Yeni Yeni'den


    basında çıkan haberler

    Paylaş
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:37 am

    Yaprak Dökümü dizisinin forum sitelerinde ilginç bir tartışma var. İzleyicilerin bir bölümü, dizinin kötü karakteri Ferhunde'nin son zamanlarda "iyiliğe yönelmesini" sertçe eleştiriyor ve "eskisi gibi kötü olmasını" istiyorlar. Belli ki Ferhunde insanların içlerindeki kötülüğü sağan, onlar için "paratoner" görevi üstlenen bir toteme dönüşmüş. Aslında televizyoncular "kötü kadına duyulan ilginin" uzum zamandır farkındalar. Bu nedenle neredeyse her dizide bir "çıban başı" var. Yaprak Dökümü'nde Ferhunde'nin yanı sıra bir Cevriye Kaynana var ki, Allah düşmanıma vermesin. Bizim zavallı Fikret, ahir dünyada cenneti şimdiden garantiledi. Çünkü Cevriye sayesinde günahlarının cezasını bu dünyada fazlasıyla ödedi! Binbir Gece'de Ali Kemal'in yeni karısı tam bir çıngıraklı yılan... Parmaklıklar Ardında dizisinin zalim Gardiyan'ı Gülten'in uyguladığı psikolojik işkenceler, Filistin Askısı'nın mucidini bile kıskandıracak cinsten. Doktorlar dizisinde Didem Uzel'in canlandırdığı, cerrahlara silah zoruyla ameliyat yaptıran mafya patroniçesi de kötüler sıralamasında mutlaka ilk beşe girer. Eh, bize de ekran başında bol bol "şeytan taşlamak" düşer!..


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:38 am

    Uyuşturucu 'kadın günlerine' de girdi

    Doğu ve Güneydoğu'da uyuşturucu kullanımındaki artışa dikkat çeken Doç. Dr. Dilbaz, "kadın günlerini" örnek verdi..

    Meclis Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığını Araştırma Komisyonu, Ankara Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi yöneticisi Doç. Dr. Nesrin Dilbaz ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Kenan İpek'i dinledi. Doğu ve Güneydoğu'da uyuşturucu kullanımındaki artışa dikkat çeken Doç. Dr. Dilbaz, "Mesela, Gaziantep'te 'kadın günü' toplantılarında birbirlerine esrarlı sigara ikram ediyorlar" dedi.

    ATV DİZİSİNİ HATIRLATTI
    CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, atv'nin "Parmaklıklar Ardında" dizisini hatırlatıp "Uyuşturucunun hapishaneye hangi yollardan sokulduğu anlatılıyor. Gerçek yaşamda böyle mi?" diye sordu. Kenan İpek de "Mahkûm yakınları, bir 'spor ayakkabısı'nın tabanına, ceketin kıvrımlarına birkaç gram uyuşturucu koyuyor" örneğini verdi. Yetkililerin çok konuşulacak diğer açıklamaları şöyle:

    * Nargile de masum değil. Aromalı tütün arasına esrar koyuyorlar.
    * Yaşlılar 'romatizma ağrınız geçer' diye uyuşturucuya alıştırılıyor.
    * 11 yaşındaki çocuklara cezai ehliyetleri olmadığı için kuryelik yaptırılıyor.


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:39 am

    YELDA REYNAULD ADINDA ÖZEL BİR YETENEK!..

    Şurası bir gerçek. 'Parmaklılar Ardında' dizisi tuttu. Kime rastlasam diziyi izlediğini ve beğendiğini söylüyor. Bu kadar yetenekli oyuncunun rol aldığı ve konusu sağlam temellere dayalı bir dizi de izlenmezse 'yuh' derim. Selda Alkor'dan Devin Çınar'a, Özlem Düvencioğlu'ndan Serra Yılmaz'a dek pek çok önemli oyuncu tamam da... Ben Yelda Reynauld'a takılıyorum.

    Acaba soyadı mı şartlıyor diye de düşündüm. Reynauld'u çok kaliteli bir Claude Lelouche filminde başrol oyuncusu olarak düşlüyorum. Fiziği, yüz hatları, konuşma tarzı, sesinin rengi çok farklı-çok modern... Daha önce rol aldığı dizilerde de çarpıcı idi. Umarım bir akıllı yapımcı çıkar da Yelda Reynauld'a sinema filminde başrolü teslim eder.


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:40 am



    ekibin ızgara partisi

    Tarihi Sinop Cezaevi'nde çekimleri süren "Parmaklıklar Ardında" adlı dizisinin ünlü oyuncuları Izgara Tavuk partisinde yorgunluk attı.

    Yaklaşık 6 aydan beri Tarihi Sinop cezaevinde çekimleri sürdürülen , Yönetmenliğini Hakan Gürtop'un yaptığı ve kadın mahkumların çileli yaşam öykülerini ekrana taşıyan, Atv de yayınlanan 'Parmaklıklar Ardında' adlı sevilen dizinin çekimleri bütün hızıyla sürüyor.

    2 Haziranda sezon finaline girecek olan dizinin son bölümlerinin çekildiği şu günlerde dış çekimler için Aklimana giden ekip havanın da güzel olmasıyla yorgunluklarını atmak amacı ile çekim arasında verilen molada tavuk ızgara partisi yaptılar.

    Akliman mevkisinde sahilde bir vatandaşa ait evde gerçekleştirilen çekimlerde verilen arada oyuncular ve set ekibi kendi ızgaralarını kendileri yaparak hem yorgunluk attı hem de stres attı.


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:42 am





    Serra Yılmaz: Kanseri kendime hiç yakıştıramamıştım!

    * Meme kanseri olduğunuzu siz mi fark ettiniz yoksa bir hastanede bu konuda test mi yaptırdınız?
    Ben fark ettim. 17 yıl önce bir sabah uyandığımda bir anda buldum, öğleden sonra teşhis kondu. Ertesi sabah da ameliyat oldum.

    * Doktorunuz size 'meme kanseri' olduğunuzu söylediğinde neler hissettiniz?
    Hayret, idrak edememe gibi durumları birarada yaşadım. İlk başta kendime hiç yakıştıramadım. 'Kızıma yeterince eşlik edemedim daha çok küçük...' diye üzüldüğümü hatırlıyorum.

    * Sizi hastalık sürecinde en çok duygulandıran ne oldu?
    Yakın çevremin ve özellikle de kızım ve hayat arkadaşımın bana eşlik etme çabaları ve gayretleri...

    * Hastanede yattınız mı?
    Ameliyatla tümör alındı, radyoterapi ve kemoterapi gördüm. Ameliyattan sonra üç gün yattım. İyileşmeye çalışırken hastalıkla dalga geçmeye çalıştım. Bu süreçte kızım, hayat arkadaşım ve dostlarım bana çok destek oldular.

    * Peki moraliniz nasıldı? Tedavi ne kadar sürdü?
    İlk şoku atlattıktan sonra gayet iyiydim. Tedavim nisandan aralık sonuna dek sürdü. Bence başına bu tarz bir rahatsızlık gelenlerin, kanserle baş etmeye çalışanların durumu önce iyice anlamaları, pes etmemeleri ve sürekli hastalıkla savaşları gerekiyor.


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:44 am




    Kadına el kaldıran karşısında beni bulur

    'Parmaklıklar Ardında'nın kadın mahkumları döven sert gardiyanı Ogün Kaptanoğlu: "Sebebi ne olursa olsun, kadına el kaldırmak ahlaksızca bir şey... Kadına şiddet uygulayana ben de aynı şekilde karşılık veririm"..

    atv'nin sevilen dizisi 'Parmaklıklar Ardında'nın kuralcı ve sert gardiyanı Cengiz'i canlandıran Ogün Kaptanoğlu performansıyla göz dolduruyor. Dizide, özellikle kadın mahkumları dövdüğü sahnelerle adından söz ettiren Kaptanoğlu, "Gerçek hayatta bir kadına kesinlikle el kaldırmam. Kadına şiddet uygulamak çok ahlaksızca bir şey... Sebebi ne olursa olsun" diyor...

    * Gardiyan Cengiz diziye sonradan girmesine rağmen güzel tepkiler alıyor...
    Seyircinin kafasında Cengiz ile ilgili çok fazla soru işareti oluştu. Herkes Cengiz'in Ankara'dan gönderilmiş bir müffetiş, gizli bir ajan olabileceğini düşünüyor. Şu ana kadar çevremden ve internetten aldığım yorumlar böyle. Cengiz kuralcı, kitaba, nizama uyan bir karakter. Bundan sonraki bölümlerde ayrı bir dünyası olduğunu, insancıl yanlarının olduğunu göreceğiz. Cengiz ile ilgili çok fazla süpriz olacak.

    BEN DE KURALCIYIM
    * Dizilerde sert karakterleri canlandıranlar dışarıda izleyiciden olumsuz tepkiler alıyor. Size gelen tepkiler nasıl?
    Aşırı tepkiler almıyorum. Sadece beni yolda gördüklerinde 'Mahkumlara bu kadar kötü davranmayın' diyenler oluyor. Ben de onlara 'Haketmeseler yapmam' diyorum. Aliye cezaevi müdüresini esir alıyor, dövüyor. Başgardiyan olarak da Cengiz bunun cezasını vermekle yükümlü bir karakter.

    * Cengiz kuralcı, emirlere uyan bir karakter. Peki siz gerçek hayatta nasılsınız?
    Birbirine paralel giden, katı ve olmazsa olmaz dediğim kurallarım var. Sonuçta Türkiye'de yaşıyoruz. Türk toplumunun bize vermiş olduğu örf ve adetlerimiz var. Kurallar aşıldığı zaman ailemde, özel hayatımda ve toplumsal olaylarda tepkimi her zaman gösteririm.

    * Bir projeye sonradan dahil olmanın zorlukları vardır. Siz yaşadınız mı?
    Çevremdeki insanlarla kolay adapte olabilen sosyal bir insanım. Buraya geldiğimde ekip çok yakın davrandı. Bir projeye sonradan katılamanın handikapları vardır. Ben bunu yaşamadım. Tanıştıktan sonra geldiğimiz gün çalışmaya başladık sonrada iyice samimi olduk.

    * Dizide mahkumları dövme sahneleriniz de var... Gerçek hayatta hiç bir kadına şiddet uyguladınız mı?
    Asla.... Bir kadına kesinlikle el kaldırmam. Bazı özel ilişkilerimde kaldırmak istediğim zaman oldu. Ama böyle bir şey yapmam mümkün değil. Kadına el kaldırmak çok ahlaksızca bir şey. Sebebi ne olursa olsun. Kadına şiddet uygulayana ben de şiddet uygularım.

    BERAY SOPAYI HAKETTİ
    * Bu sahneleri çekerken kadınların antipatisini kazanırım diye tedirgin oldunuz mu?
    Yok, olmadım. Cengiz, Beray'ı firar ettikten sonra dövüyor. Dövmesinin sebebi, Beray'dan hoşlanmaması ya da ona bir kin beslemesi değil, elbette... Beray, kaçışı sırasında başka bir mahkumun ölmesine sebep oluyor. İşin içinde firar olunca, olay Cengiz'in görev sınırlarına giriyor. Burada Cengiz'in kuralcı tarafı daha ağır basıyor. Masum bir insanın başka bir insan yüzünden ölmesi Cengiz'i çıldırtıyor. Beray sopayı haketmişti bence. (gülüyor)

    * Projede bu kadar çok kadınla birarada çalışmanın zorlukları oluyor mu?
    On dört bayan oyuncumuz olmasına rağmen üç tane erkek oyuncumuz var. Zorluk yaşamıyoruz. Hepimiz arkadaşız, dostuz. Sette profesyonel olduğumuz kadar setin dışında da profesyonel arkadaşlığımız oluştu. Ama zaman zaman, bir erkek olarak bu kadar bayanın içinde olmak insanı yoruyor. Aynı otelde kalıyoruz. Zaten yorulduğum zaman da kendimi sulara atıyorum. Gidip, dalış yapıyorum. (gülüyor) Onların benden erkek olduğum için çekindikleri taraflar var. Tabii ki, benim de onların yanındayken toparlanmam gerekiyor. Bu bizim ailelerimizden gelen bir terbiyedir.


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:47 am



    Dalgıçlık, dağcılık gibi ekstrem sporlarla ilgilenen 31 yaşındaki yakışıklı oyuncu diziden önce, İzmir'de mankenlere koreografi hocalığı yapıyordu.

    Aşka inancımı kaybettim

    * Aşk hakkında ne düşünüyorsunuz?
    Beray ve Cengiz arasında büyük bir aşk yaşanacak. Cengiz kariyer ve hayatıyla ilgili bir çok şeyi gözardı ederek bazı olaylara kalkışacak. Ama çok güzel bir aşk yaşayacak. İzleyicinin bunu çok seveceğine inanıyorum.

    * Peki ya gerçek hayat? Bekarsınız, bir ilişkiniz var mı?
    Gerçek hayatta aşk artık yok. Aşka inancım da yok. Güzel bir ilişkim vardı. Yürümedi, olmadı. Bir buçuk senedir böyle bir şey yok hayatımda. Aşkı, aşık olmayı çok seviyorum. Ama inancımı kaybettim.

    * Cengiz kuralcı biri ama kuralları hiçe sayarak aşık oluyor...
    İşin ilginçliği de orada zaten... İşte bunun adına 'aşk' diyorlar. Aşk birçok tabuyu yıkar. Benim gerçek hayattaki ilişkilerimde de böyledir. Cengiz aşık olduğu için, kuralları bir sandığa kaldırıyor. Gerçek hayata bunu anlatamadık ama, Beray umarım dizide anlar. Dizide de bir sekte yemeyelim. (gülüyor)

    * Başınıza böyle bir şey mi geldi?
    Evet, o yüzden aşka inancımı kaybettim.


    http://www.sabah.com.tr/gny/haber,497FCA0A942D472FB3E2D8BC766A287A.html

    ,
    Kaynarca'ya benzetilmek hoşuma gitti

    * İnternetteki forumlarda izleyiciler Oktay Kaynarca'ya benzediğinizi yazmışlar. Bu konuda ne düşününyorsunuz?
    'Kardan Adamlar' isimli sinema filminde başrolde oynamıştım. O filmle Antalya Film Festivali'ne katılmıştık. Oktay Kaynarca ile orada tanıştım. Evet, zaman zaman benzeyen taraflarımızı görüyorum. O da yuvarlak surat hatlarına sahip. Bu durum benim de hoşuma gidiyor. Oktay Kaynarca sevdiğim, çalışmak istediğim bir oyuncu.

    * Bu benzerliğin avantajları veya dezavantajları neler olabilir sizce?
    Avantaj ya da dezavantaj olur diye hiç düşünmedim... Ama oyunculuk adına konuşmak gerekirse, Oktay Kaynarca çok deneyimli, uzun senelerdir bu işi profesyonel olarak yapan bir oyuncu. Onun gibi gözükmeyi, onun vizyonuna sahip olmayı ben de isterim. sonuçta herkes oyunculuğuyla bir yerlere geliyor. Ama onun gibi başarılı olmak isterim.

    * Yeni projeler var mı ufukta?
    Bu yaz, 'Parmaklıklar Ardında' tatile girdikten sonra sanat projede yer alacağım. 'Kardan Adamlar'ı yapımcısı ve yönetmeni Ayten Gönülşen yönetecek. Çok güzel, toplumsal bir proje olacağını düşünüyorum


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:48 am

    -->Dizi uzmanımız Ayça Erman dayanamamış aynı gün üç tane e-posta yollamış. Altın Mozaik Ödülleri’ni özetleyip yayınlayacağız:

    “Altın Zakkum Ödüllerinin habercisi Altın Mozaik Ödülleri sahiplerini buldu. Anketimize 753 kişi katıldı. Sonuç izleyicinin birbirini tekrar eden yerli dizilerden bıktığını gösteriyor. İşte neticeler:

    1. Asi (Fırtına-La Tormenta dizisinden esinlenen bu yapımda bildiğimiz tüm klişe hikayeler sergileniyor.)

    2. Tek Türkiye (Terörist grubun lideri olan Şivan karakterinin sempatik ve karizmatik lider, Keji gibi kadın teröristin yufka yürekli gösterilmesi tepkilere neden oluyor.)

    3. Kavak Yelleri (Dawson’s Creek ve Evimiz Hollywood’da karışımı dizideki gençlerin davranışlarına ailelerin tavrı olumsuz.)

    4. Doktorlar (TNT’de yayınlanan Chicago Hope kadar hastalara duyarlı ve hatta onların sorunlarını ön plana çıkaran dizi değil. Ela ve annesinin iki korkunç olaydan sapasağlam kurtulmaları inandırıcı bulunmadı.)

    5. Benim Annem Bir Melek (Kaynana Neriman, Kaynana Semra ile Cennet Mahallesi’nin Penbe’sine benzetiliyor.)

    6. Parmaklıklar Ardında (Sobibor’dan Kaçış-TRT3’te geçmişte yayınlanan yapım- ve Prison Break dizisini izleyenler firar sahnelerini amatörce buldular.)

    7. Binbir Gece (O kadar para karşılığında kendisiyle bir gecelik ilişki yaşayan bir kadının aynı şahsa âşık olmasını inandırıcı bulmayanlar var. Sürekli ayrılıp barışmalar seyirciyi bıktırdı.)

    8. Eşref Saati (Orijinal komedi deniyor ama kocaman kıllı eli ve yeni yüz tıraşı olmuş haliyle kadın kılığına giren bir erkek, sevdiği kadına ulaşmak için kına gecesine katılıyor.)

    9. Arka Sokaklar (Adli olaylar o kadar çabuk çözülüyor ki polisler, deliller ve şahitlerle, suçlulara elleriyle koymuş gibi ulaşıyor.)

    10. Bez Bebek, Arka Sıradakiler (Bütün sihirli ve gençlik dizilerinde yaşananlar bunlarda mevcut.)”

    Kaynak:Akşam Gazetesi/Burhan AYERİ


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:48 am




    Handan tatile çıkınca Gülten'e gün doğdu!

    Handan ve Tarık cezaevinin gergin ortamından uzaklaşmak için birlikte tatile çıkıyor. Fırsattan yararlanan Gülten ise hapse düşen Yakup'a işkence yapmaya kalkışıyor..

    Parmaklıklar Ardında merakla beklenen yeni bölümüyle ekranda. İşte konusu: Handan ve Tarık cezaevinin gergin ortamından uzaklaşıp başbaşa kalabilecekleri bir tatile çıkarlar. Onların yokluğunda, içerideki kargaşa dinmez. Filiz, onu yok etmek için fırsat arayan koğuş karşısında Nur'un kanatları altına sığınırken, Yakup aşkı uğruna yaptıklarından dolayı hapse girer. Yakup'un gelişini fırsat bilen Gülten ona her türlü eziyeti yapacaktır. Hayriye, Nur'un itirazına rağmen bahçenin açılması için toplu dilekçe verir ve savcı, Handan'ın kararını bozmanın zevkiyle bahçeyi açtırır. Cengiz ise hastanede yatan Beray'a ulaşmanın yollarını aramaktadır.


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:49 am

    Sinop'taki Dizi Çekimi

    Tarihi Sinop Cezaevi'nde çekimleri yaklaşık 7 aydır süren ''Parmaklıklar Ardında'' adlı dizinin kent turizmine önemli katkıları olduğu belirtildi.

    Kültür ve Turizm İl Müdürü Hikmet Tosun, sezon finalini çeken dizi ekibini ziyaret ederek, turizme katkıları için yönetmen Hakan Gürtop ve oyunculara teşekkür etti.

    Dizinin Sinop'un tanıtımında önemli rol üstlendiğini ifade eden Tosun, ilk kez Sinop'ta sezon öncesinden otellerin beklenenin üzerinde doluluk yaşadığını belirtti.

    Dizi yetkilileri ise dizinin gelecek sezon da aynı kanalda yayınlanacağını çekimlerin ise Sinop'ta devam edip etmeyeceğinin belli olmadığını belirterek, çekimler boyunca dizinin kente önemli katkıları olduğunu söylediler.

    Dizi çekiminde özellikle kentin turistik mekanlarının kullanıldığını, her hafta 500'ün üzerinde figüranın dizide rol aldığını bunun karşılığında haftada yaklaşık 6 bin YTL ücret ödendiğini kaydeden yetkililer, dizinin Sinop'a katkısının 1 milyar YTL'nin üzerinde olduğunu ifade ettiler.


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:49 am




    Tarihi Sinop Cezaevi’nde çekimleri yaklaşık 7 aydır süren ’’Parmaklıklar Ardında’’ adlı dizinin kent turizmine önemli katkıları olduğu belirtildi.

    Kültür ve Turizm İl Müdürü Hikmet Tosun, sezon finalini çeken dizi ekibini ziyaret ederek, turizme katkıları için yönetmen Hakan Gürtop ve oyunculara teşekkür etti.
    Dizinin Sinop’un tanıtımında önemli rol üstlendiğini ifade eden Tosun, ilk kez Sinop’ta sezon öncesinden otellerin beklenenin üzerinde doluluk yaşadığını belirtti.
    Dizi yetkilileri ise dizinin gelecek sezon da aynı kanalda yayınlanacağını çekimlerin ise Sinop’ta devam edip etmeyeceğinin belli olmadığını belirterek, çekimler boyunca dizinin kente önemli katkıları olduğunu söylediler.
    Dizi çekiminde özellikle kentin turistik mekanlarının kullanıldığını, her hafta 500’ün üzerinde figüranın dizide rol aldığını bunun karşılığında haftada yaklaşık 6 bin YTL ücret ödendiğini kaydeden yetkililer, dizinin Sinop’a katkısının 1 milyar YTL’nin üzerinde olduğunu ifade ettiler.


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:50 am

    Gaf Kürsüsü

    Okurumuz Burak Özkaya'dan suçüstü: Parmaklıklar Ardında dizisinin gardiyanı Cengiz'in gittiği meyhanede genel plan görüntüsü ekrana yansırken, televizyonda "Parmaklıklar Ardında" dizisi yayınlanıyor! (Nur'un bir gardiyanın boğazına bıçak dayadığı sahne)


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:51 am



    Oynadığı dizilerde kötü ve sivri karakterleri canlandıran oyuncu Özgül Kavruk, dizilerde üstlendiği rolleri genelde kendisinin seçtiğini söyledi. Son olarak 'Parmaklıklar Ardında' dizisinde elindeki kuşun kafasını koparıp kanını emen 'Beray'ı canlandıran Kavruk göze batan rolleri oynamaktan rahatsızlık duymadığını belirterek şunları söyledi: “Ben kötü karekterleri çok iyi oynuyorum. Şu ana kadar canlandırdığım karakterleri hep kendim seçtim. Sert ve dişi olanı oynadım. Oyuncu milleti biraz arsızdır. Sürekli değişik roller oynamak ister. Ben de rollerimde ufak da olsa farklılıklar çıkartmaya çalışıyorum."

    KÖTÜYÜ İYİ OYNUYORUM
    Kötüyü oynadığı için bugüne kadar hiçbir tepkiyle karşılaşmadığını da söyleyen Kavruk şöyle devam etti: “Seyirci artık bilinçlendi. Ekranda yapılanın rol olduğunu biliyor. Herkes bana, 'O karakteri ne iyi canlandırıyorsunuz' diyor."


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:53 am



    ‘Hırsız-Polis’ dizisindeki ‘Mavi’ karakteriyle şöhret olan Özlem Düvencioğlu, ‘Parmaklıklar Ardında’da sert bir kadını oynuyor. Genç oyuncu, diziye yöneltilen ‘çok sert’ eleştirilerine ise karşı çıkıyor: Gerçek hayatı yansıtıyoruz!

    Sokakta insanlar bana mesafeli davranıyor

    'Hırsız- Polis' dizisiyle şöhret olan Özlem Düvencioğlu, 'Parmaklıklar Ardında' dizisindeki rolüne gösterilen tepkiyi anlattı: Sert bir hapishane müdürünü oynadığım için bana mesafeli davranıyorlar! Uzaktan sadece 'Merhaba' diyorlar!..

    atv'nin sevilen dizisi 'Parmaklıklar Ardında'da 'Hapishane Müdürü Handan' karakteriyle öne çıkan Özlem Düvencioğlu, "Bu projede kadın hikayesi olduğu ve ekrandaki tüm dizilerden farklı bulduğum için yer aldım" dedi. 'Parmaklıklar Ardında'daki şiddet unsurunun fazla olduğu eleştirilerine karşı çıkan Düvencioğlu, "Bazı dizilerde bir bölümde onlarca insan ölüyor. Her bölüm silahlar patlıyor ve birçok insan ölüyor. Bu şiddet değil mi? Bizim dizimizde gerçek hayat yansıtıldığı için bu kadar tepki alıyor" şeklinde konuştu.

    DUYUNCA TÜYLERİM ÜRPERMİŞTİ
    * Sinop Cezaevi'nde çalışıyor olmak nasıl bir duygu? Cezaevi size neler hissetiriyor?
    Çok soğuk! Cezaevine ilk geldiğimde çok tuhaf duygular hissettim. Sonuçta çok eski ve ünlü bir cezaevi. İlk geldiğimizde burada yaşananları ve idam edilenleri duyunca, tüylerim ürperdi ve çok etkilendim. Ondan sonra insanların birçok şeye alıştığı gibi biz de cezaevine alıştık. Normal bir çekim platosu gibi gelmeye başladı. Ama belli yerlerde yine ruhumun daraldığını hissediyorum. Tabutluk ve hücreler hâlâ tüylerimizi ürpertiyor.

    * Almanya'dan geldiğiniz için Türkiye'deki cezaevi sistemine yabancı olmalısınız. Hapishane Müdürü Handan rolüne nasıl hazırlandınız?
    Benim 'hukuki bilgilerim' tabii ki Almanya'ya yönelik. Türkiye'de 2.5 yılda ne öğrendiysem, onları biliyorum. Burada sistem tamamen farklı. Ben bu diziyi zaten Almanya'dan biliyordum. Oradaki cezeavi müdürü de Handan'a benziyordu. Sertliği, tavırları aynıydı. Yani Handan, Almanya'dan geliyor ve bu cezaevinde olmayan bir sistemi yerleştirmeye çalışıyor.

    * Karaktere yakınlaşmak için bir cezaevi müdürüyle falan konuştunuz mu?
    Evet, buraya geldiğimizde hapishane müdürleriyle tanıştım ve onlarla konuştum. Kendi kafamda bildiklerimden bir şeyler eklemeye çalıştım. Handan genç, idealist bir kadın. Zaten cezaevi de sert bir yer. Bir yere yeni geldiğinde kendini ispatlamak zorundasın!

    İLLE DE GERÇEK Mİ OLMASI GEREK?
    * Genelde bir meslekten birilerini canlandırdığınız zaman onunla ilgili dernekler ayaklanabiliyor. Siz öyle bir tepki aldınız mı?
    Biz burada bir dizi yapıyoruz. Bu bir hayal ürünü. Her şey birebir aynı olmak zorunda değil, zaten olamaz da. Gerçekleri gösterseydik, eminim bu dizi çok daha farklı olurdu. Genel anlamda aldığım tepkiler çok güzel. Bazıları 'bir hapishane müdürü bu kadar iyi olmaz' diyor. 'Sen çok iyi davranıyorsun mahkumlara. Cezaevi müdürleri daha geride durur' diyorlar. Televizyonda gözüken her şeyin ille gerçek mi olması gerekiyor?

    * Şöhreti yakaladığınız 'Hırsız-Polis'teki 'Mavi' karakteriyle çok güzel tepkiler almıştınız. Handan'da durum nasıl?
    Gelen tepkiler çok iyi ama insanlar bu defa bana biraz daha farklı davranıyor. (Gülüyor) İnsanlar çok tuhaf... Bu duruma çok gülüyorum. Karakter yani hapishane müdürü ve sert olduğu için mesafeli davranıyorlar! Çekindikleri için benimle sadece tokalaşıyorlar. (Gülüyor) Mesela,Yelda (Reynaud) ile yolda yürürken, onu görünce boynuna atlıyorlar, sarılıyorlar. Bana da uzaktan sadece 'Merhaba' diyorlar! Ama önceden böyle değildi. 'Handan' rolünden sonra yaklaşımları değişti.

    BEN ÇOK ŞANSLI BİR İNSANIM
    * Bu durumu kıskanmıyor musunuz? "Bana da sarılın" falan demiyor musunuz?
    İşin şakası bir yana Yelda adına gerçekten çok seviniyorum. Onun bu haliyle çok gurur duyuyorum. Sonuçta bizim beraber bir şirketimiz de var. Onun böyle bir tepki alması çok mutlu ediyor. Yelda Reynaud bence çok iyi bir oyuncu, gerçekten bir canavar. Maalesef onu bugüne kadar sadece sinema kitlesi tanıyordu. Şimdi bütün Türkiye'nin tanıması çok güzel bir şey. Bunu hak ediyor.

    * Yelda Reynaud bu projeyle kendini buldu değil mi?
    Hayır; Yelda bu projede olmasaydı, başka bir projede de izleyicinin dikkatini çekerdi.

    * Kendinizi şanslı buluyor musunuz?
    Gerçekten çok şanslı bir insanım. Hayatımda başıma o kadar çok şey geldi ki, geriye dönüp baktığımda gerçekten şanslı olduğumu söyleyebiliyorum.

    * 'Hırsız-Polis' dizisinde bir aksilik olsaydı ve hayal kırıklığına uğrasaydınız oyunculuğa devam eder miydiniz?
    Hayal kırıklığı olarak görmezdim. 'Tamam şansımı denedim ve tutmadı, bitti' derdim. Benim öyle bir hırsım yok. Hiçbir zaman da olmadı. 'Bu dizi tutacak, ondan sonra şurada burada oynayacağım' gibi bir düşüncem de olmadı. Öyle hedeflerim yok. Tabii ki insanlar beni sevmeseydi burada kalmazdım. Belki ikinci bir projede de yer almazdım.

    BEBEK YUNUSLAR SAHİLE VURUYOR
    * 'Parmaklıklar Ardında'nın setinde sizi en çok ne zorluyor?
    Çok ama çok zor bir kış geçirdik. Çok soğuktu. Kasım ayından beri buradayız, sadece son 1.5 aydır havalar biraz daha sıcak. Burada çalışmak gerçekten zor. İnsanın kemikleri bile üşüyor. Dışarda hava soğuk ama hapishanenin içerisi daha soğuk! (Gülüyor) Cezaevindeki kaç kişi bu soğukta zatürre oldu... Daha önce burada kalan mahkumların durumlarını düşünmek bile istemiyorum.

    * Sinop'ta nasıl vakit geçiriyorsun?
    Aslında pek bir şey yapmıyoruz. Özel zamanlarımızda film izliyoruz, yürüyüşe çıkıyoruz. Buradaki köpeklerle zaman geçiriyoruz. Ama son dönemlerde sahilde de pek dolaşamıyoruz çüntü moralim bozuluyor. Sahilde ölü bebek yunuslar görmeye başladık... 'Ne oluyor?' diye sorduğumuzda, 'Bazen olur' diyorlar. Ben yunuslara ne olduğunu anlayabilmiş değilim... Bunun dışında Yelda Reynaud ile kurduğumuz şirketin işleriyle uğraşıyoruz. İstanbul'a gitmediğimiz için şirketin işlerini daha çok buradan yürütüyoruz. Geri kalan zamanlarımızda da ezber yapıyoruz.


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:55 am




    Yelda Reynaud tam bir canavar!

    * Yelda Reynaud ile 'Başıbozuk' isimli bir şirket kurdunuz. Ne tür işler yapacaksınız?
    Bu şirketi belirli hedeflerimizi gerçekleştirmek için kurduk. Biz bir ekibiz. Ekibin içinde herkesin yapabileceği bir şey var. Hedeflerimizi biraraya getirelim dedik. Yelda sanatsal işlere bakıyor. Ben de daha idari işlere bakıyorum. Bir sinema filmi projemiz da var. İnşallah zamanı gelince yapacağız.

    * Yelda kadınların sorunlarını anlatan bir film yapacağınızı söylemişti...
    Sinop'ta kadınlarla ilgili çok şey öğrendim ve gözlemlerimizin film projemize çok çok önemli etkisi olacak.

    * Kadınların birlikte çalışması zordur derler...
    Zor olmuyor. Ne demek istediğinizi çok iyi anlıyorum ama herkes kendini iyi bilirse ve ego sorunları olmazsa, hiçbir sorun yoktur. Şirket aile gibi bir şeydir. Beraber bir hedefin peşinden gidiyorsunuz. Ayakkabı numaran 39 numaraysa, yere de 39 numara basmak zorundasın. Herhangi birisiyle ben bu şirketi kuramazdım. Ama Yelda bahsettiğinde, 'Ben de bu işin içinde olmak istiyorum' dedim.

    * İş ortağınızı cümlede anlatsanız, ne dersiniz?
    Yelda çok zeki ve cocuksu bir ruha sahip olan canavar bir oyuncu.

    Bikini giydirsek sponsor bulurduk

    * Çocuklarla ilgili bir projeniz vardı. Çalışmalar ne aşamada?

    Gezici bir sinema TIR'ı ile çocuklara filmler izlettireceğiz. Sponsorlar hep 'çok güzel bir proje ama biz orada ne bırakacağız?' dedi. Ben de 'isterseniz heykelinizi dikin' dedim. Biz geleceğimiz olan çocuklarla ilgili güzel bir şey yapmaya çalışıyoruz; Firmalar sürekli'ne bırakacağız?' diyor. Biz ünlüleri bir bikini içerisinde bir yerde göstersek, ya da ormanda kazı yaptırsak herkes sponsor olurdu. Ama sosyal içerikli bir proje yaptığında, çok fazla destek bulmuyorsun. Biz de kendi çapımızda, kendi imkanlarımızla gerçekleştireceğiz. Ama şu anda zaman belli değil. Bir yıl bile olmadan bu işi gerçekleştireceğiz. Ön hazırlığın ardından hayata geçireceğiz.

    Bazı şeylere hiç alışamayacağım

    * Türkiye'ye alışabildiniz mi?
    Ayak uydurmaya çalışıyorum. İlk geldiğim günlere oranla bazışeylere alıştım. Diğer şeylere asla alışamayacağım ve alışmam da!

    * Alışmak istemediğiniz ya da alışamadığınız şeyler ne?
    Mesela sokaktaki insanlara, dilencilere alışamam. İnsanlar alışmış bu duruma ama ben onları sokakta görmeye alışamıyorum. Mesela bir olay için polis çağırıyorsun, gelmek bilmiyor!
    * Yıllarca yaşadığınız Almanya'da en çok neyi özlüyorsunuz?
    Tabii ki ailemi özlüyorum. Alman ekmeğini de söyleyebilirim...

    * İlgiden memnun musunuz?
    Tabii ki çok memnunum. Yurtdışına çıktığım zaman yine hiçkimsenin tanımadığı normal hayatıma dönüyorum. insanlar insanlar


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Salı Haz. 10, 2008 12:56 am

    Tarihi Sinop Cezaevi'nde özel bir televizyon kanalına çekilen 'Parmaklıklar Ardında' adlı filmde bu cezaevinden emekli olan bir gardiyan da rol alıyor

    Tarihi Sinop Cezaevi'nden emekli olduktan sonra özel bir televizyon kanalında yayınlanan 'Parmaklıklar Ardında' isimli filmde gardiyan rolünde oynayan Şükrü Özcan isimli emekli gardiyan, tarihi cezaevindeki anılarını yeniden yaşadığını söyledi. 1978-2003 yılları arasında tarihi Sinop Cezaevi'nde çalışıp emekli olduğunu dile getiren Özcan, "22 yılımı burada geçirdikten sonra emekli oldum. Bu film çekimlerinde amatörce yer almanın yanında anılarımı da tazelenmiş oluyorum. Gardiyan rolünde benim haricimde 15 kişilik bir ekip rol alıyor." diye konuştu.

    Özcan, kendileri haricinde bayan gardiyanların da filmde rol aldığını hatırlatarak, "Sinop'tan 200 kişi civarında insan bu filmde çeşitli rollerde çalışıyor. Rol sırası gelen arkadaşlarımız set görevlilerince aranarak davet ediliyor. 7 aydır bu dizide rol alıyorum. Rol sırası geldiğinde katılıyorum. Böylece haftada en az 4-5 günümü bu tarihi mekanda geçiriyorum." dedi.


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Ptsi Haz. 30, 2008 10:43 pm

    Dizi çekimlerinin sezon finaline girmesi sebebiyle Sinop’tan ayrılan dizi oyuncularının beslediği güvercinler aç kalınca, imdatlarına duyarlı vatandaşlar yetişti....

    Sinop tarihi Cezaevinde 7 aydır çekimleri sürdürülen "Parmaklıklar Ardında" adlı dizinin sezon finali sebebiyle sona ermesinin ardından oyuncular tarafından beslenen güvercinler öksüz kaldı.

    Son derece itina ile her gün beslenen güvercinlerin sessizliğe bürünen tarihi cezaevinin avlusundaki bekleyişleri duyarlı vatandaşları harekete geçirdi.

    "Parmaklıklar Ardında" adlı dizinin oyuncuları tarafından güvercinlerin beslendiğini bilen duyarlı vatandaşlar aç kalan güvercinlere sahip çıktı. Vatandaşlar getirdikleri yemlerle güvercinlere yem desteğinde bulundular.

    Her gün dizi oyuncularının güvercinler için en az 20 YTL'lik yem aldıklarını bildiren cezaevi karşısındaki yem bayii sahipleri güvercinlere sahip çıkılmasını isteyerek cezaevine ziyarete gelenlerden güvercinlere destek olmalarını istedi.


    http://www.haber57.com.tr/haberdetay.asp?id=1399


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Ptsi Haz. 30, 2008 10:43 pm

    Oyunculuk bana kendimi iyi hissettirdi

    Müfide İnselel’den biz ikinci albümü beklerken o, ‘Parmaklıklar Ardında’ dizisinin suratsız Perihan’ı olarak karşımıza çıktı. Müziği kadar oyunculuğu da beğenildi. Şimdi dizi bitti. Biz bir torba dolusu şarkı sözüyle geleceğini düşünüyorduk, İnselel biraz bekleyeceğimizi fısıldadı kulağımıza.

    Onu bundan tam iki yıl önce ‘Fasulyeden’ bir sebeple tanıdık. Ağlarken gülen, gülerken ağlayan, koşan, yorulan, somurtan, ironilerle, çelişkilerle ve tatlılıklarla dolu cıvıl cıvıl şarkıları vardı Müfide İnselel’in. Popülarite tutkunu Türk insanı belki hak ettiği itibarı göstermekte zayıf kaldı, ama şarkı sözlerindeki manalar dinlemeye değer kıldı onu.

    Müziğin bam telinden dokunan İnselel’den biz ikinci albümü beklerken o yıllardır içinde uyuttuğu devi uyandırarak, Parmaklıklar Ardında dizisinin ketum Perihan’ı oluverdi. İşin doğrusu deli-dolu bu çılgın şarkıcının böyle suratsız bir karakterle karşımıza çıkmasını ilk başta pek anlayamadık. Ama ilerleyen her bölümde oyunculuğunu konuşturan tavırları, onu dizinin demirbaşı kıldı. Dizi setinin Sinop Cezaevi’nde olması İnselel’e bir nevi gurbeti yaşatmış. Ama ömrünün sonuna kadar unutamayacağı anılar ve dostluklar da kazandırmış. Şimdi Parmaklıklar Ardında dizisi bitti. Seneye yayınlanıp yayınlanmayacağı nasip kısmet meselesi. Ama dizi ekibi, geçenlerde tası tarağı toplayıp İstanbul’a döndü. Biz de ayağının tozu ile gelen İnselel’in kapısını çaldık. Bu sanatçı ruhlu müzisyenin torbasında neler getirdiğini merak ettik çünkü.

    Perihan karakteri için ‘Su, yolunu buldu’ diyor Müfide. Bir de ‘Perihan bana uzak değil ama yakın da değil’ diyor. Yani şarkılarındaki çelişkiyi Perihan’la da yaşıyor, ama onu seviyor da. Perihan’a daha içli bir taraftan baktığında tüm sevimsiz, katı duruşunun ve ispiyonculuğunun altında bir insanın gizlendiğinin de farkında. Dizide geçirdiği günlere dair o kadar çok şey biriktirmiş ki içinden seçip anlatmakta güçlük çekiyor. ‘Çok dalgalı bir denizin kumları gibiyim, bana ne kaldığını anlatabilmem için durulmam lazım’ diyerek heyecanını dile getiriyor. Aslında Sinop’a gittiği ilk gün odasına yerleşip, muhteşem Karadeniz manzarasını görünce ‘Burada çok şey yaparım, bol bol yazar, çizerim’ diye düşünmüş Müfide. Ama gittiği günden beri ne iki satır bir şey yazmış ne de beste yapabilmiş. Yazamadığı için kendine kızdığı ve telaşlandığı zamanlar olmuş, ama her seferinde kendini teskin etmesini de bilmiş.

    Selda Alkor, Serra Yılmaz, Yelda Reynaud, Sinan Albayrak gibi usta isimlerle aynı havayı teneffüs etmek pek manidar gelmiş ona. Tam anlamıyla bir gurbetlik ve mahpusluk yaşamışlar Karadeniz kıyısında. Bazı figüranlar teknik bilmediği için dayak yediği çok zaman olmuş ünlü sanatçının. Bu arada korsan canavarının ardından reyting canavarıyla da tanışmış. Ama belli ki ikisinden de memnun değil.

    Kaldıkları otelde çok eğlenmiş dizi ekibi. Herkes kendi odasını süslemiş, halılar, nevresimler, tablolar alınmış. “Benim odam çok Müfide’ydi, diğerlerininki de kendisi gibiydi.” diyor. Gitarı, kitapları, kızı Sera’nın resmi ve ses kayıt cihazı baş köşede. Bir de pembe, mor peluş halılar almış. Dönmek hem zor hem de sevindirici gelmiş. Kızını, evini ve şarkı söylemeyi çok özlemiş. Bu yüzden şu sıralar biraz evinde kalmak istiyor. Anladık ki oyunculuğu çok sevmiş İnselel. ‘Bana kendimi çok iyi hissettirdi’ diyecek kadar. Ama bundan sonra daha iyi şeyler yapması gerektiğinin de farkında. Şimdi döndü kendisi. Dalgalı denizi durulunca bakalım müzikle yol alıp oyunculuğunu mu rölantiye alacak yoksa bambaşka bir rolde bambaşka bir şekilde mi karşımıza çıkacak?


    http://cumaertesi.zaman.com.tr/?bl=8&hn=5641


    _________________
    avatar
    ÖZLEM
    Bolum Sorumlusu
    Bolum Sorumlusu

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1110
    Nerden : her yerden....
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/03/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından ÖZLEM Bir Paz Tem. 13, 2008 2:06 pm

    Ekranların sevilen dizisi Parmaklıklar Ardında’da rol alan Başak Daşman tarihi Sinop Cezaevi’nde süren çekimlerden çok etkilediğini söylüyor: ‘Kendimi resmen bir mahkum gibi hissettim. Dizinin etkisinden kurtulmak için 15 günde bir giyinip süslenme ihtiyacı duydum’


    Başak Daşman birçok oyuncu gibi küçük yaşlarda tiyatro sahnesinde olmamış. Oyun yazarlığıyla başlamış işe. Henüz 18’ine bile basmadığı bir zamanda bir arkadaşıyla oyun yazdı. Mimar Sinan Üniversitesi Sanat Tarihi’ni bitirdikten sonra Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro bölümününe adını yazdırdı. Kıvılcım ilk dizisi oldu. Bunu Üzgünüm Leyla, Şaşıfelek Çıkmazı, Asmalı Konak, Çemberimde Gül Oya, Yanık Koza izledi. Şimdilerde sezon arası verilen Parmaklıklar Ardında adlı dizide psikolojik sorunları olan, seyirciye biraz antipatik gelen bir kadın mahkumu oynuyor.

    Dizinin çekimleri müze haline gelen Sinop Cezaevi’nde çekiliyor. Dizinin ana eksenini koğuştaki kadınların içerideki hayatları kadar ziyarete gelen yakınlarının maceraları ve dışarı çıkanların sonrasında yaşadıkları da oluşturuyor. Cezaevindeki kadınların çeşitli suçlardan mahkum insanlar olmalarının yanı sıra aynı zamanda birer eş, anne ve sevgili oldukları gereği de çarpıcı şekilde aktarılıyor. Hayatının hiçbir döneminde cezaevine adım atmayanlardan biri olan Başak Daşman da ekiple birlikte haftalar boyunca Sinop Cezaevi’nde demir parmaklıklar ardında yaşadığını söylüyor. Bize içerideki ve dışarıdaki dünyayı anlattı...

    KADININ İŞKENCESİ İLGİ ÇEKTİ

    Türkiye’de ilk kez bir diziyle birlikte parmaklıklar ardındaki hayatlar aktarılıyor. Siz nasıl buluyorsunuz diziyi?

    Türkiye’nin şöyle bir gerçeği var. Türkiye’de ailesinden birinin, yakınının cezaevinde yatmayan çok az insan varmış. Böyle olunca bir hapishane dizisinin ilgi çekeceği düşünüldü. Aslında kadınlara hitap eden bir dizi yaptığımızı sanarak başladık ama öyle olmadığını zamanla anladık. Kesinlikle değilmiş. Aslında benim bahsetmek istediğim ne biliyor musunuz? Dizinin en çok ilgi çeken yanı kadınların gösterdiği trajedi ve şiddet! Dizide gerçekçi bir şiddet vardı ve bu insanlar tarafından ilginç bulundu. Kadınların başka kadınlara dayak atması, işkence yapması ilgi çekti. Bu kesinlikle dikkat çekiciydi.

    Hayatınızda diziden önce gerçek bir cezaevi görmüşlüğünüz, içine girmişliğiniz yok değil mi?

    Kesinlikle yoktu. Çekimler için orada haftalar boyunca kaldığınızda geçmişte insanların cezaevinde çektiklerine bir şekilde tanıklık ediyorsunuz. Hoş, çekimin yapıldığı yer müze halin getirildi ama duvarlarında hala mahkumların yazdıkları, yaşadıkları vardı. Cezaevi insanın insana yaptığı en kötü olaylardan biri bence. Girilen her odası insanların orada ne kadar acı çektiğini anlatıyor sanki. Şu anda bütün mimari yapısı değiştiği halde bunu hissettirebiliyor.

    Çekim yapılsa bile orada olmak insanda nasıl bir psikoloji yaratıyor?

    İlk girdiğimde şoke olmuştum. Hücre gibi bir yer deyince iki metre şeklinde bir oda tasavvur ediyorsun. Bir girdim oraya, hayal ettiğim büyüklüğün yarısı kadar bir mekan var. Üstüne bir de kapılar üstünüze kitlendiğinde klostrofobik bir durum yaratıyor insanda. Duvarlarda orada yatmış insanların gün saymak için attığı çizgileri, aşık bir adamın yazdıklarını okuyorsunuz. İnsanda tehlikedeymiş gibi, sıkışmış gibi bir duygu yaratıyor.

    ÖZGÜR OLMAK İNCE BİR ÇİZGİ

    Şu anda dışarıdasınız ama herkes bir gün aniden gerçekten o parmaklıklar ardında kalabilir. Daha önce düşünmemiş olabilirsiniz ama diziyle birlikte böyle bir düşünce yapısı oluştu mu kafanızda?

    Kesinlikle evet. O kadar kolay ki içeri girmek! Pencere kenarındaki saksıyı düzeltirsiniz aşağı düşer birinin ölümüne neden olur ve siz içerdesinizdir. Katiller ve uyuşturucu satıcılarıyla aynı yerde bulunabilir ve bir süre sonra onlar gibi davranıyor olabilirsiniz. Bu özgür olmak ve dışarıda olmanın ince bir çizgide olabileceğini anladım.

    Dizide kötü bir kadını oynuyorsunuz...

    Kötülüğünden ziyade hasta bir kadını oynuyorum. Psikopat ve sorunları var. Ancak kötü olmasının yanında mizahi bir yanı da var. Tek bir derdi var, o da hayatta kalmak.


    50 bebekten çıt çıkmayınca kurtuldular


    BELKİ size bu hikaye tanıdık gibi gelebilir ama Başak Daşman Bulgaristan’dan göç eden anneannesinin yaşadığı olayı hiç unutmamış: ‘Onlar sınırdan kaçacakmış. Amaçları yakalanmadan, ölmeden yurtlarına varmakmış. Anneannem ile birlikte 300 kişi bir nehirden geçecekler... Anneannem savaş zamanında büyükannemin kucağında henüz bir bebek. Toplu halde geçerken bir bebeklerden ses çıksa herkesin hayatına mal olacak... Kendi aralarında daha önce anlaşmışlar kimin bebeği ağlarsa, düşmanlara yakalanmamak için suda boğacakmış. Bir ağlamayla birlikte nehre başlarını sokacaklar ve boğacaklar kendi bebeklerini düşünebiliyor musunuz? Ama yaklaşık 50 bebeğin tekinden bile çıt çıkmıyor... Bu hikaye beni çok etkilemişti.


    Diziyi gerçek zannediyorlar gardiyanlık için başvuran bile var


    BİRÇOK dizide olduğu gibi Parmaklıklar Ardında’da da seyircilerin gerçek hayat ile sanal dünyayı birbirine karıştırdığını anlatan Başak Daşman başlarından geçen bir hikayeyi şöyle anlatıyor: ‘Bir gün sete bir mektup geldi. ‘Sayın Handan Gürkan’a’ diye. Bu isim dizideki bir karakterin adı. Dizide cezaevi müdürünü oynuyor. Zarfı açtık; adam sicil kaydından, öğrenim belgesine kadar aklınıza gelebilecek bütün evrakları tamamlamış, gardiyanlık için iş başvurusunda bulunmuş. Önce şaka yaptığını sandık ama kimse bir şaka için 20 belgeyi toplamaz herhalde.


    http://www.stargazete.com/pazar/ceza...tuk-111575.htm


    _________________
    avatar
    ÖZLEM
    Bolum Sorumlusu
    Bolum Sorumlusu

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1110
    Nerden : her yerden....
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/03/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından ÖZLEM Bir Paz Tem. 13, 2008 2:07 pm

    Bir oyuncu ileri geri konuşamaz 13 Temmuz 2008 Pazar, 00:10 PAZAR


    Her Şey Çok Güzel Olacak’ta Cem Yılmaz’ın ‘Tolga n’aber?’ sorusuna ateşle karşılık veren adam; Sinan Albayrak... Sinemada yan rollerde boy gösteriyor. Kurtlar Vadisi’nde kitap okuyor, Yersiz Yurtsuz’da gözleriyle konuşuyordu. Şimdi de Parmaklıklar Ardında dizisinde bir cezaevi doktoru...


    Birçok eleştirmen tarafından Türk Sinemasının en güçlü jön adayı olarak niteleniyorsunuz, fakat sinemada henüz başrol oynamadınız, neden?
    Bu jön adaylığı bahsi benim de kulağıma geldi (gülümsüyor). İnsan, yapmak istedikleri ile başına gelenler arasındaki dengeyi kendisi kuramaz. Buna ister nasip deyin, ister şans deyin. Böyle yani.

    Olmanız gereken yere henüz ulaşamadığınızı mı söylüyorsunuz?

    Biz Mevlanaların, Yunusların soyundanız. ‘Olmamız gereken yer’ diye hayaller kuramayız. Efendice, insan evladı gibi, iyi niyetimizi koruyarak yolumuza devam ederiz... Büyük laflar etmek için söylemiyorum, biraz tevekkül iyidir, onu diyorum.

    Yani?
    Humphrey Bogart ‘Hayat filmlerdeki gibi değildir, filmde tutarlılık ve inandırıcılık olmalıdır’ demiş. Muhteşem yazar Kurt Vonnegut da ‘Hayat bu’ der.

    Türk Sinemasında son dönemde ciddi bir hareketlilik var...

    Türk Sinemasındaki hareketliliğin gerçek bir yükseliş anlamına kavuşacağına da yürekten inanıyorum.

    Yani?

    Öyle filmler yapacağız ki torunlarımız bizimle gurur duyacak inşallah.

    YAKIŞIKLI DEĞİLİM

    Torunlarımızın bizimle gurur duyacağı filmler yapılamadı mı daha?

    Türk Sinemacılarının, yapımcı, yönetmen ve diğer emekçilerin garanticilikten biraz uzaklaşmaları gerekir. Deneysel, postmodern filmler yapılsın demiyorum. Şimşek gibi, ihtişamlı, sımsıkı filmler yapılabilir. Taklidin, birtakım basit formüllerin ötesine geçilmeli.

    Brad Pitt’in Türkiye’deki izdüşümü olduğunuz söyleniyor?

    Brad Pitt’i 12 Maymun filminde deli rolünde oynadığı zaman beğendim. Seven’da da yakışıklılığını geride tutarak oynamıştı. Kapışma’da ne dediği zor anlaşılan bir çingeneyi canlandırdı. Dövüş Kulübü’nde saçlarını kazıtmıştı, Babil’de biraz yaşlı ve fazlasıyla kederliydi. Meksikalı filminde de aptalın teki olarak çıktı karşımıza. Yakışıklılık aşılması gereken bir engeldi onun için, bence bunu iyi başardı.

    Sizin de dezavantajınız yakışıklı olmanız mı?

    Ben, kesinlikle Brad Pitt kadar yakışıklı değilim. Benim yakışıklı olduğumu düşünenler ya da kendimi yakışıklı zannettiğimi sananlar yanılıyor.

    Oyunculuğu epey ciddiye alıyorsunuz, çok çalışıyorsunuz...

    Elbette, hayatımı bu işe koydum.

    Öte yandan, oyunculukla ilgili bazı ilginç tespitleriniz de var?

    Eğlence sektörü ile sanat arasında gidip gelen biri oyuncu. Bir yandan gerçeklerin anlaşılmasına, diğer yandan gizlenmesine, unutulmasına hizmet edebiliyor...

    Gerçekler derken?

    Savaş, işgal, yoksulluk, eğitimsizlik, terör, adaletsizlik... Irak, Filistin, Afganistan, Bosna, Çeçenistan...

    SİSTEMİN NERESİNDESİN?

    İyi de bir oyuncu ne yapabilir ki bu konularda?

    Oyuncu, ekrana çıkan, meşhur olmuş, tanınan, sevilen kişi; söz hakkına sahip oluyor. Oyuncunun söylediği, yaptığı her şey, onunla duygusal bağ kurmuş kitle için önemlidir. Bu da ciddi bir sorumluluk getirir. Oyuncu politikayı, ekonomiyi, dünya siyasetini, edebiyatı... her şeyi takip etmelidir. Bir sanatçı ileri geri konuşamaz. Önyargılı, dışlayıcı, ayrımcı, kaba, cahil ya da şımarık olamaz.

    Vay canına?

    Sistemin neresinde durduğunu bilmemek, oyunculuğun ruhuna tümüyle aykırıdır.

    Çünkü?

    Çünkü biz ortak duygular oluşmasına ve insanlar arasında yakınlık doğmasına hizmet ediyoruz. Böyle mühim bir vazifeyi de gaflet içindeyken yerine getiremezsin.

    LAURIE KOMPLE BİR SANATÇI

    Peki, beğendiğiniz oyuncular kimler?

    Şener Şen, Haluk Bilginer, Uğur Yücel ve tiyatro kökenli Bülent Emin Yarar bence Türkiye için birer gurur kaynağıdır. Sean Penn’i sadece oyunculuğuyla değil, muhalif, aktivist kimliğiyle de beğenirim. Angelina Jolie’yi de güzelliğinin ötesinde, oyunculuğu ve sivil yönelişleri itibariyle tutarım: Michael Winterbottom’ın Cesur Bir Yürek (A Mighty Heart) filmindeki Angeline Jolie’yi görmelisiniz.

    Onlarca dizide oynadınız. Sizin sevdiğiniz diziler?

    House MD, Dexter ve Lost. House MD’deki Dr. Gregory House’un ben de hastasıyım (gülümsüyor). Bence müthiş. House’u canlandıran Hugh Laurie hem iyi bir aktör, iyi bir komedyen ve iyi bir romancı. ‘Komple sanatçı’ denince aklıma Hugh Laurie geliyor.

    Türkiye’de oyuncular, karmaşık ve stilize roller bulamamaktan yakınıyor gibi?..

    Şu da var: Bizde bir oyuncu bir rolde göründü mü, genellikle ardından hep benzer rollerde görünüyor. Sağlık memuru rolündeki oyuncu başka yapımlarda eczacı, veteriner ya da doktor filan oluyor. Tecavüzcü Coşkun, bütün filmlerde aynı rolde, rahmetli Erol Taş’ı bir iyilik yaparken göremedik. Bir adam travestiyi oynasa, kamera karşısında hep etek giymek zorunda kalır. Tamam, abartıyorum, fakat aşağı yukarı böyle.

    Sevdiğiniz yazarlar, kitaplar?
    Masalsı kitapları seviyorum: Michael Ende’nin bütün kitaplarını okudum. Vasconselos’u da çok sıcak ve cazip buluyorum. Gabriel Garcia Marquez gibi Latin Amerikalı yazarlar hayranlık verici. Oğuz Atay’ın da gönlümüzdeki yeri ayrı.

    Sinemada oyunculuk dışında senaristlik, yönetmenlik yapmayı...

    Düşünmüyorum. Hatta çok sevdiğim halde oyunculuğu bile bırakmayı düşünebilirim.

    Öyle mi, neden?

    Sinema dünyası, tahmin, zan, beklenti ve tesadüf gibi faktörlerle ilerliyor. Bunun da biraz gurur kırıcı bir yönü var. Zaman zaman kendimi bu ortamda yabancı gibi hissediyorum.


    Son olarak ne söyleyeceksiniz?

    Çok iyi ve çok kötü şeyler uzun sürmez.

    Ne ki bu?

    Galiba bir Çerkez atasözü, Nietzsche de söylemiş olabilir, emin değilim (gülümsüyor).


    Sevdiğin hiç kimseyi paparazzi programında görmek istemezsin


    Hangi yönetmenle çalışmak istersiniz?

    Fatih Akın.

    Sevdiğiniz diğer yönetmenler?

    Çok var... Alfred Hitchcock, Metin Erksan, Francis Ford Coppola, Yavuz Turgul, Jim Jarmush, Zeki Ökten, Frank Capra, Onur Ünlü, Coen Kardeşler...

    Magazin medyasında, paparazzilerde görünmemenizin sebebi...

    Televizyon seyircisi paparazzi izlemeyi sever. Bu doğru. Fakat sevdiği bir oyuncuyu, müzisyeni paparazzi programında görmek istemez bence.

    Niye?

    Boks maçı izlemeyi seversin, kardeşini de seversin. Ama kardeşinin ringde Mike Tyson’ın karşısına çıkmasını istemezsin. Bunun gibi. (gülümsüyor).

    O yüzden siz...

    Falan bardan çıkarken, filan hanımefendiyle öpüşürken görünmek istemem.

    O halde bir oyuncu...

    Sadece oyuncu olarak yaşamamalı. Önce insanız, sonra oyuncuyuz. Bir oyuncu olarak ben insani değerlerimi yaşatamazsam, iyi bir oyuncu olma şansım zaten kalmaz.

    SİYAH KUŞAK SAHİBİ

    Parmaklıklar Ardında’da, hapishane müdiresi Handan ile Doktor Tarık arasında bir gönül ilişkisi olacak gibi, fakat bir türlü olmuyor?

    Olmuyor, olamıyor. Bu dizide romantizm yok denecek kadar az. Herkes bekliyor, Handan ile Tarık biraz yakınlaşsın, birbirlerine yar olsun.

    Eee?

    İyi de aşk, başkalarının arzusu doğrultusunda ortaya çıkmaz(gülümsüyor).

    l Yersiz Yurtsuz’da canlandırdığınız İshak çok ilginç bir karakterdi...

    Evet, İshak sağlam adamdı. Gizemli, güçlü, aşkı için her şeyi göze alan, cesur, dürüst fakat biraz yabani biriydi. İshak’ı özlüyorum. Bir dostumu Urfa’da bırakmışım gibi hissediyorum.

    Doktor Tarık mı, İshak mı?

    Doktor Tarık daha esnek, daha içe dönük, mazbut, daha şehirli bir karakter. Fakat bakarsınız o da zamanla İshaklaşır, bilemeyiz (gülümsüyor).

    lDövüş sporlarında uzman olduğunuz doğru mu?

    Siyah kuşak tekvandocuyum ve uzun süre de aikido çalıştım. Dövüş bilgisi insanı merhametli, insaflı, centilmen yapıyor. Aikido bireysel bir spor aslında...

    Aikido, ancak aikido bilmeyenlere karşı mı yapılabiliyor?

    Aikido bilmeyen birinin karşısına Allah aikidocu çıkarmasın. Aikidoda, diğer dövüş tekniklerindeki gibi tekme, yumruk yoktur. Aikido daha ziyade eğme, bükme, kırmaya dayalı bir spordur. Rakibin hareketini, şiddetini kendisine iade etmeye yöneliktir.


    BİRİLERİ İSTİYOR DİYE AŞK OLMAZ

    Parmaklıklar Ardında dizisinde Doktor Tarık’ı canlandıran Albayrak, hapishane müdiresi Handan ile aralarında bir gönül ilişkisi olamadığını anlatıyor; ‘Olmuyor, olamıyor! Herkes bekliyor, Handan ve Tarık biraz yakınlaşsın diye... İyi de aşk, başkalarının arzusu doğrultusunda ortaya çıkmaz.’

    MURAT MENTEŞ


    muratmentes@gmail.com


    _________________
    avatar
    zynpocean
    VIP
    VIP

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1093
    Yaş : 30
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 09/03/08

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından zynpocean Bir Cuma Eyl. 05, 2008 7:09 am

    Parmaklıklar ardına yeni isimler düştü!

    Atv'nin sevilen dizisi 'Parmaklıklar Ardında' yeni sezona, kadroya katılan yeni oyuncularla başlıyor. Dizinin müdavimlerini yine heyecanlı bölümlerin beklediği dizi yeni yüzlerle daha çok hareketlenecek..

    Geçtiğimiz yıl reyting rekorları kıran 'Parmaklıklar Ardında'; Sinop Cezaevi'ndeki kadınlar koğuşunda yaşanan acı, sevinç ve öfke dolu hikayeleri anlatıyor. Kadın mahkumların hayatlarını ve cezaevlerinde yaşanan sorunları gözler önüne seren dizi, usta ve genç oyunculardan oluşan geniş bir oyuncu kadrosuna sahip. Dizi bugün yayınlanacak yeni bölümüyle de yeni sezona 'merhaba' diyor. Hem de kadrosu daha çok güçlenmiş halde. Özellikle deneyimli oyuncu Zeynep Eronat'ın canlandıracağı kanlı katil 'Ziynet Kara' karakteri, herkesi şaşırtacak. Kadroya Zeynep Eronat'ın yanı sıra Cengiz Bozkurt, Seher Terzi ve Pınar Ünsal da katıldı. Play Yapım'ın yapımcılığını üstlendiği 'Parmaklıklar Ardında'nın yönetmen koltuğunda ise Nisan Akman oturuyor.

    'Sıla' dizisinde Sıla'nın annesi Bedirhan Ana'yı canlandıran Zeynep Eronat, dizide izleyicinin karşısına oldukça farklı bir rolle çıkıyor ve bu kez Ziynet Kara adında kanlı bir katili oynuyor. Böyle bir rolle izleyicinin karşısına çıkacağı için oldukça heyecanlı olduğunu söyleyen Eronat, canlandırdığı Ziynet Kara karakteriyle ilgili olarak şöyle konuştu: "Hayatımda ilk defa böyle bir rol oynuyorum. Bu karakter 'Sıla'da canlandırdığım Bedirhan Ana'dan çok farklı." Kanlı bir katil olan Ziynet Kara'nın B2 koğuşuna yeni koğuş ağası olarak geldiğini belirten deneyimli oyuncu, rolün kendisini çok heyecanlandırdığını ifade etti: "Rol beni o kadar uçurdu ki, 'hayır' diyemedim. Çok düşündüm ama düşünürken bir yandan da role hazırlanıyordum."

    HEYECANLA BEKLİYORUZ

    Dizide 'Handan' karakterini canlandıran Özlem Düvencioğlu ve 'Parmaklıklar Ardında'nın asi kızı 'Aliye'yi canlandıran Yelda Reynaud, yeni bölümleri heyecanla beklediklerini söylüyor. Yeni bölüm çekimleri için tekrar B2'ye geldiklerini belirten iki oyuncu, yine cezaevi psikolojisine girecekleri için heyecanlı: "İzleyicileri hareketli ve duygusal sahneler bekliyor. Yeni oyuncular, yeni konular, farklı farklı şeyler olacak. Biz de heyecanla olacakları bekliyoruz."

    SERTLİĞİ ÖĞRENECEKLER

    Dizide kuralcı, nizamı sağlamak için mahkumlara eziyet eden, yeri geldiğinde onları tartaklayan ama aşkı için birçok kuralından vazgeçen 'Gardiyan Cengiz'i canlandıran Ogün Kaptanoğlu ise 'Parmaklıklar Ardında' ile ilgili şöyle konuşuyor: "Sezona yeniliklerle başladık. Diziye yeni giren karakterlerimiz de oldu. Bu karakterlerin hayat hikayelerini göreceğiz. Doğal olarak bunlar B2 koğuşuna ve cezaevine yansıyacak. Cengiz karakteri ile yeni mahkumlar tanışacak. Eski mahkumlarla olan hikayeler devam edecek, özellikle de Beray ile olan... Çok güzel sahneler bizi bekliyor." Geçtiğimiz yıl yayınlanan bölümlerde mahkumlara uyguladığı işkencelerle izleyicinin tepkisini çeken Kaptanoğlu, bu yıl kadroya dahil olan yeni gardiyanın Cengiz karakterini aratacağını ifade etti: "Cengiz koğuşa ilk girişinden bu yana çok değişti. Cengiz'i sert bulanlar Ekrem gardiyandan sertliğin ne olduğunu öğrenecekler!"

    BOMBA GİBİYİZ!

    Dizinin yakışıklı doktoru 'Tarık'ı canlandıran Sinan Albayrak ise kadroya katılan yeni isimlerle beraber diziye yeni bir soluk geleceğini düşünüyor: "Yeni arkadaşların getirdiği bir heyecan var. Çünkü bu hikayenin farklı yönlere gideceğini gösteriyor. Daha zengin hikayelerle geleceğiz. Farklı bir konseptle yola çıktık ve bu yıl da bomba gibi konularla izleyicinin karşısında olacağız."

    ACI ÇEKTİRMEK ZEVKLİ

    Diziye yeni giren karakterlerden biri de Cengiz Bozkurt... Dizide Gardiyan Cengiz karakteriyle karşı karşıya kalacak olan 'Gardiyan Ekrem'i canlandıracak olan Bozkurt'un, rolüyle ilgili düşünceleri şöyle: "Ekrem kötü, zalim bir karakter. Acı çektirmekten zevk alıyor. Geçmişten gelen kadınlara yönelik bir nefreti ve acısı var. O acısını kadın mahkumlardan çıkarmaya çalışıyor." Gardiyan Ekrem, savcının adamı olarak cezaevine geliyor. Cezaevinde düzeni sağlamaya çalışan operasyonun bir parçası. Mahkumları taciz eden, oldukça acımasız bir karakter. Cengiz Bozkurt, böyle bir kadroya ve böyle bir hikayenin içine girdiği için çok mutlu olduğunu söylüyor.

    DOSTLUKLAR OLUŞTU

    Dizide 'Perihan' karakterini başarıyla canlandıran Müfide İnselel, çok zahmetli bir işin parçası olduklarını belirtiyor. "İki buçuk aylık bir aradan sonra yine Sinop'a geldik ve hiç ara vermemiş gibi tekrar işe koyulduk. Yeni sezona hem çok hızlı hem de çok heyecanlı başladık. Burada çok zahmetli ve duygu olarak ağır bir iş yapıyoruz. Bütün bunların yanında evden uzakta olmak biraz zor oluyor" diyen İnselel, çok iyi bir ekip olduklarını vurguluyor: "Burada kendimize bir dünya oluşturduk. Kısa zaman içerisinde köklü dostluklar oluştu. Çok problemsiz bir ekibiz ve böyle devam etmesini istiyoruz."

    Bu akşam 20.00'de yeni sezondaki ilk bölümü yayınlanacak olan 'Parmaklıklar Ardında'nın konusu şöyle: Hayriye'nin bahçesindeki ağacı kestirmeye çalışan Gülten, öfkeli kadınların eline düşmüş, ortalık karışınca mahkumlar kim vurduya gitmiştir. Bilanço ağırdır. Kargaşa sürerken Hayriye fenalaşır. Handan olayların bu hale geleceğini tahmin edemediği için suçluluk duygusuna kapılır. Sırtından yaralanan Aliye hastanede Beray'la aynı odaya düşecek ve Gülten'le ilgili gelişmeleri oradan izleyecektir. Nur'un kaderi ise hâlâ meçhuldur. Savcının görevine geri dönmesi ve yeni başgardiyan olarak Ekrem'i işe başlatmasıyla B2 koğuşunun yapısı değişecektir.

    'Parmaklıklar Ardında'da canlandırdığı 'Başak' karakteriyle izleyicinin beğenisini kazanan genç oyuncu Başak Daşman, izleyiciyi yine heyecanlı bir sezon beklediğini söylüyor: "Dizi kaldığı yerden daha heyecanlı ve hareketli bir şekilde devam edecek. Bunun yanında daha da eğlenceli sahnelerimiz olacak. Ben karakterim adına konuşayım; her türlü entrikayı çevirmeye ve pisliğe devam edeceğim. Oldukça heyecanlı bir sezon geçireceğiz. Özellikle ilk bölümümüz seyirciyi çok şaşırtacak!"

    Dizide kısa zamanda yıldızı parlayan isimlerden biri de genç oyuncu Onuryay Envertan. İzleyiciyi adrenalin dolu bölümlerin beklediğini söyleyen güzel oyuncu, Bir yandan sıcaklarla boğuşuyoruz, bir yandan da dizinin çekimlerini yapıyoruz. Çok hareketli bir şekilde sezonu açacağız. Son çatışmadan sonra kayıplarımız olacak. Seyirci, diziye yeni katılan isimleri ve onların hikayelerini de izleyecek" şeklinde konuşuyor. Başarılı oyuncu canlandırdığı 'Aylin' karakterini yeni bölümlerde nelerin beklediğini ise şöyle anlatıyor: "Sürekli işkenceye maruz kalıyorum. Hatta kötü gardiyanımızla ilk karşılaşan da ben olacağım."

    Kaynak:Sabah.com.tr


    _________________



    Çek git diyor şeytan..git sessiz sedasız..ve gittigin zaman sanmaki ağlayıp sızlarlar ardından..

    Sponsored content

    Geri: basında çıkan haberler

    Mesaj tarafından Sponsored content


      Forum Saati Salı Kas. 21, 2017 10:58 pm