Yeni Yeni'den


    *SILA*

    Paylaş
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: *SILA*

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Ptsi Tem. 28, 2008 1:05 am

    Hayranları için diyete başladı!
    Uzun süredir ortalarda gözükmeyen Türk Sineması'nın sultanı Türkan Şoray'ın eylül ayında hayranlarının karşısına çok farklı bir şekilde çıkacağının müjdesini vereyim! Eve kapanan ve bir senaryo üzerinde çalışan Şoray, son yıllarda aldığı fazla kilolardan kurtulmak için Osman Müftüoğlu'nun kapısını çalmış. Müftüoğlu, gözetiminde rejime başlayan ve şimdiye kadar dört kilo veren Şoray'ın hedefi, eylül ayına kadar tam 25 kilo zayıflamakmış. Şoray'ın zayıflamaya karar vermesinin nedeni ise, eylül ayında yönetmenliğini Gül Oğuz'un yapacağı ve Bodrum'da çekilecek bir dizide hayranlarının karşısına daha genç ve daha güzel çıkmak istemesiymiş.

    15 yaş gençleşecek

    Bir süre önce atv'nin reyting rekorları kıran dizisi Sıla'da, Cansu Dere'nin canlandırdığı Sıla rolünü yeni sezonda Türkan Şoray'ın canlandıracağına dair rivayetler ortaya atılmıştı. Türkan Sultan cidden Sıla'da mı rol alacak, yoksa daha farklı bir proje için mi kamera karşısına geçecek bilmiyorum ama o kadar kiloyu verebilirse en az 15 yaş gençleşmiş olarak karşımıza çıkacağı kesin!!!

    http://www.sabah.com.tr/gny/cankurt.html


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: *SILA*

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Ptsi Tem. 28, 2008 1:06 am

    21 yıl sonra birlikteler
    Türkan Şoray ve Hakan Balamir , uzun bir aradan sonra bir TV dizisi için birlikte kamera karşısına geçiyor

    Son olarak 1987’de ’Rumuz Goncagül’ filminde birlikte kamera karşısına geçen Türkan Şoray ile Hakan Balamir, 21 yıl sonra bu kez bir TV dizisi için bir araya geliyor. Hakan Balamir, 1993 yılında çevirdiği ’Suikast’ filminden 15 yıl sonra yeniden kamera karşısına geçecek olmanın heyecanını yaşıyor. ’Sıla’ dizisiyle milyonları ekran başına toplayan yönetmen Gül Oğuz’un yapımcılığını üstlendiği dizinin çekimleri Eylül ayında Bodrum’da başlayacak. Ekim ayında Show TV ekranlarında yayınlanmaya başlayacak. Uzun soluklu olması düşünülen dizinin çekimleri kışın da Bodrum’da gerçekleşecek.

    http://haber.gazetevatan.com/haberde...6&Categoryid=8


    _________________
    avatar
    sevgi sihirbazı
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 3524
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: *SILA*

    Mesaj tarafından sevgi sihirbazı Bir Ptsi Tem. 28, 2008 1:07 am

    Sezen Aksu, önceki akşam Most Production’ın organize ettiği “Sezen Denince Akla Gelen Şarkılar” başlıklı konser dizisi kapsamında bir kez daha Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda sahneye çıktı.
    Asılsız çıkan bomba ihbarı nedeniyle polisin tiyatroda arama yaptığı konserine “Sen Ağlama” ile başlayan Aksu’ya, “Ladies&Gentlemen” adlı 40 kişilik koro eşlik etti. Aksu ardından “Git”, “Beni Unutma”, “Değer mi?” “Dört günlük bir şey” adlı şarkılarını seslendirdi.

    Programının ikici bölümünde hayranları ile sohbet eden Aksu, “Avrupa Yakası” ve “Sıla” adlı dizileri çok beğendiğini söyledi.

    http://magazin.milliyet.com.tr/Magaz... Sezen!&ver=16


    _________________
    avatar
    Zeyno
    Admin
    Admin

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 2611
    Yaş : 32
    Nerden : http://yeni.forumh.net'de
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 21/02/08

    Geri: *SILA*

    Mesaj tarafından Zeyno Bir Cuma Ağus. 29, 2008 12:13 pm

    “Ben seni yaşamak istiyorum… ”

    Esma’nın silahından çıkan kurşunla ağır yaralanan Sıla aradan gecen zamana rağmen, henüz kendisine gelememiştir… Bir taraftan özlem, bir taraftan kaygılı bekleyiş… Herkes bir an önce Sıla’nın iyileşmesi için dua ederken, Boran karısının hamile olduğunu öğrenir… Ve bir tercih yapmak zorundadır… Ortada bir hayatın söz konusu olması, her şeyi daha da çıkılmaz bir noktaya sürükler…

    Diğer taraftansa, Ali Ağa yeniden ortalığı karıştırmak istemektedir… Hem Zinar Ağa hem de aşiret üzerinde baskı kurmak için sinsice planlar yapar... Bu durum bambaşka olayların habercisi gibidir…

    Boran’ın, Sıla’yla ilgili olarak bir an önce karar vermesi gerekmektedir… Ya karısının sağlığı…

    Ya da çocuğunun hayatı…


    _________________
    avatar
    zynpocean
    VIP
    VIP

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1093
    Yaş : 30
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 09/03/08

    Geri: *SILA*

    Mesaj tarafından zynpocean Bir Cuma Eyl. 05, 2008 6:54 am

    Boran Ağa'ya veda beni hüzünlendiriyor

    EYLEM BİLGİÇ

    Severek oynadığı 'Sıla'daki Boran Ağa karakterine üç hafta sonra veda edecek olan Mehmet Akif Alakurt, bunun kendisini hüzünlendirdiğini söylüyor: Boran sevdiğim bir adam, çok keyif aldığım bir karakterdi. Dizinin tanıtımları dönerken bile çok duygulanıyorum. Son bölümler çekilirken de epey hüzünlenmiştim aslında!..

    Üç yıldır atv'de yayınlanan 'Sıla' dizisi, üç hafta sonra ekranlara veda etmeye hazırlanıyor. 'Sıla'da 'Boran Ağa' karakterini canlandıran Mehmet Akif Alakurt ise yeni bir projeyle ekranlara gelmeye hazırlanıyor. Çok sevdiği Boran Ağa'ya veda etmenin hüznünü yaşayan Alakurt, "Çok farklı bir karakter olacak" dediği yeni rolüne ise kitap okuyarak hazırlandığını anlatıyor.

    * 'Sıla' sezona yine hızlı bir başlangıç yaptı ama bildiğim kadarıyla dizi yakında sona eriyor, değil mi?
    Biz geçen sezon son dört bölümü çektik, şimdi onlar yayınlanıyor. Biz finalimizi yaptık yani. Bana göre çok da keyifli bir final oldu; ben çok eğlendim çekerken, çok keyif aldım.

    * 'Sıla' ve 'eğlenmek' kelimelerini pek yan yana düşünemiyor insan... İş anlamında eğlenmekten bahsediyorum tabii. Çünkü işimi severek yapıyorum, severek yaptığım için de doğru şeyler yaptığımda eğleniyorum, keyif alıyorum.

    İÇİNİZE DOKUNACAK!
    * Yani bu 'Sıla'da eğlenceli bir son olacağı anlamına gelmiyor, değil mi?
    Yok, o anlama gelmiyor ama bence keyifli, insanların içinde bir yere dokunacak bir son oldu.

    * Neden dizi geçen sezon bitirilmedi de, dört bölüm olarak yeni sezona sarktı?
    Bunun cevabını ben de bilmiyorum ama kanalımızın böyle bir talebi olduğunu düşünüyorum. Bana kalsa oynamaya devam ederdim ama...

    * Siz iki-üç aydır finali biliyorsunuz. Etrafınız sonunda ne olacak diye sizi sıkıştırmıyor mu?
    Sıkıştıranlar oluyor tabii ama ben onlara kötülük yapmamak adına söylemiyorum. Çünkü söylediğim zaman işin sürprizi kalmayacak, izleyip görsünler istiyorum. Buna ailem de dahil. Anneme bile hiçbir şey söylemiyorum. Her şeyi izlerken öğrenmek daha keyifli. Bu benim adıma da böyle. Mesela bazı oyuncular çektiği sahneyi gidip monitörden seyretmeyi sever, bense bunu yapmam. Ekranda görmek daha hoşuma gidiyor, o farklı bir tat.

    KENDİ KİŞİLİĞİM VAR
    * İki yıldır 'Boran Ağa'sınız. Ama şimdi size bakıyorum giyiminizle, duruşunuzla canlandırdığınız karakterden çok farklısınız...
    Oyunculuk benim için büyük bir eğlence, çok seviyorum gerçekten bu işi. Oynadığım karakterlere bürünmek ya da onu normal hayatımda yaşatmak gibi bir kaygım yok ama. Kendime ait bir kişiliğim var ve ben başkaları için yaşamıyorum. Ben şimdi karşınızda takım elbiseli oturmaya kalksam, belki sizin gözünüzde daha oturacak bazı şeyler, ağa rolüyle daha bağdaştıracaksınız ama ben imaj taraftarı bir insan değilim. O yüzden karakterimden etkilenmiyorum, sadece oynadığım sahnelerden etkilenmeye çalışıyorum.

    * Boran Ağa gibi kendinize uzak bir tarzı canlandırmak mı daha kolay, yoksa kendinize daha yakın birini mi?
    Aslında onun tarzı ne, bunun tarzı ne diye bakmıyorum; sadece hissetmem gerekiyor.

    * Sokaktaki izleyici sizden Boran Ağa gibi davranmanızı bekliyor mu?
    Bence artık insanlar bunu ayırt edebiliyor, ekranda izlediği kişinin başka bir karakter olduğunun farkındalar. Tabii öyle olmadığına inanmak isteyen insanlar da oluyor ama birçok şeyi genellemek mantıksızlık olur değil mi?

    * Peki iki yıldır canlandırdığınız bir karakterle vedalaşmak zor olacak mı?Boran sevdiğim bir adam, çok keyif aldığım bir karakterdi. Dizinin tanıtımları dönerken bile duygulanıyorum aslında, evet dediğiniz gibi karakterle vedalaşıyorum. Son bölümler çekilirken de epey hüzünlendim aslına bakarsanız.

    GENÇLİK DİZİSİ OLMAZ
    * 'Sıla'dan önce rol aldığınız 'Hacı' dizisinde de yine feodal yapıda bir karakteri canlandırmıştınız. Belki de iki karakterin etkisiyle ben sizi hiçbir gençlik dizisinde düşünemiyorum. Ne dersiniz?
    Ben de kendimi bir gençlik dizisinde göremiyorum. Belki mizacımla, belki de üstesinden gelememekle alakalı. Sonuçta ben eğitimli bir oyuncu değilim, konservatuvarlı bir insan belki yapabilir ama ben bir gençlik dizisinde ya da filminde çok başarılı olacağıma inanmıyorum. O yüzden de hayal kurup yaparım demem.


    Canlandırdığınız rollerde fizik avantajınızı kullandığınızı düşünüyor musunuz?
    Tabii ki fizik avantaj. Zaten önemli olan hayatta dezavantajlarını avantaja çevirmek, avantajlarını kullanabilmektir. Bunları en maksimumda yapabildiğin ölçüdebaşarılı olursun, doğru kullanamazsan da başarılı olamazsın. Ama başarılı olamazsının karşılığı başarısız olmakdeğildir; gitmek istediğin yere gidememek ve başka yoldenemek zorunda kalmaktır.

    * Birçok firmanın modelliğini yaptınız, podyuma sıkçıkıyordunuz. Artık modelliğive mankenliği bıraktınız mı?Şimdi bir modellik ajansıyla çalışmıyorum, o yüzdenöyle gibi düşünülüyor. Dahaseçiciyim ama ara vermedim.Çünkü modelliği de mankenliği de çok seviyorum.

    * Sizin için 'mimiksiz oynuyor' tarzında eleştiriler çıkmıştı. Ne diyeceksiniz?
    Yani ben böyle yorumladım o karakteri, benim yorumum öyle oldu. Kimisi çok hareketli oynar, kimisi başka türlü oynar. Ben öyle düşündüm, öyle oynadım.

    * Sizin tüm 'Sıla' çekimleri boyunca, başrol arkadaşınız Cansu Dere ile küs olduğunuz da söylendi...
    Bunlarla ilgili çok konuşmaya gerek yok. Çünkü bunlar çok özel şeyler, bence çok cevaplanması gereken bir soru da değil.

    * Niye öyle diyorsunuz, aşk yaşadığınız karakteri canlandıran kişiyle küs olmanıza rağmen iki yıl karşılıklı oynuyorsunuz...
    O zaman dediğiniz gibi bir şey varsa, ne kadar başarılı olmuşuz işte! Bizim adımıza güzel yani. Ama çok gerek duymuyorum bunları konuşmaya. Önemli olan biz iş yapıyoruz, beni işim ilgilendirir. Herkesin kişiliği, şahsiyeti vardır; beni kimsenin kişiliği ilgilendirmiyor.

    * Oyunculuk eğitimi almayanlar genelde oyuncu koçlarıyla çalışıyor. Siz düşünüyor musunuz?
    Benim şu anda bir koçum yok ama inandığım bir insan çıkarsa yardım alırım.

    Artık diziler iki-üç bölüm yayınlandıktan sonra yayından kaldırılıyor. Siz de yeni bir diziye başlıyorsunuz, böyle bir endişeniz var mı?
    Yok, bunu bir endişe olarak yaşamıyorum içimde. Ama böyle bir gerçek var ve bu herkes için geçerli. Ama dediğim gibi bunun endişesini yaşamıyorum, şu anda tek düşündüğüm şey yapacağım iş. Ama şurada bir tane bakkal açsa ve o bakkal batsa bile insan hayal kırıklığına uğrar tabii.

    * Ama bakkalı bir mahalle tanır, bir oyuncuyu tüm Türkiye. 'İnsanlar ne der' diye bir endişe de olabilir sonuçta...
    Yok, ben öyle düşünmüyorum. Ben zaten arkasında durabileceğim işlerin içinde olurum. İçinde olduğum iş için de, elimden geleni yaparım. O nedenle de 'insanlar ne der' endişesi yerine, insanlar bir şey derse onun açıklamasını yaparım duygusu var bende.


    * Bildiğim kadarıyla 'Sıla' bittikten sonra yeni bir projeye başlayacaksınız. Nasıl bir proje bu?
    Güzel olacağına inandığım bir iş. Ama Baran'ın B'si yok orada, çok alakasız bir karakteri canlandıracağım. Ve bu beni çok heyecanlandırıyor, çok keyif veriyor. Mimik yapmıyor diyenler varmış ya, mimik yapanlar da her yerde aynı mimiği yapıyor. Ben oynadığım karaktere bir şey katmaya çalışıyorum elimden geldiğince, mimiği falan çok düşünmem, oynayacağım karakter üzerinde duygusal anlamda çalışırım. O karakterin duygusuyla empati kurabilir, bunu da yansıtabilirsem o bana yeter.

    KOMEDİ OYNAYACAĞIM
    * Yeni karakterinizin çok değişik olacağını söylüyorsunuz, yine bir ağa olmayacak mı mesela?
    Ağalı falan değil, bu dizinin içinde yeri geldiği zaman durum komedisi olacak. İçinde aşk var, iki kişi arasındaki çatışma var, insanların merak edeceği bir mazi var. Aslında bana Boran Ağa formunda senaryolar geldi ama ben hiçbirini kabul etmedim. Çünkü ben farklı karakterler canlandırarak oyuncu olduğumu hissetmek istiyorum. Elimden geldiğince başka bir adam gibi bakmaya çalışayım, başka bir adam gibi oturup kalkayım. Bu beni daha çok tatmin ediyor.

    * Karakterinize hazırlanmak için ne yapıyorsunuz, onun yaşayacağı çevrelerde mi dolaşıyorsunuz?
    O da yapılır ama bu karakter için çok kitap okuyorum mesela. Karakterin hayat tarzını doğru ifade etmiş kitapları buldum, onları okuyorum. Önce ben onunla bir empati kurmaya çalışıyorum. Onun hakkında bilgi edinmeye, sonra da bunu içime doldurmaya çalışıyorum


    _________________



    Çek git diyor şeytan..git sessiz sedasız..ve gittigin zaman sanmaki ağlayıp sızlarlar ardından..
    avatar
    zynpocean
    VIP
    VIP

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1093
    Yaş : 30
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 09/03/08

    Geri: *SILA*

    Mesaj tarafından zynpocean Bir Cuma Eyl. 05, 2008 6:54 am

    Tıklayınız.



    Kaynak: Sabah Gazetesi Günaydın eki 02.09.2008


    _________________



    Çek git diyor şeytan..git sessiz sedasız..ve gittigin zaman sanmaki ağlayıp sızlarlar ardından..
    avatar
    zynpocean
    VIP
    VIP

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1093
    Yaş : 30
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 09/03/08

    Geri: *SILA*

    Mesaj tarafından zynpocean Bir Cuma Eyl. 05, 2008 6:55 am

    77. Bölüm Özeti

    "İstersen, benden boşanabilirsin…”

    Sıla’nın kendine gelmesi herkesi umutlandırır… Ama karnında taşıdığı çocuğuyla ve kendisiyle ilgili kararı bir an önce vermesi gerekmektedir… Sıla ikinci kez anne olmanın mutluluğunu yaşamak için hayatına sakat olarak devam etmeye razı olabilecek mi? Bu konuda Boran’ın tavrı ne olacak? İkisi içinde bambaşka bir hayat başlıyor artık.

    Diğer taraftan, Ali ağa’nın baskısı sonucu, Sıla Okulu’na giden öğrenci sayısının azalması Boran’ı harekete geçirir… Bu durum Zinar ve Dilaver tarafında da yeni sıkıntıların habercisi gibidir…

    Sıla’nın durumu belirsizliğini korurken, yaşanan bir mucize beraberinde bambaşka sevinci getirir… Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır…


    _________________



    Çek git diyor şeytan..git sessiz sedasız..ve gittigin zaman sanmaki ağlayıp sızlarlar ardından..
    avatar
    sevgi_arsızı
    Moderator
    Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1941
    Yaş : 28
    Nerden : yukardaki tebessümün içinde tutsak......
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 27/02/08

    Geri: *SILA*

    Mesaj tarafından sevgi_arsızı Bir Çarş. Eyl. 10, 2008 2:27 pm

    78. BÖLÜM ÖZETİ

    “Onları bir üzeni, ben bin üzerim…”

    Sıla’nın iyileşmesiyle başta Boran olmak üzere herkes rahatlar. Yaşanan tüm sıkıntılar yerini bambaşka umutlara ve hayallere bırakır… Fakat, Ali ağanın okul yakma teşebbüsü bütün “iyi” olayları gölgede bırakacaktır. Çünkü, bu girişim aynı zamanda aşiretin ve çocukların hayallerinin de yok olması anlamını taşımaktadır… Abay ve Feride’nin okul yakınında olması, büyük bir faciayı önlerken. Boran da Zinar da bu duruma sessiz kalmayacaktır…

    Sıla iyileşmiş taburcu olurken, hayat normal akışında devam etmektedir… Ayşe ve Hüseyin nikah günü belirlemek isterken, Bedar’da Celil’in sıkıntısını anlamaya çalışır… Boran’ın hazırladığı bir sürpriz, bütün ailenin bir arada olmasını sağlayacaktır… Ve Sıla’nın kendisinden saklanan bir gerçeği öğrenmesi, sıkıntı ve üzüntüyü beraberinde getirir…

    Diğer taraftan, adeta bir karabulut gibi aşiretin üzerinde dolaşan Ali ağa’ya, artık birisinin dur demesi gerekmektedir… Ve Abay hiç kimsenin beklemediği anda harekete geçerek herkesi şaşırtır…


    _________________
    avatar
    sevgi_arsızı
    Moderator
    Moderator

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1941
    Yaş : 28
    Nerden : yukardaki tebessümün içinde tutsak......
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    100 / 100100 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 27/02/08

    Geri: *SILA*

    Mesaj tarafından sevgi_arsızı Bir Ptsi Eyl. 29, 2008 4:13 pm

    79. BÖLÜM ÖZETİ

    “Bir varmış, bir yokmuş…”

    Günler geçmiş… Aylar bitmiş… Aşirette yaşanan sorunlar yerini evliliklere, yeni hayatlara ve hayallere bırakmışken, Sıla’nın hamileliği daha da belirginleşmiştir… Boran okulun açılış törenine katılmak için yola koyulmuşken gelen haber, herkesin iki kere sevinmesine neden olur.

    Diğer taraftaysa Zinar, ağalığı bırakmak istemektedir… Ama bu, o kadar kolay bir süreç olmayacaktır… Çünkü geçen zamanla birlikte çok şey değişmiştir… Boran yeniden ağa olur mu bilinmez ama
    töre hükümleri yerini adalete bırakmış, insanlar artık kendi kararlarını kendileri verir olmuştur…

    Boran için zor günler başlamıştır… Bir an önce kararını vermesi gerekmektedir… Kendisi istemese de çevresindeki herkes ağalığı Boran’a layık görmektedir… Bu süreçte en büyük desteği karısından ve çocuklarından alan Boran kararını verir… Şimdiye kadar alınmış en radikal karar, aşiret için zor olsa da, Boran ve Sıla’nın özlemini duyduğu ve yapmak istedikleri için atılan en belirgin adımdır bu.

    Sıla ve Boran’ın töreye rağmen yeşerttikleri, korudukları ve doyasıya yaşadıkları efsane aşktan geriye, “bir varmış, bir yokmuş” diye anlatılan anılar kalır…


    _________________

    Sponsored content

    Geri: *SILA*

    Mesaj tarafından Sponsored content


      Forum Saati Cuma Ekim 20, 2017 2:14 pm