıkçası pek öyle bir ayrım yapmıyorum. Oyuncu her yerde oyuncudur. Ama sahnede aldığım hazzı başka hiçbir yerde almıyorum.


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Perş. Nis. 03, 2008 5:05 pm

    Mustafa Kemal Elveda Rumeli’deydi

    atv’nin sevilen dizisi Elveda Rumeli’nin bu haftaki bölümünü izleyenler bir sürprizle karşılaştı. Henüz 16 yaşında Manastır’da öğrenimini sürdüren Mustafa Kemal’in Osmanlı-Yunan savaşında cepheye gitme çabaları diziye konu edildi.


    Sütçü Ramiz ve ailesi, Zarife ile Aleks’in uğradığı haksız suçlamalarla bedenlerinde ve yüreklerinde açılan yaraları sarmakla meşgullerdi. Aile bu acılarla boğuşurken, Makedonya’da Osmanlı-Yunan savaşı başlamıştı. Gönüllü olarak askere gitmek isteyenlerin kaymakamlıkta kayıtları tutulmaktaydı.

    İşte bu esnada Mustafa Kemal ve arkadaşı Ömer, henüz yaşlarının çok küçük olmalarına bakmadan savaşa gitmek için isimlerini yazdırmaya geldiler. Ancak, görevli memur, yaşları tutmadığı için bu iki yürekli genci listeye almayı reddetti. Oysa Mustafa Kemal kararlıydı. İdadi öğrenci olduklarını saklayarak, sivil kılıkta yeniden memurun önüne çıktılar. Bu kez yaşlarını da büyük söylediler ve gönüllü olmaya hak kazandılar. Ancak dizinin finalinde bir sürpriz onları beklemekteydi.

    Bu sırada askere gitmek için can atan Vahide de erkek kılığına girip adını değiştirerek kayıtlara ismini yazdırmayı başardı. Ancak tam ismi kurada çıkmıştı ki başından fesi düştü ve saçları ortaya çıktı. Arkasında duran babası Hasan, Dilaver ve Mustafa Namık’ın şaşkın bakışları arasında Vahide sinirle meydanı terketti. Tabii Ramiz Baba ve diğerleri de arkasından. Evde şaşkınlıkla karşılanan bu durumda, Vahide’yi ancak annesi Fatma ikna edebildi.

    Sütçü Ramiz’in başına gelenler bununla da bitmedi. Kızının Hristiyan bir gence aşık olması ve iki aşığın zina yaptığı suçlamalarıyla ahali tarafından soyutlanan ve camiden bile kovulan Ramiz Baba, ne olursa olsun askere gitmeyi kafasına koydu. ’Sen kiliseye git’ tepkilerine çok sinirlenen Sütçü Ramiz, yaşına bakmadan gönüllü olarak askere yazıldı. Dilaver, Hasan ve Sütçü Ramiz kurada çıkmadı ama bir tek Mustafa Namık, gönüllü asker olarak orduya katılmaya hak kazandı.

    Ancak Mustafa Namık askere cepheye gitmeden önce yapması gereken bir iş vardı. Yine Karakalpaklı kılığına giren Mustafa Namık, Kaymakam’a hakettiği dersi verdi ve bir itirafname imzalatarak Kaymakam’ın haksız yere iki genci suçladığı itirafnameyi Kumandan Cemil’e götürdü. Sabah kendine gelen Kaymakam can havliyle Mustafa’yı tutuklattırmaya çalışsa da Kumandan Cemil, itirafnameye dayanarak Kaymakam’ı tutukladı. Böylece Zarife ve Aleks’te herkesin gözünde aklanmış oldu.

    Ertesi sabah herkes trenle cepheye giden askerleri yolcu etmeye gittiler. Vahide’de Mustafa Namıl’la vedalaşmak için istasyondaydı. İki aşık yan yana oturmaktalardı. Ama Vahide’nin ağzından tek kelime bile çıkmıyordu. İşte o esnada bir sürpriz daha yaşandı. Genç Mustafa Kemal önlerinden geçerken, Vahide, ’Mustafa’ deyiverdi. Mustafa Kemal, masmavi gözlerini Vahide’ye dikti. Ancak isim benzerliği olduğunu anlamıştı. Mustafa Kemal, trene doğru ilerlerken bu kez benzer bir durum daha yaşandı. Yüzbaşı Ahmet Ekrem, arkadaşı Mustafa’ya seslenirken aynı anda Mustafa Kemal’in bakışlarıyla karşılaştı. İdadi’de öğrenci olan Mustafa Kemal’i ve arkadaşını son anda farkeden Ahmet Ekrem, iki gencin cepheye gitmesini önledi ve yanlarına bir asker vererek okullarına gitmelerini sağladı.Bu karar Mustafa Kemal’in pek hoşuna gitmese de karara uymak durumunda kaldı.

    Dizide Atatürk’ün 16 yaşındaki halini canlandıran Saffet Durmuş başarılı oyunculuğuyla, Ata’nın o dönemdeki gencecik yaşına rağmen vatanını, toprağını savunmaktan bir an bile tereddüt etmeyen kararlılığını da ekranlara taşımış oldu.

    KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Perş. Nis. 03, 2008 5:05 pm

    Gazete Vatan 31.03.2008

    İşte yedi gecenin yedi birincisi


    Yani 100 civarında rakibin kapıştığı diziler liginin yedi şampiyon dizisi. Kanallarının ve hayranlarının yüz akı yapımlar. Tarihin en amansız reyting savaşının yaşandığı sezonun kralları. Kimi zaman gündem belirleyen, yayın saatlerinde sokakları-caddeleri boşaltan, tiryakilik yaratan, kızdıran, saç-baş yolduran ve elbette hepimizin sudan ucuz yegane eğlencesi. İşte size haftanın yedi gecesinin yedi birincisi.

    ‘Sessiz Fırtına’ bitti

    Pazartesi akşamının aslan payını Arkak Sokaklar alıyor. İki kategorideki reytinglerin ortalaması göz önüne alındığında, Arka Sokaklar rakiplerine fark atıyor. Hem de bu işi, ekranda dizi trafiğinin en yoğun olduğu haftanın ilk gecesinde başarıyor. Elveda Rumeli de altın çağını yaşıyor. İlk zamanlar seyircinin biraz tereddüt ettiği dizi, şimdilerde atv’nin en çok izlenen işi. Doktorlar, Bıçak Sırtı, Köprü, İki Aile, Pars Narkoterör bu akşamın kalburüstü diğer dizileri.

    Salı gecesi, elbette Binbir Gece tartışmasız birinci. Biliyorum, seyircisi hikayesinin çetrefilleşmesinden şikayetçi ama Binbir Gece diziler liginin en kuvvetli tiryalik örneği. Hangi kanal karşısına ne koyduysa etki etmedi. Salı geceleri iki senedir hep Binbir Gece’nin liderliğinde geçti. Sessiz Fırtına geçen haftaki finalle yayından kalktı. Ezo Gelin düşüyor; Karayılan’sa iyice gerilerde kaldı. Bir diziyi gösterime sokacak olsam, Salı geceleri PT2’yi, yani saat 22.00’de başlayan zaman dilimini boş bırakmazdım. Elimde sağlam bir dizim olsa, hiç beklemem bu gün ve bu saatte yayına koyardım.

    Çarşamba akşamlarının kralı Yaprak Dökümü. Dudaktan Kalbe yükselen bir reyting grafiğiyle onun peşinden geliyor. Elveda Derken, bu iki yapımı takip ediyor. Ve tabii ki Avrupa Yakası. Atv’nin dizisi, sevenleri için çarşambaların kaçırılmazı.

    Perşembe, haftanın en zorlu ikinci gecesi. Reyting basamaklarının üst sıralarında yine hep diziler var. Gecenin birincisi Kurtlar Vadisi Pusu. Onu, iki Kanal D dizisi olan Annem ve Kavak Yelleri takip ediyor. Samanyolu’nun Tek Türkiye’si bu gecede, her on evden yirmisinde kendisini seyrettirmeyi başarırken, yarışa iyi başlayan Parmaklıklar Ardında’nın reytingleri her hafta biraz daha eriyor.

    ‘Asi’ rakiplerini geçti

    Asi çok önemli bir iş başardı ve her geçen bölümünde seyircisini daha artırarak Hatırla Sevgili gibi, Sıla gibi güçlü rakiplerin yarıştığı cuma gecesinde zirveye adını yazdırdı.

    Geçen sezonlarda cumartesi gecesini dizisiz geçiren kanallar, bu yıl bu geceyi de boş bırakmadı. Kanal D, Genco ve Menekşe ile Halil’le zirveyi yine kaptırmıyor. Atv Selena, Star da Çılgın Dünürüm ve Vazgeç Gönlüm’le yarışta var olmaya çalışıyor.

    Pazarları Fox’un Arka Sıradakiler’ini saymazsak zirveye aday bir dizi yok. Pazar günü ekran sinemaların ve yarışmaların. Atv bu boşluğa bu hafta Benim Annem Bir Melek ile daldı. Oya Başar ile Ali Sunal’ı buluşturan dün gece tanıştığımız Benim Annem Bir Melek’i yazmak ise önümüzdeki günlere kaldı. Hepinize iyi haftalar.

    24 - 31 MART HAFTASININ EN ÇOK İZLENEN DİZİLERİ

    TÜM KİŞİLER

    KANAL REYTING SHARE

    YAPRAK DÖKÜMÜ KANAL D 19.20 44.20

    KURTLAR VADİSİ PUSU SHOW 17.10 39.70

    BİNBİR GECE KANAL D 15.20 35.70

    ARKA SOKAKLAR KANAL D 12.40 29.10

    ASİ KANAL D 9.70 24.30

    TEK TÜRKİYE STV 8.40 20.70

    KAVAK YELLERİ KANAL D 7.60 17.90

    DUDAKTAN KALBE SHOW 7.40 27.40

    ANNEM KANAL D 6.90 21.20

    ELVEDA RUMELİ ATV 6.90 16.10

    KÖPRÜ STAR 6.70 20.60

    GENCO KANAL D 6.40 17.00

    SELENA ATV 6.00 15.90

    ELVEDA DERKEN KANAL D 5.70 19.50

    MENEKŞE İLE HALİL KANAL D 5.30 15.90


    AB GRUBU
    KANAL REYTING SHARE

    BİNBİR GECE KANAL D 20.30 49.40

    YAPRAK DÖKÜMÜ KANAL D 20.20 48.70

    KURTLAR VADİSİPUSU SHOW 15.40 36.30

    ELVEDA RUMELİ ATV 10.10 24.90

    ASİ KANAL D 9.90 24.70

    DUDAKTAN KALBE SHOW 9.00 30.50

    ANNEM KANAL D 9.00 26.50

    KAVAK YELLERİ KANAL D 8.60 21.40

    ARKA SOKAKLAR KANAL D 7.60 18.90

    DOKTORLAR SHOW 7.10 17.70

    BIÇAK SIRTI KANAL D 6.90 20.60

    SESSİZ FIRTINA KANAL D 6.40 20.20

    ELVEDA DERKEN KANAL D 6.20 19.70

    GENCO KANAL D 5.70 15.40



    İLK ON BEŞE GİREN DİZİLERİN KANALLARA GÖRE DAĞILIMI

    TÜM KİŞİLER

    KANAL D 9

    SHOW 2

    ATV 2

    STAR 1

    STV 1


    AB GRUBU

    KANAL D 10

    SHOW 3

    STAR 1

    ATV 1

    STV -

    Memet Güler

    http://w9.gazetevatan.com/haberdetay...ryid=4&wid=132


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Perş. Nis. 03, 2008 5:06 pm

    Mustafa Kemal'in mesajı

    ELVEDA Rumeli giderek vites büyültüyor. Daha ilk bölümünden itibaren dizinin yanında durduğum ve projeye "inatla" omuz verdiğim için azıcık gururlanmak benim de hakkım sanırım. Zira dizi giderek bir "fenomene" dönüşüyor. Elveda Rumeli'nin son bölümünü izlerken zevkten dört köşe oldum. Tarkan Karlıdağ ve Serdar Akar diziyi "sinema tadında görüntülerle" ekrana taşıyorlar. Manastır ve yöresinin oluşturduğu enfes fonun da yardımıyla dizinin neredeyse her karesi kartpostal gibi duruyor. Bu haftanın sürprizi ise Manastır Askeri İdadi'sinde okuyan 16 yaşındaki Mustafa Kemal'in askere yazılma çabasıydı. Arkadaşıyla birlikte yaşını büyük söyleyip, sivil kıyafetlerle kaydını yaptıran Mustafa Kemal, tam trene binecekken, peronda komutanına yakalandı. Geriye ise sanırım şu mesajı bıraktı: "Zafer, her şartta cepheye gönüllü gidenlerindir!.."

    Kaynak : Sabah Gazetesi - Yüksel Aytuğ


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Perş. Nis. 03, 2008 5:07 pm

    Çoook iyiydi!



    'Elveda Rumeli' bu hafta yine çooook iyiydi. Özellikle Erdal Özyağcılar'ı izlemek bana apayrı bir keyif veriyor. Sanki o yıllardan fırlayıp gelmiş gibi bir hali var. Bir de zorlama makyajla 'Atatürk'leştirilmemiş Mustafa Kemal, yüreklerimizi titretti.

    Kaynak: http://www.takvim.com.tr/yaz1709-3180-111.html


    _________________
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir Paz Nis. 06, 2008 2:56 pm

    Dizi sayesinde turizm arttı

    Elveda Rumeli dizisinin çekildiği yerleri merak edenler soluğu Makedonya'da alıyor.


    Dizilerin çekildiği bir çok köy, kasaba ve şehir, daha önce hiç bilinmedikleri halde turizm patlaması yaşıyor. Bir dönem Asmalı Konak sayesinde Kapadokya, Ürgüp civarına akın yapılırken, Bir İstanbul Masalı dizisinin Ağva'da çekilen sahneleri nedeniyle mekanda kalacak yer bulunamıyordu. Kınalı Kar dizisiyle bir anda üne kavuşan Bursa'nın Cumalıkızık köyü de bu örneklerden birisi.

    Bu mekanlardan en yenisi de Elveda Rumeli'nin çekildiği Makedonya oldu. atv'deki 'Harika Pazar' programında, tur şirketiyle Makedonya'ya giden kafileler ekrana getirildi. Elveda Rumeli'nin yaklaşık 200 yıllık bir köyde yapılan çekimlerindeki mekanlarını merak edip tura katılanların çokluğu izleyenleri de şaşırttı. Dizinin çekildiği yerlere tur düzenleyen şirketlere başvuruda adeta patlama yaşanmakta.

    Tur sırasında, oyuncularla da karşılaşan izleyiciler, resim çektirip sohbet etme şansını da buldular.


    Kaynak:Televiyongazetesi


    _________________
    avatar
    zynpocean
    VIP
    VIP

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1093
    Yaş : 30
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 09/03/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından zynpocean Bir Ptsi Nis. 07, 2008 12:56 am

    O’nu tanıdınız mı?

    Son günlerde Turkcell’in yeni reklamlarında oynayan bu yüz size kimi hatırlatıyor? Bir bıyık ve biraz saf bir ifadeyle bakın karşınıza kim çıkıyor?




    Taylan Biraderler’in çektiği Turkcell’in son reklamında yer alan Caner Özyurtlu, aslında Elveda Rumeli’nin sevilen karakterlerinden Ispanak Namık...

    Dizideki saf aşık rolüyle herkesin beğenisini kazanan Özyurtlu, rolünü o kadar güzel oynuyor ki Turkcell reklamında O’nu tanımak pek kolay olmuyor. Ancak genç oyuncunun, Ispanak Namık tiplemesiyle oyunculuğunu konuşturduğu da bu reklamdaki halinden sonra çok daha iyi anlaşılacak gibi duruyor. Zira Caner Özyurtlu, izleyenleri saf çocuk rolüne öylesine inandırmış ki bugüne dek oynadığı diğer rollerin üstüne çıkarmayı başardığı Ispanak Namık’ın Turkcell reklamındaki çocuk olabileceğini anlamak için çok dikkatli bir izleyici olmak gerekiyor.



    Daha önce Sınav, Okul filmlerinde de oynayan 22 yaşında ve henüz konservatuar öğrencisi olan Caner Özyurtlu, verdiği bir röportajda Ispanak Namık’ın çok sevildiğini ve internet sitelerinde ’en çok güldüren’, ’en çok sevilen oyuncu’ oylamalarında en önde yer aldığını söylemişti.


    Kaynak:Televiyongazetesi
    avatar
    zynpocean
    VIP
    VIP

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1093
    Yaş : 30
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 09/03/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından zynpocean Bir Ptsi Nis. 07, 2008 6:05 pm

    Orhan Kılıç, 'Elveda Rumeli'de

    'Elveda Rumeli'ye bu akşam Demet Akbağ'ın ardından Orhan Kılıç konuk oyuncu oluyor. Kılıç'ın 'Arnavut Mehmet' rolü ile Mustafa'nın Teselya Savaşı'ndaki cephe arkadaşını canlandıracağı dizide kasaba halkının alışverişi kesmesi üzerine çaresiz kalan Ramiz, ailesinin rızkını çıkarmak için başka köylere süt satmaya karar verir.

    Oğlu Abdül'ün tutuklandığını öğrenen Mazhar Paşa, Pürsıçan'a gelir. Olanları öğrendiğinde vereceği tepki herkesi şaşırtacaktır. Aleks, sürgün edildiği İşkodra'daki köyde Zarife'siz hayatına alışmaya çalışırken, Mustafa cephede ilk çarpışmalara katılır. atv / 20.00


    http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=674334


    _________________



    Çek git diyor şeytan..git sessiz sedasız..ve gittigin zaman sanmaki ağlayıp sızlarlar ardından..
    avatar
    zynpocean
    VIP
    VIP

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1093
    Yaş : 30
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 09/03/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından zynpocean Bir Salı Nis. 08, 2008 4:30 pm

    Elveda Rumeli’de adalet
    atv’nin sevilen dizisi Elveda Rumeli’de adalet geç de olsa tecelli etti. Makamını ve yetkilerini kötüye kullanan kaymakamın gitmesiyle Sütçü Ramiz ve ailesi de rahat bir nefes aldı. Ancak tek sorunları kaymakam değildi tabii ki...




    Kaymakam Abdül’ün Aleks ve Zarife’ye yaptığı karalama, önceki haftalarda Sütçü Ramiz ve ailesine zor zamanlar yaşatmıştı. Falakaya yatırılan ve suçlamalara maruz kalan aşıkların ayaklarındaki yaralar geçmeye başlasa da yüreklerindeki yara hiç kapanmayacak gibi. 2 asker eşliğinde sürgüne gönderilen Aleks, bakalım gittiği kasabada ne kadar kalabilecek.



    Sütçü Ramiz, içindeki acıyı daha fazla bastıramayarak, tutuklanan Abdül’ün yanında aldığı soluğu. Bir baba olarak yaşadığı acıyı aktardığı sahnelerde ekran başındakilerin de gözleri doldu. Bu arada Pürsıçan’da yaşananları duyan Kaymakam Abdül’ün babası Mazhar Paşa’nın kasabaya gelerek adaleti sağlaması da bir nebze olsun yaşananların acısını bastırdı. Mazhar Paşa, oğlunun yaptıklarından dolayı büyük bir hezimet yaşamaktaydı. Sütçü Ramiz’i çağırarak özür diledi. Dilaver’in yeniden kaymakam olmasını sağlayan Sütçü Ramiz’in Mazhar Paşa’yla yaptığı konuşma da ekran başındakileri duygulandırdı. Mazhar Paşa’nın oğlunu hapiste tutamayacağını ancak kaymakamlıktan alacağını söyleyerek kendisine uzlaşma teklif etmesine Sütçü Ramiz olumlu bir yanıt vermekle kalmadı Dilaveri’n de yeniden kaymakam olmasını sağladı.

    Tabi hem Sütçü Ramiz’i hem de bölgede yaşayan herkesi zorlayan günler de başlamıştı. Savaş kendisini iyiden iyiye hissettirmekteydi. Ramiz’in ocağında pişen tek şey, kızların etraftan topladığı laboda denilen bir bitkiden yapılan yemekti. Bölgedeki inanışa göre bir evde labodanın pişmesi, o evdeki kıtlığa da en açık işaretti. Bunu farkeden Bedia Hanım, durumu Cabbar Efendi’ye aktardı. Fatma’nın tüm itirazlarına rağmen Bedia Hanım, gıda yardımında bulundu da birkaç akşam olsun doğru dürüst bir yemek yeme şansını buldu Sütçü Ramiz ve ailesi.



    Tabi evdeki kıtlığın nedeni savaştan çok, hala Sütçü Ramiz’e tepki veren köy halkının süt satın almaması ve Hasan’ın terzi dükkanına da iş gelmemesiydi. Kasaba halkının aileye karşı tepkili duruşları devam etmekteydi. Bu arada Zarife ve Vahide, babalarının köydeki tepkiler nedeniyle süt satamaması üzerine ona yardım etmeye karar verdiler. Babalarıyla birlikte başka bir köye süt satmaya giden kızların çabaları o gün için sonuç verse de sorunları hala bitmemişti.

    Bu arada cephede de zor günler yaşanmaktaydı. Osmanlı-Yunan savaşı tüm hızıyla sürmekteydi. Cepheye giden Mustafa’ya Vahide’den ayrı kalmak zor gelse de vatan için canını feda etmeye hazırdı. Diğer tüm askerler gibi.

    Bakalım bu savaş Sütçü Ramiz ve ailesini nasıl etkileyecek. Dahası Aleks, Dilaver’in kaymakam olmasından sonra sürgünden dönebilecek mi? Hep beraber izleyip göreceğiz.


    www.televizyongazetesi.com/haberDetayMiddle.asp?ID=10212


    _________________



    Çek git diyor şeytan..git sessiz sedasız..ve gittigin zaman sanmaki ağlayıp sızlarlar ardından..
    avatar
    zynpocean
    VIP
    VIP

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1093
    Yaş : 30
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 09/03/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından zynpocean Bir Perş. Nis. 10, 2008 9:22 am



    Ekrandaki en "baba" sahne
    Elveda Rumeli, içinde müthiş mesajlar barındırıyor. Öncelikle, Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlar'daki çözülme sürecini kendisine fon alırken, o dönem yapılan hataları öyle ustalıkla önümüze seriyor ki, adeta "Tarihten ders alalım ki, tekerrür etmesin" diyor. Bu, işin siyasi ve diplomatik tarafı. Bir de "insani" mesajlar var ki, her biri ayrı bir ders niteliğinde. Türk komşusunun aç uyumasına gönlü el vermeyen Arnavut kadınının, "Kocana 'Adağı varmış, kesip, getirdi' dersin" diyerek, Sütçü Ramiz'in karısına et getirmesini mi yazsam, Sütçü Ramiz'in karnı guruldarken, koskoca paşadan kendi ve ailesi için yardım değil de eski kaymakamın görevine iade edilmesini istemesini mi saysam... Hele bir de Ramiz'in "çocuk sevgisini" dillendirdiği sahneler vardı ki, "aile olmanın" ne demek olduğunu adeta bir yağlı boya tablo gibi ekranlara asıverdi. Ramiz'in; kızı Zarife'ye iftira edip, falaka cezası veren Paşa'nın oğlunu cezaevinde ziyaret ederken söyledikleri, mıh gibi yüreğime çakıldı. Acılı baba, gözyaşları içinde şöyle diyordu: "Sen ki benim soğuk kış gecelerinde nefesimle ısıttığım kızımın ayacıklarına vura vura..." Bir de Ramiz'in küçük kızına etli labada yedirdiği sahne vardı, içimi sıcacık eden... Ramiz, tencerenin içine kaşığını daldırıp, "Nerede bunun etleri be ya?" deyip, uzun bir arayıştan sonra bulduğu et parçalarını minik kızlarına yediriyor, kendisi suyuna ekmek banıyordu. Ekranın mafya babalarıyla kaynadığı şu günlerde izlediğim en "baba" sahneydi!..

    Yüksel Aytug

    http://www.sabah.com.tr/gny/haber,98...22CD0274C.html


    _________________



    Çek git diyor şeytan..git sessiz sedasız..ve gittigin zaman sanmaki ağlayıp sızlarlar ardından..
    avatar
    dilan-cagri
    Super Moderator
    Super Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3443
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 24/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından dilan-cagri Bir C.tesi Nis. 12, 2008 3:56 pm

    Barış Kazanacak!

    Elveda Rumeli'de (atv) dikkat çekici hale gelen bir hoşgörüden bahsetmek istiyorum. Ezeli Türk-Yunan düşmanlığının altını çizmek yerine "Savaşın ne kaaa kötü birşey olduğundan" bahsediyor karakterler...

    Elbette, bu denli hoşgörüyle yaşanmadı tarih. Ama gelecek için tek umudumuz da hoşgörümüz. Ve artık biliyorum ki Elveda Rumeli, falaka sahnesinde bile şiddetten kaçan kamerasıyla bu umudumuzu hep yeşertecek. Ne mutlu...


    Posta Gazetesi - Mesut Yar - 09.04.2008


    _________________
    avatar
    zynpocean
    VIP
    VIP

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1093
    Yaş : 30
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 09/03/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından zynpocean Bir Salı Nis. 15, 2008 5:30 pm

    7 - 14 NİSAN HAFTASININ EN ÇOK İZLENEN DİZİLERİ


    TÜM KİŞİLER

    KANAL REYTING SHARE


    YAPRAK DÖKÜMÜ KANAL D 21.00 47.10

    KURTLAR VADİSİ PUSU SHOW 17.00 40.30

    BİNBİR GECE KANAL D 12.40 28.10

    ARKA SOKAKLAR KANAL D 11.00 25.30

    ASİ KANAL D 9.20 23.70

    TEK TÜRKİYE STV 8.50 21.40

    KAVAK YELLERİ KANAL D 8.20 19.30

    AVRUPA YAKASI ATV 8.10 18.70

    DUDAKTAN KALBE SHOW 7.80 23.00

    ELVEDA RUMELİ ATV 7.60 17.50




    AB GRUBU

    KANAL REYTING SHARE


    YAPRAK DÖKÜMÜ KANAL D 19.90 46.40

    BİNBİR GECE KANAL D 17.20 40.80

    KURTLAR VADİSİ PUSU SHOW 15.90 36.60

    AVRUPA YAKASI ATV 13.70 31.50

    ELVEDA RUMELİ ATV 11.10 27.40



    Kaynak:Vatan Gazetesi


    _________________



    Çek git diyor şeytan..git sessiz sedasız..ve gittigin zaman sanmaki ağlayıp sızlarlar ardından..
    avatar
    sevgi_arsızı
    Moderator
    Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1941
    Yaş : 28
    Nerden : yukardaki tebessümün içinde tutsak......
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 27/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi_arsızı Bir Çarş. Nis. 16, 2008 10:13 am

    Elveda Rumeli’nin maskotu

    Namık, nam-ı diğer ’Ispanak Namık’ ya da kendi deyişiyle ’Mahmut’, her geçen bölüm Elveda Rumeli’nin maskotu haline dönüşüyor. Savaşla gerilen ortamı yumuşatmak da Ispanak Namık’a kaldı...

    atv’nin sevilen dizisi Elveda Rumeli’yi izleyenler bilir; Ispanak Namık, ne Sütçü Ramiz’in ne ailesinin hiç hazetmediği bir tipti. Hatta Ispanak Namık’ın Zarife’ye olan aşkındaki ısrarı, Aleks ile Zarife’nin kavuşmasını hasretle bekleyen ekran başındakileri de zaman zaman geriyordu.

    Aslında Sütçü Ramiz’in yiğeni olan Namık, Pürsıçan’dan gittiğinde, bir kaçak olarak Sütçü Ramiz’in evine sığınan İttihat ve Terakki’cilerden tıbbiyeli Mustafa’ya da dikkat çekmesin diye ’Namık’ adı verilmiş ve Ramiz’in yiğeni olarak lanse edilmişti.

    Ancak Ispanak Namık’ın anasıyla beraber yeniden köye dönmesiyle işler karıştı. Saftirik Namık’a ’Bundan sonra senin adın Mahmut’ dendi. Önce kabul etmeyen Namık ’Zarife Mahmut adını çok sever’ deyince kandı. Ne de olsa saf çocuktu şu Namık, Ispanak Namık...

    Ne zaman ki Zarife ve Aleks’in aşkı Kaymakam Abdül’ün eline düştü, o zaman Ispanak Namık’ın koskocaman yüreği de ortaya çıktı. Zarife’sini sadece mutlu görmek isteyen Namık, aşkını içine gömüp, iki aşığa atıldıkları zindanda birbirlerinden mesajlar bile götürdü. Ispanak Namık, Zarife’yi o kadar çok sevdiyor ki sürgüne gönderilen Aleks’in ardından karalar bağlayan Zarife’yi teselli için çabalayıp duruyor.

    Bu haftaki bölümde, Ispanak Namık, yine yaptı yapacağını ve Aleks’in dedesine gönderdiği mektubu bizzat elden iletti. Zarife’ye de haberi hızla yetiştirdi.

    Dün akşamki bölümde, hikaye neredeyse Namık’ın üzerine yazılmıştı. Savaş’ın tüm yokluğunun ve endişesinin hüküm sürdüğü Pürsıçan’da herkesin gönlüne su serpen bir Ispanak Namık kaldı. Hatta Namık, babalarıyla süt satmaya giden ve yürümekten ayakları su bağlayan Zarife ile Vahide’nin yerini alarak Ramiz’e çıraklık yapmaya bile başladı.

    Ispanak Namık, dizinin hep bir köşesinde gölgede kalmış, bazen güldüren bazen sinir eden tavrıyla ortalıkta dolanmıştı. Şimdilerde Ispanak Namık, adeta dizinin maskotu haline dönüşmeye başladı. Tabii burada Namık’ı canlandıran 22 yaşındaki genç oyuncu Caner Özyurtlu’yu da kutlamak gerek. Özyurtlu, son günlerde Turkcell’in yeni reklamlarında da başka bir karakterle izleyicinin karşısında.

    Bakalım, sonraki haftalarda Namık’ın saf yüreği izleyenlere nasıl keyifli anlar yaşatacak...


    _________________
    avatar
    sevgi_arsızı
    Moderator
    Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1941
    Yaş : 28
    Nerden : yukardaki tebessümün içinde tutsak......
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 27/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi_arsızı Bir Çarş. Nis. 16, 2008 10:14 am

    "Elveda Rumeli" Yılın Dizisi Seçildi

    Bursa'da Rumelili Sanayici İşadamları ve Yöneticileri Derneği (Rumelisiad) Üyeleri Arasında Yapılan Ankette, Özel Bir Televizyon Kanalında Yayınlanan 'Elveda Rumeli' Dizisi Yılın Prodüksiyonu Seçildi.


    Bursa'da Rumelili Sanayici İşadamları ve Yöneticileri Derneği (RUMELİSİAD) üyeleri arasında yapılan ankette, özel bir televizyon kanalında yayınlanan 'Elveda Rumeli' dizisi yılın prodüksiyonu seçildi.

    Kosova ve Makedonya'da resmi temaslarını tamamlayan RUMELİSİAD heyeti, Atatürk'ün de eğitim gördüğü Manastır şehrinde çekimleri süren Elveda Rumeli dizisinin setini ziyaret etti. Sette, yönetmen Doğan Ümit Karaca tarafından karşılanan Rumelili sanayici ve işadamları, bir süre çekimleri izleyerek oyuncularla sohbet etti. 'Elveda Rumeli'nin açık arayla yılın dizisi seçildiğine belirten RUMELİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık, dizi ekibi adına yardımcı yönetmen Doğan Ümit Karaca'ya plaket takdim etti. Ekibin dev bir prodüksiyona imza attığına işaret eden Varlık, başrollerini Erdal Özyağcılar ve Şebnem Sönmez'in üstlendiği dizinin, yılın en iddialı yapımı olduğunu ifade etti. Elveda Rumeli dizisinin tiryakilik yaptığını ifade eden Varlık, "Elveda Rumeli'yi çok sevdik? Oradaki karakterleri, özlemle bağrımıza bastık. Rumeli'den göç edenler kadar, toplumun genelinde bu beğeni var. Elveda Rumeli, tarihimizi bize anlatırken, bağnaz bir öğretmen edasıyla değil, kah ağlatarak, kah güldürerek, içinde müthiş mesajlar barındırıyor. Kahkahayı azıcık gözyaşıyla ıslatıp öyle servis ederek tam kıvamında ekrana taşıyor. Yüzyıllardır kardeşçe bir arada yaşayan insanların zorla birbirine nasıl düşman edildiğini gün yüzüne çıkartıyor. Tarihten ders alalım ki tekerrür etmesin. Bu işin siyasi ve diplomatik tarafı. Bir de insani mesajlar var ki her biri ayrı bir ders niteliğindedir" dedi.

    'Sütçü Ramiz' ile ailesinin Rumeli'ye 'Elveda' derken yaşadıklarını ve çektikleri sıkıntıları iki nesil önce Bursa başta olmak üzere Türkiye'nin değişik bölgelerine dağılan Rumelililerin yaşadığını kaydeden Varlık, konuşmasına şöyle devam etti:


    "Elveda Rumeli, 150 yıldır unuttuğumuz ve ihmal ettiğimiz bir coğrafyayı yeniden hatırlattı. Sevdanın her şeyin üstesinden gelebileceği konusunda giderek azalan umutlarımızı yeşertti. Aile olmanın ne demek olduğunu hatırlattı. Emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum." Oyunculara Bursa'nın meşhur kestane şekerini ikram eden Varlık, keyifle izledikleri dizinin ne kadar zor şartlar altında ve fedakarlıkla çekildiğine şahit olduklarını sözlerine ekledi.

    Karısı ve 5 kızıyla beraber yaşayan, sütçülükle geçimlerini sağlayan Sütçü Ramiz karakterini canlandıran Erdal Özyağcılar ise, gösterilen ilgiden memnun olduklarını ifade etti. 1948 Bursa doğumlu olan sanatçı önümüzdeki bölümlerle ilgili sır vermezken, hemşerilerin ilgisinin de kendisini sevindirdiğini belirtti. Bursa Halkevi tiyatro kolunda 1963'te sanata merhaba diyen dizinin 'Kasap Cabbar'ı Gökhan Mete de, ekibin Bursa'dan geldiğini öğrenince gençlik hatıralarını anlattı. Babasının asker olması sebebiyle Bursa'ya tayin olduklarını ve Çelebi Mehmet Lisesi'nde eğitim gördüğünü ifade eden Mete, gençlik yıllarının Bursa'sını özlemle andı.

    Dizinin Bursalı diğer oyuncusu Tuna Orhan da, İnegöllü bir ailenin çocuğu. Oyunculuğa 1982 yılında Bakırköy'de bir çocuk tiyatrosunda başlayan Orhan, bugüne kadar 30'un üzerinde tiyatro oyununda görev aldı. Melek Karım, Baldız Bacanak, Deli Dolu, Gurbetçiler, Sonradan Görme,Tatlı Hayat, Yarım Elma ve Azap Yolu adlı televizyon dizilerinde oynayan Orhan, "Hokkabaz" filmiyle 18. Ankara Uluslararası Film Festivali 'Umut Veren Yeni Erkek Oyuncu Ödülü'nün sahibi.

    Kaynak: Haberler.com


    _________________
    avatar
    zynpocean
    VIP
    VIP

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1093
    Yaş : 30
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 09/03/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından zynpocean Bir Perş. Nis. 17, 2008 9:51 pm

    Medya Takip Merkezi’nin (MTM) 7-13 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirdiği reklam araştırmasına göre, “Elveda Rumeli” adlı dizi, reklamverenin en çok tercih ettiği dizi oldu...

    İŞTE EN ÇOK REKLAM ALAN 10 DİZİ...

    7-13 Nisan Haftasında En Çok Reklam Alan Yerli Diziler

    No Dizi Adı Yayın Tarihi Spot Süresi (sn.)
    1 Elveda Rumeli (ATV) 07.04.2008 2.321
    2 Selena (ATV) 12.04.2008 2.281
    3 Doktorlar (Show TV) 07.04.2008 2.280
    4 Sıla (ATV) 11.04.2008 2.277
    5 Kurtlar Vadisi Pusu (Show TV) 10.04.2008 2.244
    6 Avrupa Yakası (ATV) 09.04.2008 2.217
    7 Hepsi 1 (ATV) 08.04.2008 2.207
    8 Parmaklıklar Ardında (ATV) 10.04.2008 2.161
    9 Kavak Yelleri (Kanal D) 10.04.2008 2.152
    10 Hatırla Sevgili (ATV) 11.04.2008 2.146

    Kaynak: MTM Medya Takip Merkezi (Dizilerin aynı hafta içinde yayımlanan yeni bölümleri ölçümlenmiştir.)
    __________________


    _________________



    Çek git diyor şeytan..git sessiz sedasız..ve gittigin zaman sanmaki ağlayıp sızlarlar ardından..

    Sponsored content

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından Sponsored content


      Forum Saati C.tesi Eyl. 23, 2017 8:19 pm